YAĞIŞ BEREKET GETİRİRKEN HASTALIK RİSKİNİ DE ARTIRIYOR
Yağışlı yıllar tarımsal üretim için avantaj sağlasa da aşırı nem ortamı; hastalık etmenleri, kök çürüklükleri ve kalite kayıpları için uygun şartlar oluşturur.
Özellikle bu dönemlerde meyvelerde çatlama, mantari hastalıklar ve kök çürüklükleri ciddi boyutlara ulaşabilmektedir.
Kirazlarda sık görülen çatlamalar; yine bağ ve sebze alanlarında görülebilecek küllenme, mildiyö ve benzeri fungal hastalıklarla birleştiğinde hem kaliteyi hem de üretici gelirini önemli ölçüde düşürmektedir.
Sebze ve hububat alanlarında ise kök çürüklüğü, bitki gelişimini zayıflatarak ciddi verim kayıplarına yol açmaktadır.
Bu nedenle yağışlı yıllarda mücadelede temel yaklaşım;
Önce koruyucu tedbirler, sonra gerektiğinde bilinçli kimyasal mücade olmalıdır. Çünkü hastalık ortaya çıktıktan sonra yapılan müdahale çoğu zaman geç kalınmış bir mücadeleye dönüşmektedir.
Tarımda alınabilecek en önemli tedbirlerin başında iyi drenaj gelmektedir.
Bahçelerde ve tarlalarda suyun göllenmesi önlenmeli, fazla suyun araziden uzaklaşması sağlanmalıdır.
Çünkü uzun süre su altında kalan toprakta kökler havasız kalmakta, hastalık etmenleri hızla çoğalmaktadır.
Bir diğer önemli konu ise gübreleme dengesidir. Özellikle aşırı azotlu gübre kullanımı bitki dokularını hassas hâle getirerek hastalıklara karşı direnci düşürmektedir.
Dengeli besleme, bitkinin bağışıklığını güçlendiren temel unsurlardan biridir.
Budama uygulamaları da göz ardı edilmemelidir.

Ağaç ve bitki içerisindeki hava sirkülasyonunun artırılması, nem oranını düşürerek mantari hastalık riskini azaltmaktadır.
Kapalı ve nemli ortamlar hastalıkların en sevdiği şartlardır.
Yağışlı dönemlerde üstten sulamadan kaçınılmalı, mümkün olduğunca damla sulama tercih edilmelidir.
Ayrıca çatlayan, çürüyen ve hastalıklı meyveler mutlaka bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Çünkü bu meyveler zamanla yeni enfeksiyonların kaynağı hâline gelir.
Sebze ve hububat üretiminde ise münavebe büyük önem taşımaktadır.
Aynı ürünün sürekli aynı tarlaya ekilmesi, topraktaki hastalık yükünü artırmaktadır.
Bunun yanında toprağın sıkışmasını önleyen sürüm teknikleri ve organik madde uygulamaları da kök hastalıklarının azaltılmasına önemli katkı sağlar.
Üretimde dayanıklı çeşitlerin tercih edilmesi artık bir seçenek değil, zorunluluk hâline gelmiştir. Özellikle yağış öncesi dönemde koruyucu bakırlı preparatlar ve uygun fungisit uygulamalarının uzman tavsiyesiyle zamanında yapılması, birçok hastalığın önüne geçebilmektedir.
Ancak kimyasal mücade hiçbir zaman ilk çözüm olmamalıdır. Hastalığın durumu, iklim şartları ve ekonomik zarar eşiği dikkate alınarak bilinçli uygulanmalıdır.
Kiraz üreticileri açısından en kritik sorunlardan biri olan meyve çatlamasını azaltmak için ise hasada yakın dönemde aşırı sulamadan kaçınılmalı, dengeli kalsiyum beslemesi yapılmalı ve imkân varsa yağmur örtü sistemlerinden yararlanılmalıdır.
Başarılı tarımsal işletmeciliğin yolu; iklim şartlarını doğru okuyup zamanında, bilinçli ve planlı tedbir almaktan geçmektedir.