Konya
Açık
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,4233 %0.08
53,2145 %-0.24
6.838,29 % -0,62
Ara

ŞEMS-İ TEBRİZİ KIZ YURDU'NDA SANATIN İZ BIRAKAN SERGİSİ

YAYINLAMA:

İnsan bazı günleri unutmaz. Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, hafızanın bir köşesinde canlılığını korur o anlar. Çünkü bazı ortamlar yalnızca gözle görülmez; hissedilir. İşte Şems-i Tebrizi Kız Yurdu'nda gerçekleştirilen sergi de tam olarak böyle bir gündü. Kalabalığın içinde bile huzuru hissettiren, insanın içine ince ince işleyen bir atmosfer vardı. Koridorlarda yankılanan sesler, sergi stantlarının üzerinde sergilenen eserler ve insanların gözlerindeki heyecan... Her şey bir araya geldiğinde ortaya yalnızca bir sergi değil, emekle örülmüş güçlü bir hikâye çıkıyordu.

Sergi alanına girildiği anda ilk hissedilen şey, sanatın sessiz ama etkileyici gücüydü. Özenle hazırlanan stantların üzerinde duran tablolar yalnızca boya ve tuvalden oluşmuyordu. Her biri bir öğrencinin içinde taşıdığı duyguların dışarıya yansıyan hâliydi. Kimi resimde dinginlik vardı, kimi çizgide kırgınlık, kimisinde ise insanın içine umut bırakan bir aydınlık... Renkler bazen insanların söyleyemediği şeyleri anlatır. İşte o gün de en çok renkler konuşuyordu.

Öğrencilerin hazırladığı eserlerin önünde durdukça insan şunu daha iyi anlıyor: Sanat, insan ruhunun en saf hâlidir. Çünkü insan kendisini en gerçek şekilde üretirken ortaya koyar. Bir fırça darbesinde sabır vardır, bir desenin içinde günler süren emek saklıdır. Dışarıdan yalnızca birkaç saatlik çalışma gibi görünen eserlerin arkasında aslında uzun geceler, yorulan eller ve vazgeçmeyen bir çaba bulunur.

Program boyunca öğrencilerin heyecanı gözlerinden okunuyordu. Eserlerinin yanında dururken taşıdıkları gurur, insanın içine dokunan en güzel detaylardan biriydi. Çünkü görülmek, takdir edilmek ve emeğinin değer bulduğunu hissetmek herkes için tarifsiz bir mutluluktur. O anlarda yalnızca tablolar sergilenmiyordu; genç insanların hayalleri de görünür oluyordu.

Sergiye katılan Murat Önder ve Mustafa Terkos, eserleri dikkatle inceleyerek öğrencilerle sohbet etti. Bu tür ziyaretlerin en güzel tarafı da budur aslında. Gençlerin ortaya koyduğu emeğin fark edilmesi, onların içindeki üretme isteğini daha da büyütür. İnsan destek gördüğü yerde güçlenir. Bir öğrencinin yaptığı eserin önünde birkaç dakika durulması bile bazen uzun cümlelerden daha kıymetlidir.

Serginin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise çini sanatının yer aldığı köşeydi. İncecik işlenmiş motifler, sabrın ve estetiğin birleşmiş hâli gibiydi. Çini yalnızca bir süsleme sanatı değildir; geçmişten bugüne taşınan kültürün sessiz anlatımıdır. Her desenin içinde yılların birikimi, her rengin içinde ise Anadolu'nun ruhu vardır. Özellikle mavi tonlarının verdiği huzur, insanı geçmişin sakin sokaklarında yürüyormuş gibi hissettiriyordu.

Bugünün dünyasında insanlar çoğu şeye hızla bakıp geçiyor. Hissetmeden görüyor, düşünmeden unutuyor. Fakat sanat insana yavaşlamayı öğretir. Bir tablonun karşısında birkaç dakika sessizce durabilmeyi... Bir emeğin ne kadar değerli olduğunu fark etmeyi... Ve en önemlisi, gençlerin içinde taşıdığı ışığı görebilmeyi...

O gün çekilen fotoğraflar yalnızca bir anı olarak kalmayacak. Çünkü bazı kareler zaman geçse bile taşıdığı duyguyu kaybetmez. Gülümseyen yüzler, eserlerinin yanında heyecanla duran öğrenciler, sanatın etrafında birleşen insanlar... Bunların her biri hafızada iz bırakacak kadar anlamlıydı.

Bir toplumun geleceği yalnızca büyük binalarla kurulmaz. Üreten gençlerle, düşünen zihinlerle ve sanatın değerini bilen insanlarla kurulur. Ve o gün Şems-i Tebrizi Kız Yurdu'nda görülen şey tam olarak buydu: Sessizce büyüyen emek, görünür hâle gelen yetenek ve insanların içine umut bırakan bir sanat yolculuğu...

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *