MALİ MÜŞAVİRLER ODASI 4 AYDA NİYE PATLADI?
Dün dünya yepyeni bir döneme başlıyordu.
Türkiye bu tarihi günde, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile bu tarihe tanıklık edip imzasını atıyordu.
Peki, Konya ne yapıyordu?
Biz işte Konya, dün siyaseten ve bürokrasi olarak biraz sakin gün geçirse de kendi küçük dünyamızda olanları sizlerle paylaşmaya çalışacağız.
SAĞLIK… SAĞLIK… SAĞLIK…
Bugünkü yazımızda yine hastane ve hapishaneye dikkat çekmeye çalışacağız.
Her an söylüyoruz ve hastanede, hapishanede olmadığımız için şükretmemiz gerektiğini dile getiriyoruz.
Herkesin, her evin kendince büyük sorunları var.
Hepimizin var.
Ama gelin iki “H” yoksa,
yani hastane ve hapishane yoksa en şanslı ve Allah’ın en sevdiği kullar biziz.
Hastanelerin hali perişan.
Hem hasta için,
hem hasta yakınları için,
hem de başta doktorlar ve hastane yöneticileri olmak üzere sağlık kuruluşlarında görevli, özel güvenlik görevlilerine kadar herkes için çok zor bir süreçteyiz.
Niye?
Çünkü hepimiz hastayız (!).
Bunun da çok farklı iddiaları ve senaryoları var.
Mesela benim de dahil olduğum bir WhatsApp grubunda sağlık konusunda şöyle deniliyordu:
Bu konuda Adnan Özkafa abimiz şuna dikkat çekiyordu:
“Wİ-Fİ’YE DİKKAT!
Wi-Fi, bulunduğu ortama saniyede 5 milyar frekans titreşimi yayıyor, sinsi bir şekilde ortam kanserojen maddelerle doluyor.
Bu da vücudun kimyasını bozuyor,
vücut ısı dengesi tabii seyrinden çıkıyor,
insan psikolojisi farkına varmadan etkileniyor.
Bu durum;
insanlarda uykusuzluk, dengesiz beslenme, yorgunluk, halsizlik, moral bozukluğu gibi sonuçlar doğuruyor.
Telefonlar evde ne oluyorsa 24 saat hem ses hem de görüntü kaydı yapıyor.
Özel hayat, mahremiyet, sır, gizlilik diye bir şey kalmıyor.
Tam çare değil ama hiç değilse geceleri mutlaka ve gündüz de ihtiyaç olmadıkça interneti kapatmak hem sağlık hem de özel hayat ve mahremiyet açısından çok önemli.
Vücuttaki aşırı elektriklenmeyi düşürmek için de:
- Fırsat buldukça toprakla haşır neşir olmak,
- Abdest almak,
- Gusletmek ve
- İnternet ortamlarından mümkün oldukça uzak kalmak lazım. (Tabii bu da ne kadar mümkünse?!)”
……………
Sonuçta bu ve bunun gibi nedenlerle hastayız, hasta…
DOÇ. DR. YUSUF YAVUZ
MÜDÜR MESAİ GÖZETMİYOR
Yeni Sağlık İl Müdürümüz Sayın Doç. Dr. Yusuf Yavuz Bey, Konya’ya atanır atanmaz personeli daha kendisini tanımazken gece yarılarına kadar hastane hastane dolaştı.
Acil servislerin kapısında hasta yakınlarıyla yan yana oturup oraları kontrol etmişti.
Daha sonra biz Sayın Müdürü ziyaret ettiğimizde kısa sürede adeta bütün her yerin röntgenini çekmişti.
Sayın Yavuz’un en büyük hedefi, ideali hatta hayali; hastaneden çıkan her hasta ve hasta yakınının mutlu olması, dua etmesiydi.
Bundan güzel bir hedef olur muydu?
Sonra baktım, hafta sonu Sayın Yavuz yine hastanelerdeydi.

