• 28 Eylül 2015, Pazartesi 0:00
NihatBAŞBUĞU

Nihat BAŞBUĞU

AİLEDE ANNE OLMAK

Anne Çocuğu dünyaya getiren, ailenin en önemli bireyidir. Çocuğun ilk öğretmeni annedir. Anne, toplum kültürünü çocuğuna yerleşmesini sağlayan, ona

kişiliğinin gelişmesinde yardımcı olan toplumun da en önemli kişisidir.

Türk toplumunda annenin yeri ve önemi her zaman diğer bireylerden farklı tutulmuştur. Kadınlar, erkeklere göre fizyolojik olarak güçsüzdür; ama annelik

kadına güç verir. Eski Türk toplumları incelendiğinde kadına büyük değer verilmiş, devlet yönetiminde ona da söz hakkı tanınmıştır. Kurtuluş Şavaşı’nda gerek cephe gerisinde gerekse cephelerde erkeklerle birlikte omuz omuza savaşarak bu gücünü tüm dünyaya kanıtlamıştır. Bu durum Türk toplumunun geleneksel ev kadınlığı rolünü yüklenen anneye farklı bir bakış açısı getirmiş ve kadınlara iş hayatında duyulan ihtiyacı da arttırmıştır. Anne, sadece evde çocuklarının ve kocasının ihtiyaçlarını gideren bir birey değil, aynı zamanda aile bütçesine de katkıda bulunan üretken bir kişi olmuştur.

Çocuk; hayatının ilk buluşmasını ailede gerçekleştirir. Bebeklik ve çocukluk dönemlerinde sevgi, şefkat, bakım ve yetiştirilme ister. Her bireyin bu ihtiyaçlarını karşıladığı yer onun kendi ailesidir. Her anne ve babanın çocuğu kendine başka güzel, bir başka sevimli gözükür. Çocuk; anne, babanın canından bir parça ve varlığının bir uzantısıdır. Ailenin adını, sanını yaşatacak, soyunu sürdürecek bir varlıktır. Çocuk ailenin mutluluk kaynağı, tüm ilgilerin odağıdır.

Biz anne babalar çocuklarımız hastalandığı zaman sabahlara kadar başında bekleriz. Onun eline iğnenin ucu batsa, canının yandığını hissetsek sanki bizim

canımız yanar. Onu her şeyden sakınır dururuz. Çocuk; anne, babaya güç verir; onlara sıkıntılarını unutturur. Çocuğun ilk gülüşünden, ilk diş çıkarmasına, yürümeye başlamasından, ilk konuşmaya başlamasına kadar her gelişme devresi anne ve babada büyük sevinç nedenidir. (Yörükoğlu, 1983 S:4)

Çocuğun gelişme dönemlerindeki her yeni davranışı anne babayı şaşırtır. Okula başlayacağı günü iple çekeriz. Kendisine okul için aldığımız kıyafetleri okul açılmadan önce defalarca giyer, biz de anne baba olarak onun karşısına geçer onu büyük bir gururla seyrederiz. Eve misafir geldiğinde kendisine alınanları büyük bir heyecanla getirip onlara da gösterir. Okula başladığı ilk günkü heyecanı anne babaya da farklı bir mutluluk verir.

Çocuğunun aldığı ilk karnesi anne baba için çok önemlidir. Bir de karnesi pek iyilerle doluysa o zaman anne babanın keyfine diyecek yoktur. Anne babaların

bu tabloyu yaşaması onlara büyük bir mutluluk verir. Anne babalar, çocukları kendilerinden ayrı kaldıklarında onların özlemlerini çeker, onların sevinçlerini paylaşır, başarılarıyla övünür. Onların iyi bir yurttaş, iyi bir anne baba olduklarını görünce, görevlerini başarmanın sevincini yaşarlar.

 Çocuklar, genellikle model olarak anne ve babayı örnek alırlar. Onlara benzemeye, onlar gibi olmaya çalışırlar. Çocuklar anne babayı örnek alırken onlarda ne görüyorlarsa aynısını kendilerinin de yapmaları gerektiğine inanırlar. Dünyaya gözlerini açıp “merhaba” diyen çocuk, aileye yeni bir heyecan getirir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık