• 29 Temmuz 2020, Çarşamba 8:51
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

YARALI YÜREĞİM

Diyorum ki; Kobani diye diye doğu Türkistanlı/ Uygur Müslüman Türklerinin sesini duymazdan gelmek var mı? Cinsi sapıklar hak özgürlük diye yürüyüş yaparlarken Japonya Doğu Türkistan için ülkesinde sesini yükseltirken hani nerede, İslam Dünyası?

Hani nerede insan hakları çığırtkanları?

Hani nerede bir balinayı kurtarmak için seferber olan ABD- Rusya

Hani nerede? Petrol kralları

Hani nerede? chp

Hani nerede? İyi’ciler

Hani nerede? Laiklik gak guk insan hakları kem küm diyen zevatlar uyuz böceği zavallılar

Hani nerede sol kolunu yukarı kaldırıp mecliste gösteriş yapan zihni iğdiş ukalalar

Hani nerede her türlü özgürlüğün insan haklarının yanında olduğunu iddia eden ve şu sapkınların entel dantellerin yürüyüşüne tomaya çıkarak destek veren sözde vekiller

Hani nerede insanlık

Hani nerede yaşanabilir ve sürdürebilirlikten ahkâm kesen demokrasi süs havarileri

Hani neredesin gerçekten ey medeniyet!

Yoksa sen tek dişi kalmış canavar mısın( ki; zaten öylesin gerçekten)

Hala sen insanlık nasibi diye ne zaman kendine geleceksin?

Ne zaman ne zaman ne zaman?

Doğu Türkistan kobaniden azmı değerli?

Ey Kürtler siz nerdesiniz?

Ey dünya bil ki; "insanlık ayaklar altında ve ölüyor"

Kahrolsun ey batı senin medeniyim diyen medeniyetinin ta cemaziyülevveline.

Kahrolsun ey Çin. Sen Mete hanın hıncını çıkartmaya devam ediyorsun köpek eti yiyen pislikler

Kahrolsun insan haklarına karşı çıkan tüm zihniyetler çıkarcılar satılmış beyin salataları

Kahrolsun tüm yere yıkılası ve yok olası "izm"ler

kahrolsun komünizme geçit veren Çin düzeni ve sempatizan şeytanları

Kahrolsun bu düzeni savunan ve ona destek veren her kim varsa

Kahrolsun halkların kardeşliği deyipte, insanın yaşama inanç ve özgür iradesini kullanma hakkını engelleyenler, elinden alanlar istismar eden flular

Kahrolsun insanı makine gibi görüp insanlığı yıkıp yok edenler, insana gerçekten değer vermeyen uşak ruhlu köle dizaynlı dört ayaklı hergeleler bukalemunlar

Bir damla yağmurun denize faydası vardır.

Müslüman doğu Türkistan için dilinden duayı eksik etme,     Allah aşkına!

Ben ihl'de okuyamadım. Bizim zamanımızda ilçemizde böyle bir okul yoktu. Sonradan açıldı. Gönlüm hep bu okullara gönülden destek vermiştir. Aslında okullar ruhumuzla özdeşleşmeli. Müfredat programı ideolojik bir dolgudan arındırılarak "beşikten mezara kadar ilim öğreniniz" düsturuyla gönüllerin ve ruhların İslam aşkıyla doldurulmasına ve kişilik geliştirmelerine özen gösterilip önemle desteklenmeli, iş ve meslek hayatını anlamlı kılan seçiciliğe, dini ve milli bütünlüğü önemseyen ahilik anlayışıyla teşkilatlanmaya değer kazandırılmalıdır. Ülkenin selameti milli birliğin ve bütünlüğün teminatı bu anlayış ve kurumların değer ifade etmesiyle kökleşir ve sağlamlaşır. Sağlam adımlar sağlam kurumlarla atılır ve ayakta kalır.

 

Yedi düvele karşı tüm maddi imkânsızlıklara rağmen mana yüklü bir güçle, Çanakkale'de destan yazan ümmetin okçular tepesindeki yiğitlerine, kendi içinden çıkan bir güruhun silahla hizaya getirme çabası, bu milletin manevi kodlarını ya anlamak istemedikleri ya da anlamaktan aciz olduklarını ortaya koyuyor. Öyleyse yeniden ve kendi özümüzü kucaklayacak şekilde batı taklitçiliğinden uzak, kendi dinamiklerimize dayanan yeni bir eğitim müfredatına ve yeni bir güçlü eğitim ordusuna ihtiyaç var. Bu sadece imam hatipleri kapsayan bir düzenleme değil, tüm eğitim kurumları böyle bir aktiviteye dönüşmeli/ dönüştürülmeli.

Ayasofya;

vav oldum, harf harf dökülüyorum, ruhen içime
satırlarım, damla damla ıslanıyor, naif mısralara
bizim ilâhi bir yükümüz var,"halinle dosdoğru ol"
ben, elif gibi dik durur, boyun eğmem kisralara….
….
Sen bize böyle sesleniyorsundur eminim.Manevi bir yükün altındasın Ayasofya.Yıllardır suskunluğunu içine atıp arıtırken içini şimdi yoğun bir  sel oldun akıyorsun, karıştın ümmetin gözyaşlarına.İnşallah Doğu Türkistan ve tüm ümmetin kurtuluşuna vesile olursun Ayasofya. Sen geldin ya ruhumuz şenlendi. Bastık seni bağrımıza gözler nemlendi. Boyun eğmedin kimseye/kisralara hep dik durdun biliyorum. Ve biliyorum ki bizim içimizdeki har seninle yine tekrar kaynayacak ve asla sönmeyecek bu İslam ateşi. Bu ateş yakarak değil, gönülleri yıkayarak geliyor fethine, dönüştürecek İbrahim’in gül bahçesine. Ve bazıları istemeseler de biliyorum, Rabbim nurunu tamamlayacak.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık