• 20 Ekim 2018, Cumartesi 9:20
SalihGeçer

Salih Geçer

İHALE!...

Sevgili dostlar yine bir hafta sonunda sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşadığımı söyleyerek sohbetimize başlamak istiyorum. Bugün Tarım Bakanımız Bekir Pakdemirli ile bir gazeteci arasında yaşanan ve ciddi bir gerginlik yaratan olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Tarım Bakanımız Pakdemirli, kendisine Et ve Süt Kurumunun gerçekleştirdiği bir ‘et ihalesi’ hakkında soru soran muhalif bir kanalın muhabirini soru sordu diye maskaralıkla suçlayarak, ihalesiz et alınmasını da, ‘ıvır zıvır’ işler olarak tanımladı. Belki bizlik bir şey yok ama bir gazeteci olarak ben şahsen biraz alındım. Neden mi alındım? Çünkü biz gazetecilerin görevi değil midir soru sormak? Doğrusu neyse onu öğrenip vatandaşla paylaşmak, vatandaşı bilgilendirmek.

İlk önce konunun özüne bir bakalım ondan sonra mümkün olduğunca tarafsız bir şekilde olayı irdelemek istiyorum.

Muhabirin çalıştığı muhalif kanalın iddiasına göre Et ve süt kurumu 27 Eylül’de 300 TIR’lık kemiksiz löp et için gümrük hizmetleri ihalesi yayınlamış. İhalenin son başvuru tarihi ise ilanda 28 Eylül 2018 saat 10.00 olarak açıklanmış. Yani başvuru için 24 saatten az bir süre verilmiş. Araştırdım evet durum böyleymiş gerçektende. Ama esas konu bu değil. Kanalın iddiasına göre esas konu Ocak ayından beri bu etlerin ihalesiz bir şekilde ülkeye getirilmesiymiş. Yani aylardır ihalesiz etler ülkeye geliyor ve vatandaşlara satılıyor, sonradan ihalesi yapılıyormuş. Kısaca olayın geçmişi bu.

Muhabir hanımefendi ayaküstü bakan beyi sıkıştırıyor ve ‘bir soru sorabilir miyim?’ diyor. Geçtiğimiz günlerde de böyle bir olay yaşanmış ve bakan soruyu dinlerken koruma gelerek Bakan Pakdemirli’nin koluna girip soruyu dinlemesine bile izin vermemiş. Bu sefer öyle olmadı ve Bakan bey soruyu baştan sona dinledi ve cevapladı. Onu da sizlerle paylaşayım, sonra durumu değerlendirelim.

Muhabir: İhale sonradan yapıldı deniliyor.

Bakan Pakdemirli: Sonradan yapılsa ne olur? Önemli olan birinin boğazından bir şey geçmiş mi? Fiyatı düzgün mü?

M: İhalenin sonradan yapılması doğru mu?

B: Ya 100 bin liralık ihale… Devlette 100 milyarlarca dolarlık alım yapılıyor. Bu yaptığınız ıvır zıvır şeylerle devletin saygınlığını yitirmeye çalışıyorsunuz. Bunu hiç doğru bulmuyorum. Bu sizin yaptığınız gazetecilik değil maskaralıktır.

İkilinin arasındaki konuşmada bu şekilde ilerliyor. Muhabirin muhalif kanalda çalıştığını zaten söylemiştik. Dolayısıyla onlar bir şekilde ufacık bir açık buldular mı kaşır dururlar. Ama sayın Bakanım sizden, ‘O nasıl bir soru öyle? Türkiye Cumhuriyeti Devleti ihalesiz iş yapar mı? Değil 100 bin lira, 1 lira bile olsa alınacak ürün ihaleye çıkılır ve kanunlara uygun bir şekilde o alım gerçekleştirilir’ demenizi beklerken ‘alt tarafı 100 bin lira’ gibi bir tavır görünce inanın şok oldum. Çünkü malum sayın Cumhurbaşkanımızın hak, hukuk ve adalet konusundaki hassasiyetini hepimiz biliyoruz. Zaten mensupları olduğu partinin ismi ‘ADALET ve KALKINMA PARTİSİ.’ Ak Partiye oy verenler, Cumhurbaşkanımıza gönül verenler bu adalet ve hak ve hukuk gözetmekteki hassaslığını bildiği için gönül vermedi mi? ‘İhale sonradan yapılsa ne olur?’ diye bir cümleyi bir bakan olarak nasıl kurarsınız. Deseniz ki, ‘Ben size röportaj vermiyorum’, deseniz ki, ‘Burası bunların sorulacağı yada cevaplanacağı yerler değil’, deseniz ki, ‘konuyu bilmiyorum’ inanın bu kadar olmazdı. Konuyla alakalı bir dil sürçmesi ve bir yanlış anlaşılma olduğuna inanıyorum. İnşallah en kısa sürede bu durum netleşirde durum bu sürüncemeden kurtulur.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık