“BİR İNSAN İÇİN ÖNEMLİ OLAN, NELERE DEĞER VERDİĞİDİR; ÇÜNKÜ HER ŞEYİ ONA GÖRE DUYAR, ONA GÖRE GÖRÜR VE ONA GÖRE HİSSEDER”
Pek de alışık olmadığımız uzun bir tatilin ardından normalleşmeye çalışıyoruz.
Çalışıyoruz diyorum çünkü hala kafamız tatil modunda elimiz gözümüz ise gerçek hayatta.
Pazartesi Salı dostlarla yaptığımız sohbetlerde ziyaretlerde dolaşırken görüyorduk ya da dinliyorduk ki herkesin birinci gündem maddesi “geleceğimiz ne olacak?” genelinde idi.
Yalnız böyle konuşanlar yüzde doksanı da siyaseten Sayın Cumhurbaşkanımıza ya da AK Partiye muhalif olanlardı.
İktidarı destekleyen insanlarımızın dünyasında ise gelecek kaygısı yoktu
Onlar da şöyle diyorlardı
“Pazartesi günü bankalardaki yoğunluk nedeni ile banka işlemlerini çok zor yapmaları”
“Milli takımın hazırlık maçındaki muhteşem oyunu”
“Amerika yüzünden altının doların geleceği”
“CHP’deki ahlaksızlık ve yolsuzluk yüzünden kendi kendini bitirmesi”
“Benzin mazot fiyatları yine mi yükseliyor?”
“Hammadde fiyatları yine mi yükselişe geçti”
…………….
Şunu demek istiyorum çok net ve acımasız olarak ikiye bölünmüş insanımızın dünyaları da 180 derece farklı bakış açıları ile gündemi oluşturuyordu
Herkes olaya kendi penceresinden bakıyordu
………………..
Herkesin kendi dünya bakışı deyince şu hikaye aklıma geldi
“Kızılderili şefleri trenle New York’a getirildi.
Bir heyet kendilerini karşıladı.
Konuklara toplantı öncesi kenti gezdiriyorlardı.
Sokaklardaki insan seli, arabaların, iş makinelerinin gürültüsü Kızılderilileri şaşırtmıştı.
Bir ara Oglala Lakhotaları’nın şefi ve şamanı Heȟáka Sápa- Karageyik bir Ağustos böceğinin şarkısını duyduğunu söyledi.

Diğer reisler onayladı ama beyaz adamlar inanmadı.
Kentte Ağustos böceğinin olmayacağını, olsa bile bu gürültüde duyulamayacağı söylediler.
Karageyik ısrar etti.
Arabayı durdurdu.
İndi, ilerideki parka gitti ve bir ağaçta Ağustos böceğini gördü.
Amerikalılar şaşırmıştı.
“Olamaz” dediler, “Sende doğaüstü güçler var.”
“Hayır” dedi Karageyik,
“Ağustos böceğini duymak için doğaüstü güce ihtiyaç yok.”
“O zaman biz niye duymadık?” dediler.
Kara Geyik cebinden metal bir 50 sent çıkardı, kaldırımda yürüyen insanların arasına yuvarladı.
Bir anda herkes “Acaba benden mi düştü?” diye paraya bakmaya başladı.
Karageyik yanındakilere sordu:
“Anladınız mı?”
“Anlamadık” dediler.
Anlattı;
“BİR İNSAN İÇİN ÖNEMLİ OLAN, NELERE DEĞER VERDİĞİDİR.
ÇÜNKÜ HER ŞEYİ ONA GÖRE DUYAR, ONA GÖRE GÖRÜR VE ONA GÖRE HİSSEDER.
SİZ DOĞAYA DEĞER VERSEYDİNİZ, AĞUSTOS BÖCEĞİNİN ŞARKISINI DUYARDINIZ...”
……………..
Alıntı yazıda Karageyik ve arkadaşlarının doğaya Amerikalıların paraya olan duyarlılığını biz bugün kendimize bakarak yorumlamaya çalıştığımız zaman hepimiz değer verdiğimiz konulara odaklanıyor ona göre dünyayı görüyor ve o değerlerimize göre hissediyoruz.