Hem de sabaha karşı 04.00’e kadar çileli personeliyle.
Sayın Yavuz buna “HABERSİZ ÇAY BASKINI” diyor.

Artık tüm personel “ÇAY BASKINI” için alarmda.
Ama bu iş yani sağlık sorunu, çekmeyenler için, yaşamayanlar için kelimelerle ifade edilemeyecek kadar vahim.
İnsanlar yatacak yatak bulamıyor.
Hastane personeli bu konuda kilitlenmiş durumda.
Doktorlar, yardımcı personel bitik durumda.
Bana bu konuda inanmayabilirsiniz ancak geçen günlerde bir bürokrat dostumuz bizimle şunu paylaşıyordu:

“Az önce Konya Numune Hastanesine göz kontrolüne geldim.
Bugün için saat 17.30’a randevu vermişlerdi.
Muayene öncesi göz ölçümü yaptırmak için sıra numarası olarak 567’yi verdiler.
Acaba yanlış mı diye görevli personele sordum.
Bugün o saate kadar 567 hasta, göze muayene olmuş.
Çıkarken tekrar kontrol ettim, sayı 594 olmuştu.
Fazla da beklemedim.
Muayene oldum ve çıktım.
Kolay değil, Allah devletimize zeval vermesin.
Doktorlarımıza, hemşirelerimize, sağlık çalışanlarımıza güç, kuvvet versin inşallah.
Saygılarımla.”
………….
O gün empati yaptım.
Bir doktor düşünün.
Anası babası doktor olsun diye evlatlarına maddi manevi emek verdiler.
Ve bir doktor yetişiyor.
Ömrünü o ana kadar okumaya, çalışmaya veriyor.
Konya gibi büyük bir ilde, şehrin en iyi hastanelerinden birine doktor oluyor.
Ve bir günde bilinen 594 hasta ve hasta yakınıyla muhatap oluyor.
Empati yapsanıza, günde 594 kişiye selam verip merhaba demeyi ya da size merhaba diyenlere karşılık vermeyi bir düşünsenize.
Kafayı yersiniz, kafayı.
Bu insan.
Bu insanlar üstelik hata yapmadan, yanlış yapma şansları olmadan, üstüne üstelik herkese güler yüzle, insanca davranma zorunda kalarak size şifa olacak haaa…
Sağlık sektörünün işi gerçekten çok zor.
İyi niyetli, pırıl pırıl, çok başarılı bir cerrah olan İl Müdürü Sayın Yusuf Yavuz Bey’in işi gerçekten çok zor.
Allah sağlıkçılarımıza güç, kuvvet, sabır versin inşallah.
Millet olarak hastayız.
Daha da hasta olacağız, bunu unutmayın.
………………
BU HABER KAMUOYU ADINA BİR İHBARDIR!
MİLLÎ GAZETE OLARAK UYARIYORUZ...
SİZ HİÇ KİRALIK KATİL İLANI GÖRDÜNÜZ MÜ?
Şiddet ve suç, kan donduran dönüşümün eşliğinde! Eskiden suç dünyasının karanlık dehlizlerinde fısıldanan işler, şimdi Telegram gruplarında açık artırmayla, birer “hizmet” gibi alınıp satılıyor. Ulaştığımız ekran görüntüleri, organize suçun geldiği akıl almaz noktayı sergiliyor. Dijital sohbet odalarında, infazdan darp etmeye, sahte kimlikten uyuşturucu satışına kadar boy boy ilanlar paylaşılıyor.
BU HABERİ OKUDUNUZ MU?
Yine bir dost bürokratın uyarmasıyla siteye girip şu haberi baştan sona iki defa okudum:
“Bu haber kamuoyu adına bir ihbardır!
Millî Gazete olarak uyarıyoruz...
Siz hiç kiralık katil ilanı gördünüz mü?
Türkiye'de son yıllarda hızla artan organize suçlar ve çeteleşme, dijital dünyanın sohbet gruplarında yeni ve ürkütücü bir boyut kazanıyor.
