YENİ ŞEHİR KÜTÜPHANESİ HELSINKI KÜTÜPHANESİ’NDEN DAHA GÜZEL OLACAK
Siz merak ediyor musunuz bilmiyorum ama eski Konya Büyükşehir Belediye binası olarak yıllarca hizmet veren bina, depreme dayanıklı olmadığı için yıkılmış ve yerine uzun süre ne yapılacağı tartışma konusu olmuştu.
Adalhan ve iş merkezlerinin bulunduğu bölgedeki alan için pek çok alternatif proje düşünülmüş, en sonunda Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, bölgeye mevcut ağaçların da korunması şartıyla sembol bir kütüphane yapılacağını açıklamıştı.
Büyükşehir Belediye binasının yıkımından sonra bölgenin tamamen temizlenmesi, ardından da Uğur Başkan’ın sembol bina olacak dediği taş ve ahşap ağırlıklı kütüphane inşaatını sürekli takip ediyorum.
Bu fotoğrafları en son 19 Mayıs günü çekmiştim.


Geçtiğimiz hafta içerisinde dünyayı gezen ve dünyanın önemli şehirlerindeki tüm güzellikleri bizlerle paylaşıp Konya’da da olmasını arzu ettiğini bildiğim çocukluk arkadaşım, dostum Abdurrahman Özkaynak, Helsinki’den şu kütüphane fotoğraflarını bizimle paylaşıyordu.




Ve altına da şöyle küçük bir not düşüyordu:
“Helsinki Kütüphanesi çok güzeldi.
Umarım Konya, beklediğine değecek çok katmanlı bir kütüphaneye sahip olur...”
.....
Uğur Başkan’ın ideallerini, hayallerini ve söylediği sözlerin arkasında inat ve ısrarla nasıl durduğunu yakından bildiğim için ben de inşaatı merakla takip ediyorum.
Zaman zaman etrafında dört dönüyor, nasıl bir şey olacağını anlamaya çalışıyorum.
Başkan Altay en son bina inşaatının yüzde 65’inin tamamlandığını açıklamış ve:
“Sürdürülebilir ve çevreci bir anlayışla inşaat sürüyor.
İnşaatın yaklaşık yüzde 65’ini tamamladık.
Şehir Kütüphanemiz; dijital kütüphane, geniş kütüphane alanı, etüt merkezleri, ders çalışma alanları, kitap okunabilecek yeşil alanları ile her yaştan insanımıza hitap edecek bir kültür ve eğitim yuvası olacak.