Ticaret yapan insanlarımız, yatırımcılarımızın iş verenlerin seçilmişlerin ve atanmışların tek konusu PARA
Para sıkıntısı çeken ay başını hafta sonu Pazar parasını düşünen insanlarımız içinde hayat gündemleri PARA.
Bu iki uçurum arasında kalan yani tavan ve taban arasında kalan insanlarımızın dünyalarında da PARA olsa da onlar genel anlamda çocuklarının eğitimini, trafiği, spor ya da hobi olarak tutkularını konuşuyorlardı.
Yani duyarlılığımızı neye veriyorsak şehirde ve ülkede onları görüyoruz.
Biraz fantezi yaparak durumu açalım mı?
Mesela bu şehirde inanılmaz motor tutkunu insanlarımız var.
Onlarla sohbetlerimizde motor dünyalarını anlatıyorlar.
Bu insanlar asla bisiklet yollarından dağ bisikletinden söz etmezler.
Ya da motor tutkunu insanlarımız şehirde uzun doğal ortamında yürüyüş yolları hayalleri kurmazlar.
Biz futboldan bokstan söz ederken tenis tutkunlarımız tenis turnuvalarından söz eder
Daha da farklı bir spor fantezisi tutkusunu ise dün bize bir dostumuzdan gelen fotoğraf ile güçlendirelim.
Değerli abimiz dün saat 11.44 de şöyle bir fotoğraf ve bilgi notu geldi

“Uğur abi
Samsun’da Golf Sahası var.
Konya’mızdan hafta sonu sırf Antalya’ya GOLF oynamaya gidenleri siz de biliyorsunuz”.
………….
Yaaaa hakikaten bizim şehrimizde niye GOLF sahaları yok?
Siyasetten spora, ekonomiden kültüre, bilimden sanata hepimiz için geçerli tek kural Karageyik’ten bugüne
““BİR İNSAN İÇİN ÖNEMLİ OLAN, NELERE DEĞER VERDİĞİDİR.
ÇÜNKÜ HER ŞEYİ ONA GÖRE DUYAR, ONA GÖRE GÖRÜR VE ONA GÖRE HİSSEDER.”
MESELA DÜN
BENİM GÜNDEMİMDE
TÜPÜN FİYATIYDI
Siz değerli okurlarımızla, dostlarımızla Allah’ın her günü bu sütunlarda buluşurken zaman zaman da kendimden söz eder örnekler vermeye çalışırım.
Arada bir yazarım.
Benim ev ile hiçbir alakam yoktur.
Eve ne ekmek alırım ne de domates.
Tabii ki olağanüstü(!) haller dışında
Dün sabah böyle olağanüstü bir sabah idi
Hatun tüpün bitmek üzere olduğunu ortada kalmak istemediğini söyleyerek
“Biliyorum yine kızacaksın.
Yine suratını asacaksın.
Ama misafir gelecek.
Yemek yapıyorum.
Ortada kalmayayım.
Şu boş tüpü bir doldurur musun?”
………….
Aynen hatunun dediği gibi suratımı astım söylene söyleyene markete gittim.
Tüpü değiştirdim.
Parasını sorduğum zaman ise bir tüpün bin 380 TL olduğunu duyudum
İnanamadım bir daha sorunca markette ki görevli genç çocuk tepki vereceğimi anladı ve
“Evet abi bin 380 lira,
Sürekli fiyatı artıyor”
………………..
İçimden çok kötü küfrettim.
O hışımla tüpü evin kapısına bırakırken hıncımı öfkemi de tabii ki her zaman ki gibi hatundan çıkartıyordum.
Hala aynı yerdeyim.
Yahu bir tüp.
Allah’ın tüpü bin 380 TL.
Bu millet ne yiyecek?
Taş mı yiyeceğiz?
NECMETTİN ERBAKAN
VE SELÇUK ÜNİVERSİTESİ
DÜNYANIN EN İYİ
2 BİN ÜNİVERSİTESİ ARASINDA
Dün eğitim adına açıklanan bir haber biraz olsun bizleri mutlu ediyordu
Dünyanın en iyi üniversiteleri açıklandı
Türkiye’den 47 üniversite bu küresel listede yer aldı
Uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu CWUR’un 2026 Dünya Üniversite Sıralaması açıklandı.