Geleneksel suç örgütlerinin aksine, sosyal medya platformları üzerinden örgütlenen ve eylemlerini ‘TİCARET’ gibi sunan bu yeni nesil suç grupları, özellikle gençleri hedef alıyor.
SOHBET GRUPLARI ADI ALTINDA SUÇ PAZARLIĞI
Gazetemizin ulaştığı yazışmalar, “tahsilat”, “darp”, “kurşunlama”, hatta “ülke dışına kaçırma” gibi suç eylemlerinin bir e-ticaret sitesinde ürün satar gibi alıcı bulduğunu gözler önüne seriyor. Telegram gibi şifreli uygulamalarda kurulan ve yüzlerce üyeye sahip olan “Tetikçi Mekânı”, “İstanbul Tetikçi”, “Daltonlar” gibi gruplarda suç ilanları birbiriyle yarışıyor.

İL İL TETİKÇİ İLANLARI
“İstanbul içi acil tetikçi aranıyor DM” ya da “Ev/dükkan fark etmeksizin ister 1 ister 1’den fazla kişi, ekiple kurşunlama yapılır. Ödemenin yarısı önce, yarısı bittikten sonra alınır.” gibi mesajlar, suçun ve suçlunun ulaştığı cüretkârlığı ortaya koyuyor.
Fiyat tarifeleri, “Ankara içi kuryelik”ten “İstanbul içi darp, kundaklama, kurşunlamaya kadar çeşitleniyor; hatta yurt dışına “Bulgar’a geçiş 3000 €” gibi kaçakçılık teklifleri bile mevcut.
SUÇ HİZMETİNDE SINIR YOK
“Suç borsası” haline gelen bu gruplarda sunulan “suç hizmetlerinde” yok yok! Uyuşturucu madde satışından silah satışına… Kişisel verilere ulaşma talebinden sahte kimlik, para ve pasaport ilanlarına kadar her şey gruptakilere duyuruluyor.
………………..
Merak edenler, inanmayanlar girsin Millî Gazete’nin haber sitesine; tüm detaylarıyla, gruplardaki yazışmalarına kadar okuyabilirler.
MALİ MÜŞAVİRLER
ODASINDA NELER OLUYOR?
Konya Mali Müşavirler Muhasebeciler Odası, yanılmıyorsam yaklaşık 4 ay önce kıran kırana bir seçim yaptı.
Ve başkanlığa Halil Bıçakçı seçildi.
Yeni yönetimde Celal Emiroğlu, Hüseyin Sezen, Mehmet Akif Yıldırım, İbrahim Paparacı, Abdülkadir Çetin ve Ali Fahri Aras’tan oluşmuştu.
10 gün önce filan içeriden bir bilgi aldık.
Başkan Halil Bıçakçı’nın ekibinden dört kişi, Celal Emiroğlu, İbrahim Paparacı, Abdülkadir Çetin ve Ali Fahri Aras bir araya gelmişlerdi.
Zaten bu buluşmanın fotoğrafı da sosyal medyaya düşmüştü.
Biz bunu görünce “Demek ki ekip düğmeye bastı.” demiştik.
Ama rahmetli Süleyman Demirel’in dediği gibi, siyasette 24 saat çok uzun bir süredir ya,
biz duyduklarımızı, öğrendiklerimizi nadasa bıraktık.
Taaa ki iş, bu görüşmeler dün adliyelik oluncaya kadar.
Şimdi hep birlikte daha yüksek sesle ve açıktan izlemeye başlıyoruz.
Filmi yeniden başa sardık.
Bakalım Mali Müşavirler, Muhasebeci dostlar önümüzdeki günlerde ne yapacaklar?
Merak eden oda üyeleri, siz de izleyebilirsiniz.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Cevapları olan değil, soruları olan insanları dinleyin.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sivaslı Ali Kemal Caddesi’nde yasak U dönüşleri yapmadığımız zaman daha iyi ADAM oluruz.