Konya
Parçalı bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,7654 %0.31
53,2104 %-0.04
6.676,74 % 0,27

SKORBÜT HASTALIĞI …

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

20 Mayıs 1747’de James Lind isimli İskoç bir gemi doktoru, tarihin ilk kontrollü klinik araştırmasını yaptı.

Skorbüt hastalığına yakalanan denizcileri farklı gruplara ayırdı.

Sadece limon ve portakal verilen denizciler hızla iyileşti.

Modern klinik araştırmaların temeli böyle atıldı.

Peki nedir Skorbüt hastalığı ? Vücudun uzun süre yeterli C vitamini alamaması sonucu ortaya çıkan ciddi bir hastalık!

Özellikle geçmişte uzun deniz yolculuklarında taze meyve ve sebze tüketemeyen denizcilerde çok sık görülüyormuş! 

 

Her yıl 20 Mayıs, “Uluslararası Klinik Araştırmalar Günü” olarak kutlanıyor.

 

Aradan yaklaşık 280 yıl geçti.

Ama değişmeyen tek şey şu:

Bilim hâlâ sabır, veri ve milyarlarca euroluk yatırım istiyor.

 

Bugün bir ilacın laboratuvardan hastaya ulaşması ortalama 9-10 yıl sürüyor.

Binlerce deney yapılıyor.

Yüzlerce bilim insanı çalışıyor.

Milyarlarca Euro harcanıyor.

 

2025 yılında Almanya’daki kimya ve ilaç endüstrisinin AR-GE harcamaları 16,5 milyar Euro seviyesine ulaştı.

Bunun 10 milyar Euro’dan fazlası doğrudan ilaç araştırmalarına gidiyor.

 

Almanya’daki araştırmacı ilaç şirketleri sadece laboratuvara yatırım yapmıyor.

Yüksek maaşlı istihdam oluşturuyor.

Üniversiteleri destekliyor.

Biyoteknoloji şirketlerini büyütüyor.

Yan sanayiyi besliyor.

Lojistikten yazılıma kadar yüzlerce sektörü harekete geçiriyor.

 

İsviçre ise dünyadaki en güçlü araştırma merkezlerinden biri.

Roche ve Novartis gibi dev şirketler, zor piyasa koşullarına rağmen AR-GE yatırımlarını artırmaya devam ediyor.

İsviçre’de ilaç sektörü cirosunun yüzde 18’den fazlasını doğrudan araştırma ve geliştirmeye ayırıyor.

 

Çünkü güçlü ekonomi artık sadece otomobil üretmekle olmuyor.

Bilgi üretmek gerekiyor.

Patent üretmek gerekiyor.

Yüksek teknoloji üretmek gerekiyor.

 

Amerika’daki verilere göre yalnızca 2023 yılında yürütülen yaklaşık 5.300 klinik araştırma ekonomiye 62 milyar dolar katkı sağladı.

Sadece ilaç şirketleri değil; tedarikçiler, laboratuvarlar, hizmet firmaları, üniversiteler ve yerel ekonomi de büyüdü.

 

Klinik araştırma artık sadece sağlık meselesi değil.

Ekonomik güç meselesi.

Teknoloji yarışı meselesi.

Küresel rekabet meselesi.

 

Ama buna rağmen Almanya’da her 1 milyon kişiye sadece 33 klinik çalışma düşüyor.

Danimarka’da ise bu sayı yaklaşık 200.

 

İlaç geliştirmek kahve yapmak değil.

“Bir şey karıştırdım oldu” sektörü hiç değil.

 

Bir molekülü keşfetmek yetmiyor.

Önce hücrede çalışacak.

Sonra güvenli olduğu kanıtlanacak.

Sonra insanda etkili olduğu gösterilecek.

Yan etkileri incelenecek.

Etik kurullardan geçecek.

Devlet onayı alacak.

Üretim standardı korunacak.

 

Bilim romantizm kaldırmaz.

Kanıt ister.

Veri ister.

Tekrar ister.

 

Hassas teraziyi hayatında görmeyen insanlar bugün ilaç sektörüne ahkâm kesiyor.

Bilime çamur atmak kolay.

Ama yeni bir kanser ilacı geliştirmek zor.

Yeni bir gen terapisi geliştirmek daha da zor.

 

Klinik araştırmalar sadece şirketleri büyütmüyor.

İnsan hayatını kurtarıyor.

Bilim insanı yetiştiriyor.

Teknoloji üretiyor.

İstihdam sağlıyor.

 

Bir ülke klinik araştırma ve AR-GE çalışması yapmıyor ise sadece yatırım kaybetmez.

Bilgi kaybeder.

Uzmanlık kaybeder.

Gelecek kaybeder.

 

Bilime yatırım yapan ülkeler büyüyor.

AR-GE’ye yatırım yapan şirketler dünyayı değiştiriyor.

Geri kalanlar ise sadece tribünden konuşuyor.

 

Çünkü gerçek şu:

İnsan hayatını kurtarmak da kolay değil, ucuz da değil…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız