BAYRAMDAN GERİYE NE KALDI?
Önceki yazıda: “Bayram, takvimde işaretlenmiş birkaç özel günden ibaret olmadığını söylemiş; bayram, insanın kendisiyle yüzleştiği; kalbin, vicdanın ve hayatın yeniden tartıldığı bir muhasebe mevsimidir.” demiştik.
Bayramı bitti…
Misafirler uğurlandı, sofralar toplandı, yollar sakinleşti. Bayram boyunca yaşanan telaş yerini gündelik hayatın alışılmış akışına bırakmaya başladı.
Şimdi asıl soruyla karşı karşıyayız:
Bayramdan geriye ne kaldı?
Bayramların asıl değeri, takvimde tekrar edilmelerinde değil; insanda bıraktıkları izdedir. Eğer bayram biter bitmez eski alışkanlıklarımıza, eski kırgınlıklarımıza ve eski ihmallerimize geri dönüyorsak, yaşadığımız şey, zamanı işaretleyen bir takvim hadisesi olmaktan öteye geçememiş olur.
Oysa gerçek bayram, bittikten sonra da devam eder.
Bir ziyaretin bıraktığı sıcaklıkta devam eder.
Bir gönlün alınmış olmasında devam eder.
Bir yoksulun yüzündeki tebessümde devam eder.
Bir kırgınlığın son bulmasında devam eder.
Bayramın ardından hayatımızda hiçbir şey değişmediyse geriye yalnızca güzel hatıralar kalır; oysa gerçek bayram, insanı değiştiren ve hayatına yön veren bayramdır.
Bugün dönüp kendimize bakmanın zamanıdır.
Bayramda aradığımız insanları yarın da arayacak mıyız?
Kapısını çaldığımız büyüklerimizi yalnız bırakmayıp her daim yanlarında olabilecek miyiz?
Kurduğumuz gönül köprüleri gündelik hayatın yükü altında yıkılıp tahrip mi olacak?
Asıl muhasebe burada başlar.
Çünkü bayramlar, basit tekrarlarla kutlanmak için değil, insanı dönüştürmek için vardır.
İnsanı dönüştürmeyen bayram bir hatıra olarak kalmaktan öte gidemez; dönüştüren bayram ise bir hikmete, bir değişime kanat açar.
Temennimiz odur ki, bu bayram yarınlara yalnızca güzel anılar değil, daha güzel bir insan olma iradesi bırakmış olsun.
Bu bayram bizi biraz daha iyi insan yaptıysa; samimiyete, merhamete ve kulluk şuuruna biraz daha yaklaştırdıysa; hayatın geri kalanına taşıyacağımız bir istikamet kazandırdıysa...
Bayramı yaşamış olabiliriz.
Asıl soru şudur:
Bayram bizde yaşamaya devam ediyor mu?
Kutlu olsun.