Projemiz bittiğinde, Türkiye’de örnek gösterilecek ölçekte; güçlü teknolojik altyapısı, erişilebilir tasarımı ve kullanıcı konforunu önceleyen yenilikçi uygulamalarıyla dikkati çekecek. Şehir Kütüphanesi, şehrimizin sembol yapılarından birisi olacak.” demişti.
Kütüphane faaliyete geçtiği zaman çevrede nasıl yeni bir düzenleme olacağını da merak ediyorum.
Tabii şimdiden kimsenin aklını karıştırmak, berrak suyu bulandırmak da istemem.
Ancak bölgedeki iş merkezlerinin durumu, Şefikcan Caddesi’nin direkt Adalhan Kavşağı’na bağlanma isteğinin zaman içerisinde nasıl olacağını Allah ömür verirse hep birlikte bekleyip göreceğiz.
Yalnız bu kütüphane işine birilerinin tek gözle baktığını biliyorum.
Çünkü hâlâ bu bölgenin çok orijinal ve rantabl olduğunu söyleyip kütüphane yerine farklı şeyler yapılması gerektiğini savunanlara sadece küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum.
Bölgedeki anormal trafik yoğunluğu göz önüne alınması bir yana, gençliğin Yeni Millet Bahçesi, eski stadyumun içindeki o küçücük kütüphaneye nasıl büyük bir ilgi gösterdiğini, gençlerin kütüphane açılışında nasıl kuyrukta beklediklerini gözlerimle gördüğüm için belki herkes kütüphane ihtiyacının ne kadar büyük olduğunu algılayamıyor diye düşünüyorum.
Ayrıca kütüphanelerin şehirlerin vizyonu açısından ne kadar büyük anlam ve önemi olduğunu da dostumuz Abdurrahman Bey, Helsinki örneği ile veriyordu.
KONYA’mızın dünya kenti olma yolunda attığı adımları düşünürsek, kütüphanenin şehre kazandıracağı anlamı ve Uğur Başkan’ın da sembol olacağı iddiasını bekleyip hep birlikte göreceğiz.
....................
BAZI ESNAFLARIN
FAHİŞ FİYATLA
PARA KAZANDIKLARI İDDİASI
MAALESEF GÜNDEMİ KORUYOR
Özellikle Çorumspor-Erokspor maçının ardından, maç öncesi ve sonrası şehrimize gelen taraftarların bazı lokanta ve restoranlardaki fiyatlardan şikâyeti ve bu konunun da sosyal medyada gündem olmasının ardından dostumuz, okurumuz Ahmet Bey şöyle bir yorum yapıyordu:
“Abi kazıkçı ve KONYA’mızın adını lekeleyen esnaf müsveddelerine belediye ve esnaf odaları göz açtırmamalı.
Turizm polisi/zabıtası yedi yirmi dört hizmet vermeli ve ilan edilen telefonlara kolayca ulaşılabilmeli.
Antalya yolcusu Ankaralı arkadaşlar yemek için Konya’yı bypass etmeye başladılar...”
Evet, bence okurumuzun dikkat çektiği gibi bu iddia oldukça düşündürücü ve üzücü geldi.
....................
BAYRAMDA KİMSEYİ
KIRMADAN BU OKURUMUZA DA
KÜÇÜK BİR HATIRLATMA
YAPMAK İSTEDİM
Bir değerli okurumuz şöyle bir yorumda bulunmuş:
“Konyaspor’un olduğu bir şehirde Büyükşehir Basket’le alakalı sürekli yazıp çizmenin bir alametifarikası olmalı.
Kokusu çıkar yarın.”
.....
Değerli okurum, o kokunun çıkmasını siz beklemeyin. İstemesem de siz ve sizler gibi düşünenler için kısaca kendimden bahsedeyim.
Futbol ve basketbolda yönetici olarak amatörden birinci lige kadar en üst seviyede profesyonel olarak yöneticilik yaptım.
İki dönem Satranç Federasyonu’nda,
Bir dönem Otomobil Sporları Federasyonu’nda,
Bir dönemde Binicilik Federasyonu’nda görev aldım.
Ayrıca boks il temsilciliğinde bulundum.
Konya Demirspor futbol takımı ile Konya Ampute Futbol Takımı’nda yönetici olarak çalıştım.
Bunlar resmi liglerde ve federasyonlarda tescilli olarak yer aldı.
Tabii hatırladıklarım bunlar.
Zaman zaman tek cümleyle geçerim; eğitim ve spor benim için olmazsa olmaz kırmızı çizgilerimdendir.
Siz “Basketbol nereden çıktı?” demişsiniz.
O zaman onu da sizin aracılığınızla şöyle ifade etmeye çalışayım:
Selçuk Üniversitesi basketbol takımında yönetim kurulu üyesi olarak görev aldım.
Takım hem ikinci ligdeyken hem de şampiyon olup o zamanın birinci ligi, bugünün Süper Ligi’ne çıktığında takımda yöneticiydim.
Tabii takım tekrar düştüğünde de yöneticiydim.
Pek çok spor branşında yönetici olarak görev aldığım süreçte, bu yaşıma kadar ömrümde bir defa evime haciz kararı çıktı.
O da Selçuk Üniversitesi basketbol takımında yönetici olduğum dönemdi.
Dönemin rektörü Prof. Dr. Süleyman Okutan Hoca ile kulübün efsane başkanı rahmetli Prof. Dr. Kürşat Turgut Hoca ile çalıştığımız yıllarda SSK borcu nedeniyle bana da haciz kararı geldi.
Bu süreç, yaşam biçimi olan sporda bugün dahi tüylerimi diken diken eden zor günlerdi.
Futbol milyonlar gibi benim için de birinci sırada yer alır elbet.
Ama basketbol tutkum; mutlu ve acı günleriyle, şampiyonlukları ve birinci ligden düşmesiyle, hele hele haciz kararı ile ilk ve yaşadığım tek spordaki kara lekemdir.
Bu herhalde size basketbola olan sevdam için küçük bir detay olsun.
Bilmiyorum yaşınız kaç ve sevdiğiniz spora ya da diyelim basketbola ne kadar emek verdiniz.
Yine de bana bu fırsatı verdiğiniz için, bu cümleleri yazarken bile üzüntüden ve öfkemden terlesem de size teşekkür ediyorum.
....................
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Kitaplar bir odanın olduğu gibi bir kafanın süsü olmaktan ibaret değildir; onlar uygar her insanın günlük ekmeği, ruhun gıdasıdır.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bayram trafiğinde biraz daha sakin, biraz daha anlayışlı olmayı becerebildiğimiz zaman, empati yapma becerisini kazandığımız zaman daha iyi ADAM oluruz.