• 04 Şubat 2017, Cumartesi 8:52
NecatiDEMİR

Necati DEMİR

Gösterilmeye Çalışılan Batı, Olduğundan Çok Farklı (2)

Her biri ilmi, felsefi ve dini argümanlarla çözümlenecek olan bu dolçe vita (tatlı hayat) felsefesinin önerileri kabilinden toplumun geniş kitlelerince benimsenmiş gözüken popüler kültür batıdaki muhafazakar ebeveynler de dahil, geleneksel kültürle bir vesileyle irtibatlı aileleri derin bir kaygıya düşürmektedir. Eğer biz bu soruna el atmaz isek, üç kuşak sonrasında batı’da Müslümanlık ya minimize edilir ya da İslamlık dönüşüme uğratılır.

16 milyonluk Hollanda’da 1.5 milyonu uyuşturucu bağımlısı var. Polis bunları çeşitli merkezlerde haftada bir toplayarak uyuşturucu istikaklarını veriyor. Çünkü bunlar uyuşturucu bağımlısı, işsizler, devletin sağladığı sosyal yardım parasıyla geçiniyorlar. Maaşları onların ayda tükettiği uyuşturucuya yetmez, üç gün sonra parasız kalır. Ondan sonra binlerce hırsız her gün bir eve girer, binlerce gaspçı bankamatiklerin önünde zayıf ve yaşlı müşteriyi gasp eder, hale gelirler.

Hollanda toplumunun % 16 sı eşcinsel, asla karşı cinsle ilişki kurmuyor. Muhafazakar aileler, 14 yaşına gelen çocuklarını karşı cinsle arkadaş oldukları zaman memnun olup arkadaşlarıyla ne yapacaklarsa evlerinde yapmaları için teşvik ediyorlar. Çocuklarını hiç olmazsa uygunsuz mekanlarda, disko, bar ve sağlıksız izbe yerlerde toplu sex ve tecavüzden korumak istiyorlar. İskandinav ülkelerinde 1980’li yıllarda 13 yaşındaki bir öğrenci bakire çıktığı için arkadaşlarınca ayıplanmıştır. Aileler ergenlik çağına giren kızlarına cinsel ilişkiye girebileceklerini ancak hamile kalmamaları için korunmaları gerektiğini bunun için de eczanelerden prezervatif alıp çocuklarının kullanmalarını sağlamaktadırlar.

Hollanda sosyetesi ilanla sex partileri düzenliyor. Bir milyon kişi katılarak birbirlerinin eşleriyle birlikte oluyorlar. Muhafazakar Hollandalılar bunu da makul görüyorlar. Aksi takdirde, bunlar herkesin karısına ve kocasına musallat olacaklar düşüncesiyle. Hiç olmazsa çevreye yayılmayıp kanalizasyon gibi birlikte birbirlerini kirletiyorlar, böylelikle temiz eşlere bulaşmaları önlenmiş oluyor, diyorlar.

 

Biraz da kohabitasyon denilen karşıt cinslerin nikahsız birlikte yaşamaları üzerinde duralım. Birlikte aynı evi paylaşan karşıt cinsler notere giderek evdeki eşyaların kime ait olduğunu kayıt altına aldırıyorlar. Ayrılmaya karar verdikleri zaman notere gidip kontratı bozduruyor ve eşyaları paylaşıyorlar. Bir erkekle kontrat ile birlikte yaşayan bir bayan ondan ayrılmak istediğinde bu kontratı bozmak için notere gidiyor. Noterde eşyaları listeleyip paylaşıyorlar. Evlenmemiş bir hanıma evlilik mi yoksa kontrat mı iyi diye sorulduğunda; ikisi de değil, iki taraf da yükümlülük altına giriyor. Ne evli ne kontrat, en iyisi özgür olarak istediğin kişiyle sex yapabilmelisin, diyor.

Tüm bunlar, bireylerin nefsi arzu ve isteklerinin kısıtlanmasının önünü açmak ve hiçbir dini, ahlaki ve insani bir yükümlülüğün altına girmeden karşıt cinslerin doğalarının gereği olan cinsel ve nefsi güdülerinin tatminine yönelik çabalardır. Ben nasıl bir anne ve babanın çocuğu isem, bir dede ve ninenin torunu, bir amca ve dayının yeğeni, bir kardeşin abisi ya da ablası isem benim de çocuklarım olsun.

Sevip okşayabileceğim, kucağıma bastırabileceğim bir yavrum olsun, insani güzel duygulardan olan babalık ve annelik duygusunu ben de tadayım, gibi bireysel, benim de çocuklarım olsun, eğitim-öğretimini tamamlasın, bir meslek edinerek ve bir kariyer yaparak topluma mal ya da hizmet üretsin, yurdun savunmasında asker, polis olarak görev alsın, memlekete, devlete, topluma, millete, insanlığa hizmet edecek yavrularımız olsun duygusu bunların sözlüğünde bulunmuyor. Bilmeden kanmak, görmeden meftun olmak akıl karı değildir. Özgürlüğü, başıboşluk, serbestliği cinsel anomi, bağımsızlığı toplumdan bağsızlık sanıp bir yanılsamaya düşmeyelim, derim.

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık