RECEP HOCAYA CAN SUYU TARAFTARA UMUT
Konyaspor, kritik maçtan üç puan çıkarmayı başardı.
Hafta içi yapılan istifa çağrıları sonrası camia için kritik bir galibiyet oldu. Bu galibiyetle hem Recep Hoca hem de yönetim derin bir nefes aldı.
Neden hem yönetim hem de Recep Hoca?
Bazen oyuncuya, bazen hocaya sahip çıkılır. Ancak bazen de sonuçları ağır olur. Verilen kararın doğru olup olmadığını zaman gösterir.
Camiada can sıkan haftalardan sonra Ankara deplasmanı kritik önem arz etmiş, dört maçtır kaybetmeyen Gençlerbirliği karşısında ne yapacağı merak konusu olmuştu. Takımda yaşanan sakatlıklar da cabası.
Kadro açıklanınca şöyle bir baktım. Üç sağ kanat (Ndao, Jinho Jo, Andzouana), bir santrfor (Umut), bir on numara (Bardhi), iki sol kanat (Guilherme, Muleka) görünce orta saha soru işareti oldu. Bu dizilişle sadece Melih İbrahimoğlu orta saha kalıyor. Nitekim Melih’in de kendi pozisyonu tam olarak ön libero değil.
Böyle bir dizilişte rakibin ortadan gelen pozisyonlarında nasıl durduracağımızı düşünürken gol de buradan geldi. Galibiyet sonrası bunu sorgulamak ne kadar doğru bilemiyorum ama sonrası için çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Kadro yapısı, gelen cezalar ve sakatlıklar devre arası atılması gereken adımların olduğunu ilan ediyor. Savunma kurgusu değişkenlik gösterirken, şimdi de orta saha kurgusu korkutuyor. Bu mevkiler için devre arası çalışma yapılması şart.
Maça gelecek olursak:
Gençlerbirliği golünden sonra içimizi bir korku sarmıştı ki, kaleci-savunma anlaşmazlığı bir umut oldu. Umut’un “altın kafası” diyebiliriz. İlk yarının sonuna altın bir imza attı.
İkinci devreye de golle başlayınca bir rahatlama olmadı değil. Bu dakikadan sonra tüm takım topun ardına geçince daha rahat savunma yaptık. Hemen her oyuncumuz alınacak üç puanın kıymetini bilircesine mücadele etti.
Hem yönetim, hem Recep Hoca hem de taraftar derin bir “oh” çekti.