Dünyanın en iyi 2 bin üniversitesinin belirlendiği listede Türkiye’den 47 üniversite yer alırken, Hacettepe Üniversitesi Türk üniversiteleri arasında zirvede yer aldı.
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYE’NİN EN İYİSİ OLDU
Dünya Üniversite Sıralamaları Merkezi (CWUR) tarafından hazırlanan ve 95 ülkeden 21 bin 291 üniversitenin değerlendirildiği 2026 sıralaması yayımlandı.
Eğitim kalitesi, mezunların istihdam başarısı, akademik kadro ve araştırma performansı gibi kriterlerin dikkate alındığı listede Türkiye’den 47 üniversite ilk 2 bin içerisinde yer alma başarısı gösterdi.
Türk üniversiteleri arasında en yüksek sırayı 666’ncı basamaktaki Hacettepe Üniversitesi aldı. Hacettepe’yi İstanbul Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi takip etti.
İlk 1000’e giren Türk üniversiteleri
CWUR sıralamasında ilk 1000’de yer alan Türk üniversiteleri şöyle:
1. Hacettepe Üniversitesi (666)
2. İstanbul Üniversitesi (707)
3. Ankara Üniversitesi (733)
4. Orta Doğu Teknik Üniversitesi - ODTÜ (736)
5. Boğaziçi Üniversitesi (785)
6. İstanbul Teknik Üniversitesi (813)
7. Marmara Üniversitesi (939)
8. Koç Üniversitesi (989)
İlk 1000'in ardından sıralamaya giren diğer Türk üniversiteleri ise sırasıyla şöyle:
9. Ege Üniversitesi (1052)
10. Çukurova Üniversitesi (1106)
11. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (1127)
12. Bilkent Üniversitesi (1140)
13. Gazi Üniversitesi (1151)
14. Yıldız Teknik Üniversitesi (1191)
15. Dokuz Eylül Üniversitesi (1206)
16. Erciyes Üniversitesi (1265)
17. Gaziantep Üniversitesi (1289)
18. Atatürk Üniversitesi (1351)
19. İstanbul Bilgi Üniversitesi (1378)
20. Sağlık Bilimleri Üniversitesi (1397)
21. İstanbul Aydın Üniversitesi (1438)
22. Akdeniz Üniversitesi (1446)
23. Mersin Üniversitesi (1448)
24. Karadeniz Teknik Üniversitesi (1494)
25. Uludağ Üniversitesi (1506)
26. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (1515)
27. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (1532)
28. Bahçeşehir Üniversitesi (1553)
29. Fırat Üniversitesi (1559)
30. Necmettin Erbakan Üniversitesi (1588)

31. Adıyaman Üniversitesi (1612)
32. Selçuk Üniversitesi (1633)

33. Kafkas Üniversitesi (1653)
34. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (1688)
35. Sabancı Üniversitesi (1700)
36. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (1708)
37. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (1716)
38. Özyeğin Üniversitesi (1773)
39. Kocaeli Üniversitesi (1787)
40. Sakarya Üniversitesi (1790)
41. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (1809)
42. Bingöl Üniversitesi (1854)
43. Süleyman Demirel Üniversitesi (1872)
44. Giresun Üniversitesi (1878)
45. İstanbul Medeniyet Üniversitesi (1939)
46. Sinop Üniversitesi (1986)
47. Gebze Teknik Üniversitesi (1992)
Sıralama hangi kriterlere göre hazırlandı?
CWUR sıralaması; eğitim kalitesi, mezunların iş bulma başarısı, akademik kadro kalitesi ve araştırma performansı olmak üzere dört ana başlık altında hazırlandı. Araştırma kategorisinde ise yayın sayısı, yüksek kaliteli yayınlar, bilimsel etki ve atıf performansı gibi göstergeler değerlendirildi.
