İNANINCA OLUYOR…
Dün gece Konya’da sadece bir maç oynanmadı; bir karakter gösterisi sahnelendi. Konyaspor, ligin en güçlü kadrolarından birine sahip Galatasaray’ı 2-0 mağlup ederken yalnızca üç puan almadı, “Ben buradayım” dedi.
Maçın ilk düdüğüyle birlikte Konyaspor’un planı netti: Disiplinli savunma, doğru geçişler ve sabır. Orta sahada kazanılan her top, bilinçli kullanıldı. Rakibin baskı anlarında panik yapılmadı, top şişirilmedi, oyunun aklı kaybedilmedi. Bu, haftalardır özlemini çektiğimiz o “takım kimliği”nin sahaya yansımasıydı.
İlk gol, tribünlerin inancını ikiye katladı. Konya Büyükşehir Stadyumu’nda yükselen ses, futbolcuların adımlarını daha da sağlamlaştırdı. İkinci gol ise gecenin mühürü oldu. O an itibarıyla mesele skor değil, iradeydi. Çünkü Konyaspor, oyunu tutmayı bildi. Savunma hattı neredeyse hatasız oynadı, kaleci kritik anlarda güven verdi, hücum hattı ise çalışkanlığıyla alkış aldı.
Galatasaray elbette kalite bir takım. Ancak dün gece kaliteye karşı organizasyon kazandı. İsimlere karşı sistem galip geldi. Konyasporlu oyuncular 90 dakika boyunca bir an bile konsantrasyonu bırakmadı. Özellikle ikili mücadelelerdeki direnç, bu galibiyetin temel taşıydı.
Bu sonuç, lig tablosunda sadece üç puan anlamına gelmiyor. Bu galibiyet özgüven demek. Taraftarla yeniden kenetlenmek demek. “Biz bu ligi sadece tamamlamak için oynamıyoruz” mesajı demek.
Elbette bir galibiyetle sezon planı yapılmaz. Ancak böylesi büyük maçlar, takımların ruhunu ortaya koyar. Konyaspor dün gece ruhunu gösterdi. Mücadele eden, koşan, vazgeçmeyen bir takım izledik.
Şimdi önemli olan bu performansı sürdürülebilir kılmak. Büyük maçları kazanıp küçük maçlarda puan kaybetme alışkanlığından uzak durmak gerekiyor. Eğer bu disiplin devam ederse, Anadolu Kartalı bu sezon adından daha çok söz ettirir.
Konya dün gece şunu gördü: İnanınca oluyor.
Ve belki de en önemlisi… Bu şehir, yeniden takımına inanıyor.