UMUTLANALIM MI?
Evet, Konyaspor ağır bir imtihan sürecinden geçiyor. Haliyle, bu takıma gönül vermiş insanlar da bunun bedelini ziyadesiyle çekiyor. Lige, hatrı sayılır bir oyunla başlayan takım geldiğimiz noktada tabiri caizse saha içerisinde üç pas yapamayacak hale geldi. Kayserispor müsabakası bunun en yakın delili diyebilirim. Bu duruma bir yerde dur denilmesi gerekiyor ki yoksa işin içerisinden çıkılmayacak sorunlarla baş etmeye çalışmak zorunda kalacağız. Peki takım neden bu hale geldi? Sizce sorun tam olarak ne diye sorsam ne cevap verirdiniz?
Kulüpleri başkan finanse eder teknik adam da takımı yönetir. Oyuncu grubu da camiların vitrinidir. Oyuncu oynamazsa teknik adam ne yapsın? Teknik adam oynatamazsa başkan ne yapabilir? Mütevazi bi kadro yelpazemiz var. Buna istinaden giden de gelen de ülke standartlarında bu takımı yönetecek ortalama seviyede teknik adamla çalışılıyor. Ne Recep Uçar Çağdaş Altan'dan bir gömlek üstteydi. Ne de Çağdaş Altan gelecek başka bir hocadan bir gömlek altta olur. Yani sözüm o ki bizde ki sorun tam olarak ne Recep hocaydı ne de şimdi Çağdaş hoca diyorum. Cağdaş hocanın takımla çıktığı altı maçın hepsinin sonunda "Hoop! Mutlu musunuz Recep hocayı harcayanlar?" veya "Alın size Çağdaş hoca" gibi bu ve buna benzer yüzlerce sosyal medyada mesaj okuyorum.
Recep hoca bu takımı lige hazır başlattı. Lige hazır olmayan takımlar sayesinde fikstür avantajıyla puan ve puanlar aldı. Özünde; yaşantısı, duruşu, diksiyonu, belki de mütevaziliği bu şehrin dokusuna da çok uyuyor görüntüsü verdi. Ama bir yerde ipler kopuyor. Hocaya ayıp edilmedi. Son dört maçında ıslıklandı, istifaya davet edildi. Yönetim bir noktaya kadar süre verdi. Hoca da her maç sonu verdiği umudu bir maç sonrasıyla yeniledi. Olmayınca olmadı ve her iki taraf da anlaşarak hoca tazminatını aldı ve yollar ayrıldı. Yani olağanüstü değil olağan bir süreç yaşandı. Ha bana kalırsa bu ülke futbolunda bu kadar rahat ve çabuk teknik adam değiştirilmesi bile olağanüstü bir durumdur. Teknik adamlar elinde bavul ile geziyor. Ama düzen böyle kurulmuş böyle de ilerliyor. Şimdi hal böyleyken öyle bir camiaya gelmiş hocaya ne diyebilirsin? Oyuncu grubunu sahada oynatamıyorsun. Yönetimsel anlamda maddi olarak elin sıkışmış. Taraftarda da Recepciler Çağdaşcılar, Denizciler Bahadırcılar gibi ayrışmalar yaşanıyor. Sosyal medyada herkes birbirine akıl satıyor. Bazıları da ayar veriyor. "Ben demiştim" veya "Şimdiden söyleyeyim" gibi beylik cümleler kuruyor. Kimseyi savunmuyorum, kimseyi de alta almıyorum ama süreç böyle ilerlemez. Camia olarak yönetimden tutun da taraftarına kadar hepimiz bazı hatalar yapıyoruz. Biz vakti zamanında birkaç sezon da olsa bu lige baş kaldırmışlığımız oldu. Yine olabilir. Ama parçaları bir bütün haline getirmeyi başarabilir ve sabretmeyi de öğrenebilirsek yine olur. Bu süzgeçten geçip de şimdi koca camilar amatörde boy gösteriyor. Konyaspor da şuan bu girdabın içerisinden çıkmadan yine girdi. Bir süredir bu seneryo yaşanıyor. Başkanlar adeta pimi çekilmiş bombayı elden ele gezdiriyor. Gemisini kıyıya yanaştıran kaptan, takımı ligde tutan başkan derin bir iç çekerek bir başka başkana camiya teslim etti, ediyor. Şimdi sıra Ömer Atiker başkanda ve umut ediyorum ki o da bu transfer sürecinde riske girip elini taşın altına sokacaktır. Ben diyeyim yedi, hoca desin altı; kalburüstü transferler yapılmalıdır.
Kayserispor maçında hava topunu indirten Guilherme, rakibe topu aldıran Calusic, tüm bu olup biteni izleyen Jevtovic ve dışarıya giden topa müdahale edip Bahadır'ı da kontrpiyede bırakarak bir nebze kendi kalesine gol atan Uğurcan'ı içinde bulunduğumuz durumda konuşmak pek yerinde olmayacaktır. Bunlar geçti. Şimdi Ömer Atiker'den bir kahramalık bekliyoruz. Gazamız mübarek olsun.