DÜNYANIN EN İYİ 10 ÜNİVERSİTESİ
2026 CWUR Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 10 üniversite şu şekilde sıralandı:
1. Harvard Üniversitesi
2. Massachusetts Institute of Technology
3. Stanford Üniversitesi
4. Cambridge Üniversitesi
5. Oxford Üniversitesi
6. Princeton Üniversitesi
7. Pennsylvania Üniversitesi
8. Columbia Üniversitesi
9. Yale Üniversitesi
10. Chicago Üniversitesi
……………..
Tabi ki dünya sıralamasında Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin 1588. Selçuk Üniversitesi’nin 1633. olması iyi gibi.
İyi de deriz.
Ama Türkiye’deki üniversiteler arasında niye buradayız?
Bunu da Bayram atmosferi içerisinde sonraya bırakalım.
Ya da yetkili hocalarımıza sorup birebir nasıl değerlendirmemiz gerektiğini öğrenelim
MERAM’DA
HATIRALAR
YOK OLMUŞ
Sıkı okurlarımızdan olan ama uzun süredir yazılarımıza yorum yapmayan okurumuz MECZUBUN BİRİ
Rumuzlu abimiz dün şöyle bir yorum yapıyordu
“Cenabı Hak bağışlar ise 3 evladımız var.
Geçen küçük kızım doğduğum büyüdüğüm yerleri görmek istedi.
Ne doğduğum sokakta göstereceğim yer kalmış
Ne yüzdüğüm çay
Ne şu okula gittim diyeceğim okul ne şu dedemin dükkanıydı diyeceğim dükkan.
Ülen kala kala bir Tavusbaba cami var
Allah’tan da kızım bak buraya kuran kursuna giderdim diye gösterebildim.
İşte halimiz kılığımız budur.
Diyeceğim de bir söz yoktur.
Lakin söz anlayana söylenir.
Anlayan olmaz ise o söz söyleyene yüktür.”
……………..
Teşekkür ederim abicim.
Bu durum sadece sizin için acı bir gerçek değil.
Benim de ilkokulum yok artık ismini bile değiştirdik
Adını değiştirdiğimiz okulun adı Atatürk filan olsaydı bugün artık anlayabilecektim.
Ama Allah aşkına 19 Mayıs ilkokulumun adını niye değiştirdiniz?
Bunu hala anlayabilmiş değilim.
OĞUZ OĞUZ
ABİMİZ YİNE
BİZİ BİLGİLENRDİRMİŞ
AMMAAAAA
Abimiz OĞUZ OĞUZ bey şöyle bir yorum yapıyordu
“Türkiye, gelecek vaat edemediği, iş aş ekmek diye kapıya dayanmasından çekindiği milyonlarca genç kuşağı ve ailelerini yüksek okul ve fakülteler, master, doktora ayakları ile sessizce beklemeye alıp oyalıyor ama yine de son 3 yılda yalnızca yüksek öğretimden 5 milyon civarı genç mezun çıktı piyasaya.
Gelecek vaat eden personel arayan işveren bir yana, çağın gereklerine uygun ihtiyaçlarını karşılayabilecek, hakkını ödeyecek, güvenilir, gelişime açık bir iş, nefes alabileceği bir işyeri ve anlaşabileceği bir işveren portföyü arayan gençler ve nitelikli personeller yanında, 15-26 yaş arasında ne eğitimde, ne istihdamda, ne de stajda olmayan, erkeklerde 25%, bayanlarda ise 36% ya varan bir NEET kuşağı oluştu.
NEET: not in Education, Employing or Training.
Maalesef hükümetin ha etmediği halde işveren kesimine verdiği aşırı destek, ve emeğin aşırı değersizleştirilmesi, servet transferi ile hak edilmeyen zenginliğe, oluşan sınıfsal ayrımla geniş fakirliğe sebep oldu
Saygılarımla”
…………..
OĞUZ OĞUZ abicim bizim eğitim ve kültür seviyemiz sizin standartlarınızda olmadığı için pek anlamadım
Ancak bize verdiğiniz değer ve yönlendirmeniz için teşekkür ederim.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
İnsan eğitimle doğmaz; ama eğitimle yaşar
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Selçuklu Gülaçar kavşağında araç sürücüsü kırmızı ışık yanmasına rağmen hiçbir şey yokmuş gibi ilerlemeği zaman daha iyi ADAM oluruz.