UNUTTUĞUMUZ SADAKAT
Günümüzde en çok şikâyet ettiğimiz şeylerden biri güvensizliktir. İnsanlar birbirine güvenmiyor; verilen sözlere, dostluklara, kurumlara ve hatta yarınlara güvenmekte zorlanıyor. Bir zamanlar yıllarca süren dostluklar bugün birkaç yanlış anlaşılmayla dağılıyor.
Rahat, Serbest ve Hür…
Türkiye, kendimi bildim bileli yapay gündemlerle boğuşur. Bir gün siyasi çekişmeler, bir gün ekonomik tartışmalar, başka bir gün futbol, oyun ve eğlence furyası. Dikkatler sürekli değişen gündemlere çevrilirken, toplum hayatında sessizce büyüyen bazı sorunları çoğu zaman fark edemiyoruz.
BAŞARIYI KİM HAK EDER?
Yıllar önce bir iş insanının söylediği birkaç cümle zihnime kazınmıştı. Aynen şöyle diyordu:“Eğer insanın bir inancı ve amacı varsa. Dürüst ise. Ve hedefine ulaşmak için samimi olarak gecesini gündüzüne katıyorsa, başarı çantada keklik demektir. ”İfade tarzı benim üslubuma yatkın değil.
BAYRAMDAN GERİYE NE KALDI?
Önceki yazıda: “Bayram, takvimde işaretlenmiş birkaç özel günden ibaret olmadığını söylemiş; bayram, insanın kendisiyle yüzleştiği; kalbin, vicdanın ve hayatın yeniden tartıldığı bir muhasebe mevsimidir. ” demiştik. Bayramı bitti… Misafirler uğurlandı, sofralar toplandı, yollar sakinleşti.
Bayramı Nasıl Anlar, Nasıl Yaşarız?
Bayramlar, toplumların aynasıdır. İnsan gündelik hayatında saklamayı başardığı birçok yönünü bayram günlerinde farkında olmadan açığa çıkarır. Merhameti, vefası, paylaşma duygusu, kırgınlıkları ve hatta Rabb’iyle kurduğu ilişki görünür hâle gelir.