“Kupa Masada mı Kaybedildi?”
Antalya’da oynanan Ziraat Türkiye Kupası finalinde sahadan 2-1 mağlup ayrılan Konyaspor kupayı Trabzonspor’a kaptırdı belki…
Ama gecenin ardından konuşulan sadece skor olmadı.
Çünkü o finalde herkesin aklında aynı soru vardı:
Gerçekten futbol mu konuşuldu, yoksa yine güç dengeleri mi sahne aldı?
Yeşil-beyazlılar mücadele olarak belki de sezonun en karakterli maçlarından birini oynadı. Özellikle maç 1-1 devam ederken oyun psikolojik olarak tamamen Konyaspor’un lehine dönmüşken kazanılan penaltı finalin kırılma anı oldu.
Topun başına gelen Enis Bardhi gole çevirebilse bugün Konya’da bambaşka bir hikâye yazılıyor olabilirdi. Ancak futbol bazen acımasızdır.
Atamazsanız, bedelini ödersiniz…
Penaltı kaçtı, moral bozuldu ve ardından gelen golle kupa avuçların arasından kayıp gitti.
Ancak Konyaspor cephesinin asıl isyanı sadece kaçan penaltıya değildi.
Umut Meler yönetimindeki maç boyunca verilen kararlar, faul standardı ve kritik pozisyonlardaki yaklaşım yeşil-beyazlı taraftarların tepkisini çekti. Konyaspor camiası uzun süre bu finalin adil yönetilip yönetilmediğini tartışacak gibi görünüyor.
Türk futbolunda yıllardır konuşulan bir gerçek var:
Bazı kulüpler sadece rakipleriyle değil, görünmeyen güç odaklarıyla da mücadele ediyor.
Anadolu takımları özellikle böylesine büyük finallerde çoğu zaman kendisini yalnız hissediyor. İşte bu yüzden “Karadeniz lobisi yine sahnedeydi” yorumları tribünlerden sosyal medyaya kadar her yerde yankı buldu. Belki ağır bir ifade… Ama yaşananların ardından insanların bu düşünceye kapılması da şaşırtıcı değil.
Fakat tüm bu tartışmaların içinde gecenin gerçek yıldızı tartışmasız şekilde Konyaspor taraftarıydı.
Antalya’da tribünleri yeşil-beyaza boyayan 12 bin Konyalı…
90 dakika boyunca tek bir saniye susmadılar. Takımları geriye düşse de, hakem kararlarına öfkelenseler de desteklerini hiç çekmediler. Öyle anlar oldu ki Trabzonspor taraftarı kendi finalinde sesi duyulmayan taraf haline geldi.
O tribünler sadece tezahürat yapmadı;
Sadakatin, aidiyetin ve Anadolu ruhunun nasıl bir şey olduğunu tüm Türkiye’ye gösterdi.
Kupalar gelir geçer…
Final kaybedilir…
Ama bazı geceler vardır ki sonuçtan bağımsız şekilde hafızalara kazınır.
Antalya’daki o gece işte tam olarak böyle bir geceydi.
Konyaspor kupayı alamadı belki…
Ama onuruyla mücadele etti, taraftarıyla gurur verdi ve Türk futbolunda hâlâ temiz bir hikâye yazılabileceğini herkese gösterdi