ZOR, TEHLİKELİ AMA GEREKLİ
Sonra insanoğlu karpuz gibi ikiye ayrılır. Bir erkek, bir de kadın… Erkeğin kendine, kadının kendine has bir yaratılış özelliği vardır. Bakar mısınız? Maya, öz aynı olduğu halde yaratılış bakımından önce her insan farklıdır. Dahası kadın da erkek de…
Devamla kadın ya da erkek akıl, ruh ve beden olarak çeşit çeşit, derece derece birbirlerinden farklılaşarak ayrılmıştır. Deriler ayrı, diller ayrı; boylar, yüzler, milletler, obalar, aileler ayrı... Bu farklar derin çizgiler haline dönüşüp insanı ayrı bir şahsiyet haline getirir. Ta ki, parmak izine varacak ayrılığa kadar.
Size zor bir soru: İnsan adı verilen bu varlığın, bütün canlılarda olduğu gibi, bu farklılıkları abartmadan ve elbette göz ardı etmeden birbiriyle tanışıp bilişme yolunu açıp tekrar başa dönerek ilk adımdaki insan olma izzet, şeref ve haysiyetine ulaşması nasıl sağlanacak?
Aslında gönlüm ister ki, yazıyı burada bitireyim, sizin verdiğiniz cevaplarla yazım tamamlanmış olsun. Yazar olarak bu da benim için bir farklılıktır. Aslında dijital çağda bu hiç de zor değil. Üstelik yeni bir yazı türü de ortaya çıkmış olur.
Diyelim ki, siz bu yazıyı tamamladınız. Sonrasında çıkacak gerçek şu, kimse benim niyetimi ve amacımı bilmediği için bu yazıda fikir başka bir mecrada kendine yol bulacaktır.
Ben burada yazıya bir ara vereyim. Müsaade edin, sizlerin yerine yazıyı yapay zekâya tamamlattırayım. Sonra ben ne diyeceğimi ikinci bölümde aktarmaya çalışırım.
Evet, yapay zekâdan şöyle bir ricada bulundum:
“Hayırlı sabahlar! Ben âcizane şöyle bir yazıya başladım, bu sabah. Canlıların, özellikle temelde insanların sonra da erkekler ile kadınların birbiriyle farklarını ortaya koymaya çalıştım ve okuyucu ile bir diyaloga girdim; kendilerinden yazımı tamamlamalarını istedim. Bu mümkün olmayacağı için size döndüm. Yazıyı tamtamlar mısın? Konuyu kendimce ikinci bölümde devam ettireceğim." dedim.
Yapay zekâya dönüp: “Yapay zekâ olarak devamını getirdiğiniz bölümü gazetede olduğu gibi yayımlamak isterim. Bilirim zordur. Lütfen bu yazıyı fazla uzatmadan tamamlar mısın?”
Yapay zekâ yazıyı aynen şöyle tamamladı:
"... Farklılıklar zenginliktir. İnsanların birbirlerini anlamalarında empati kurmak, hoşgörü ve karşılıklı saygı huzurun anahtarıdır. Çünkü bunlar insanlığın ortak doğrularıdır.
Fakat bana göre asıl mesele, farklılıkları yok etmek de değildir; onları kavga sebebi hâline getirmek de... Zor, tehlikeli ama gerekli olan; bütün bu farklılıkların üzerinde yükselen ortak bir insanlık zemini kurabilmektir.
İnsan; inancı, dili, rengi, cinsiyeti, makamı ve servetiyle değil; önce insan olmasıyla değerlidir. Bu temel unutulduğu anda farklılıklar zenginlik olmaktan çıkar, ayrışmanın ve çatışmanın malzemesi hâline gelir. Hatırlandığında ise aynı farklılıklar, birbirimizi tanımanın, anlamanın ve tamamlamanın vesilesi olur.
Belki de insanlığın en büyük imtihanı budur: Parmak izimiz kadar birbirimizden farklı kalırken, vicdanımız kadar birbirimize yakın olabilmek...
Zor mudur? Evet.
Tehlikeli midir? Evet.
Ama insanlığın huzuru için gerekli olan da tam olarak budur.”
Yapay zekâ yazıyı böyle tamamladı.
Tekrar etmiş olayım. Nasip olursa, ikinci bölümde ben bu makalemi nasıl kurguladığımı ve devamında neler ifade ettiğimi paylaşmaya çalışacağım.
Hoşça kalın…