Konya
Açık
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,9808 %0.01
53,6285 %0.46
6.620,97 % 1,02

KIZILDERİLİ KARGEYİK’İ BİLİYORUZ AMA HZ. MEVLANA’YI BİLMİYORUZ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Her gün her gün bizi samimi olarak takip eden bizleri iyi niyetle yönlendiren okuyucularımıza hem dua ediyorum hem de her fırsatta en içten şükranlarımı sunuyorum 

Dün bir alıntı yazıyı ortaya koyup şehrin insanlarının bugün için dünyaya bakışlarını sizlerle paylaşmaya çalışmıştım.

İşte bunun üzerine Türbe önünün ve Konya’nın tarihine kültürüne sosyolojisine felsefesine hakim Kazım abim bizimle şunları paylaşıyordu;

“Bu köşe yazısı ilk bakışta siyaset, ekonomi, eğitim, şehirleşme ve günlük hayat üzerine dağınık gözlemlerden oluşuyor gibi görünse de, aslında bütün metni birbirine bağlayan güçlü bir ana tema vardır: 

İnsan neye değer veriyorsa dünyayı onun üzerinden algılar.

Hz. Mevlânâ'nın asırlar önce söylediği:

"NEYİ ARIYORSAN O'SUN SEN." sözü ile Kızılderili Şefi Karageyik'in:

"Bir insan için önemli olan nelere değer verdiğidir; çünkü her şeyi ona göre duyar, ona göre görür ve ona göre hisseder." ifadesi, sosyolojinin temel gerçeklerinden biri olan algıda seçicilik ilkesini anlatmaktadır.

Karageyik'in kalabalık ve gürültülü New York sokaklarında Ağustos böceğinin sesini duyması ile insanların yere düşen madeni paraya yönelmesi aynı gerçeği anlatır:

İnsan kulağıyla değil, önem verdiği şeylerle duyar.

Bir yatırımcı piyasaları, bir çiftçi yağmuru, bir öğretmen eğitimi, bir genç geleceğini, bir emekli ise geçim derdini daha fazla görür. Bu nedenle toplumsal kutuplaşmaların önemli bir bölümü bilgi eksikliğinden değil, farklı önceliklerden ve farklı değer sistemlerinden kaynaklanmaktadır.

Mevlânâ'nın ifadesiyle:

"GÖNLÜN NEYE KAPILMIŞSA, DÜNYADA ONU GÖRÜRSÜN."

SONUÇ

Bu yazının merkezinde aslında tek bir soru bulunmaktadır:

İnsan neyi arıyor?

Çünkü insan neyi arıyorsa onu görüyor, onu duyuyor ve onu hissediyor.

Kimi ekonomik güvence arıyor, kimi siyasi istikrar, kimi eğitimde başarı, kimi çocukluğunun hatıralarını, kimi ise daha anlamlı bir gelecek...

Toplumun farklı kesimlerinin farklı gündemlere sahip olması da buradan kaynaklanıyor.

Mevlânâ'nın sözüyle bitirecek olursak:

"DÜNYA, İNSANIN GÖNLÜNDE TAŞIDIĞI ŞEYLERİN AYNASIDIR. 

KİMİ PARAYI GÖRÜR, KİMİ GÜCÜ, KİMİ EĞİTİMİ, KİMİ GEÇMİŞİNİ, KİMİ DE BİR AĞUSTOS BÖCEĞİNİN ŞARKISINI... ÇÜNKÜ İNSAN, EN ÇOK NEYİ ARIYORSA BİRAZ DA ODUR."

………………

Kazım abicim çok çok teşekkür ederim

İyi ki varsınız

Bu konuda RUMİ rumuzlu okurumuzda yine bize şu hatırlatmayı yapıyordu

““Can konağını aramadaysan, cansın; 

Bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin, 

Bir damla su arıyorsan susun, 

Zulmün peşindeysen zalimsin, 

Aşkı arıyorsan aşıksın, 

Gönlün neye kapılmışsa O’sun sen. 

Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir: 

“NEYİ ARIYORSAN O’SUN SEN.” 

Hz. Mevlana asırlar öncesinden söylemiş Kızılderili Şef'in hikayesini

BAKALIM SAĞLIKTA

YENİ NASIL

MÜJDELER GELECEK

Şehir ve şehrin insanları dün uzun tatil bayramı dahası YATIŞ mesaisinin ardından yeni yeni kendilerine gelmeye çalışırlarken siyaset ve bürokrasi en üst düzeyde tüm gaz çalışmaya devam ediyordu

Mesela Sayın Valimiz İbrahim Akın Bey ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Uğur İbrahim Altay’ın beraberlerindeki heyet ile Ankara çıkartması vardı.

Bir dönem şehrimizde görev yapan Ankara Valisi Yakup Canbolat, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal ve Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek’e yeni görevlerinde hayırlı olsun denildi.

Burada kritik görüşme Sağlık Bakanı Sayın Kemal Memişoğlu ile yapılan görüşme idi.

Çünkü bu konuda yeni dönemde özellikle seçimler öncesinde Konya olarak sağlıkta yeni projeler için düğmeye basılacak

Konya cenahından bir resmi açıklama duymuş değiliz.

Ama özellikle sağlıkta Ankara boyutunda Konya için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da onayı ile gerçekten yeni dev çalışmalar gelecek.

Yine bu konuda AK Parti İl Başkanı Sayın Fatih Özgökçen ile yaptığımız son görüşmede de Bakan beyden gelen olumlu sinyalleri duymuştuk.

Allah var son dönemlerde vatandaşların sağlıktan o eski şikayetleri feryatları azaldı 

Ha sağlıkta sorun bitmez.

Çünkü hastanelerde sağlık ocaklarında Tıp fakültelerinde adı sağlık olan her çatı altında çalışan personelin güvenlik görevlisinden doktoruna hasta kadar hasta yakınlarının psikolojisinden anlaması gerekir diye düşünüyorum.

İl Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz Bey ve ekibi bayram ve bayram sonrasında da sadece merkezde değil ilçelerde bile yeniden ziyaret ve denetimlerini aralıksız sürdürüyorlar.

Yusuf Müdürün özellikle A takımı ile sık sık görüşüyorum

Çok iyi niyetliler  

Çok çalışıyorlar.

Ama hala bazı eksikleri var

Onu da kendileri kabul ediyorlar ama o konuda hala eksikler(!)

Olsun her güzelde bir kusur olurmuş

Biz kendilerini şehrimiz adına seviyoruz sayıyoruz. 

KONYA ECZACILIK

TARİHİ BİR

DUAYYEN İSMİNİ

DAHA KAYBETTİ

Dün sabah Kadınhanı’ndan gelen üzücü bir haber vardı

Eczacı İhsan Gürel Bey Konya’nın fedakar iş adamlarından Mustafa Sert Beyin eniştesi hayatını kaybetmişti.

Konya'da uzun yıllardır hizmet veren, en son 2021 yılında meslekte 50. onur yılını geride bırakmış plaket ile ödüllendirilmiş kıdemli ve duayen bir eczacı olan İhsan Beye Allah’tan rahmet ailesine ve sevenlerine de baş sağlığı dileklerimizi iletiyoruz. 

ÜNİVERSİTELER

KONUSUNDA İSE

OKURLARIMIZDAN 

YANAYIM

Üniversiteler şehri beş üniversitesi ile gençlerin ve ailelerin göz bebeği Konya’mızda iki üniversitemizin dünya sıralamasında ilk 2 bin içerisinde olması ile ilgili yaptığımız yoruma biz yazımızı yazıncaya kadar şöyle yorumlar gelmişti

BAYRAM rumuzlu okurumuz

“Demek ki ilk 2000 değil de ilk 5 bin listesi yayınlansa daha fazla üniversitemiz uluslararası sıralamalarda kendine yer bulmuş olacak.”

……………

OGUZ OGUZ abimiz ise 

“Abe kusura bakma, bu üniversite sıralaması başarı değil , aynen her sene açıklanan ISO ilk 500 sanayi kuruluşuna giremeyip, veya gerileyip sıra kaybeden Anadolu holding grupları ve şehir firmalarının ikinci 500 de şu kadar firmamız var veya Anadolu'nun ilk 500'ü avuntusu gibi olmuş. 

Listenize bakınca zaten ilk 10 üniversitenin 8'i ABD, 2'si Birleşik krallıktan. 

İlk 2000 üniversite içinde de ABD-360, 

Çin 310, 

Japonya-110, 

İngiltere 90, 

Fransa 73, 

Almanya 69 üniversitesi bulunmakta. 

Türkiye ancak ODTU ve Boğaziçi'nin önünü açar, dertlerine ve sıkıntılarına kulak verir ve eğitim sistemlerini ve olanaklarını yaygınlaştırırsa bu sıralamaları patlatır. 

Mevcut nepotik düzen anca avuntu olur. 

SYG.”

……………………..

Yüreğim iki değerli okuyucumuzun da yüzde yüz değil yüzde bin yüz haklı olduklarından yana

Ama kimseyi suçlamadan kendimi suçluyorum.

Aynaya bakıyorum kendimi görüyorum.

Ben izninizle YENİ TÜRKİYE modelinde kendimi kodlamaya çalışıyorum.

Onun için sizde ne olur keyif alma zevk alma moduna geçer misiniz?

İŞÇİ HAKKI MI?

SENDİKALAR MI?

Rumuzunu yazmayan bir okurumuz ise şu acı ama aynı zamanda resmi rakamları bizlerle paylaşarak 

“Özteke Dostlarının çoğu Fabrikatör Sanayici 

Türkiye işçi hakları açısından 150 ülke arasında dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer aldı. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun (ITUC) ‘2026 Küresel Haklar Endeksi’ işçi hakları ve sendikal özgürlükler açısından dünya genelinde yaşanan gerilemenin derinleşerek sürdüğünü ortaya koydu. 

Endekse göre Türkiye 2018’den bu yana işçi hakları açısından dünyanın en kötü 10 ülke arasında bulunuyor. 

Bu yıl Arjantin, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Panama ve Tunus, Türkiye ile birlikte aynı kategoride bulunan diğer ülkeler olarak sıralandı.” Diyordu.

…………..

12 Eylül öncesinin işçilerini hem de kamu işçilerinin Devlet dairelerindeki işçilerin haklarını rahmetli babamdan çok iyi bilen bir kişi olarak sendikaları bilen bir gazeteci olarak o günleri daha çoooooook ararsınız.

O kötü 12 Eylül’ün öncesini ve sonrasını

Eğer beni birazcık seviyorsanız bu konulara beni sokup ağrımayan başımı ne olur belaya sokmayın.

Çünkü ben sizi çok seviyorum.

Hiçbir değerli okurumun yazarak başının derde girmesini önce mahkeme koridorlarını sonra da o soğuk cezaevi duvarlarını görmesini istemiyorum.

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Gücün ve mutluluğun temeli sağlıktır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?   

Meram Yeni Yol’da Vatan caddesinde Nalçacı Kerkük caddelerinde bin binlere binen kızlarımız yolun tam da ortasından ilerleyerek hem kendilerini hem de sürücüleri tehlikeye atmadıkları zaman daha iyi ADAM oluruz, 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız