• 19 Kasım 2020, Perşembe 8:44
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BU TEDBİRLER YETERLİ DEĞİL…

Bilim kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda Cumhurbaşkanımız, korona virüsle ilgili mücadelede yeni kısıtlamalar açıkladı. Yazımın başlığı da bu konuda idi. Bu tedbirler yeterli değil! Bu mücadelede başarılı olmak için daha çok kısıtlamalar gerekliydi.

Anlaşılan o ki vatandaşlara yapılan son derece yumuşak, Maskenizi lütfen takın, maskenizi lütfen doğru takın, sosyal mesafeyi lütfen koruyun. Temizliğe dikkat edin. Lütfen kurallara uyalım. İkazları virüsün yayılımını engellemedi. Lütfen kelimesini biz çok duyduk, alıştık. Virüste duyup alışmıştır.

RAKAMLAR BİZİ BU NOKTALARA GETİRDİ

Bu kalem aylardan beri tekrar ediyor. Açıklanan virüs rakamlarında sıkıntı var. Etrafımıza bakınca açıklanan rakamların daha büyük olması gerektiğini anlayabiliriz.

Yetkililer ısrarla il bazında vakaları açıklamayıp, şeffaf davranmadılar. Küçük gösterilen rakamlar, vatandaşları umursamazlığa itti.

Virüs kontrolümüzde olmasa da, rakamlar kontrolümüzde demiştim. Artık rakamlar da kontrolümüzden çıktı.

İstanbul! Evet İstanbul rüyadan uyanmamıza sebep oldu. Geçtiğimiz yazımda bahsetmiştim. Türkiye’de vefat sayısı 92 açıklandığı gün, İstanbul mezarlıklarına defnedilen, virüsten vefat 164’dür. Resmi kayıttır. Türkiye’de 92 vefat, yalnız İstanbul’da 164 vefat. Mızrak çuvala sığmamaya başladı.

İstanbul’da kamuda çalışan diş hekimleri filyasyon ekibindeler. Bu ekiplerde görev yapan bir diş hekimimiz, kendi ilçesinde bugün 600’ü aşkın vaka tespit edildiğini söylüyor. İstanbul’da 39 ilçe var. Hekimimiz İstanbul’un diğer ilçelerinde de durum farklı değil. Yani sadece İstanbul’da günlük vaka sayısı yirmi bin civarında. Türkiye’de ise 3500 civarında. Haaaa! Bunlar hasta olanlar.

Bakınız Türkiye’de şu ana kadar vefat, on bir bin küsür, oysa sadece İstanbul’da şu ana kadar vefat yani virüsten ölenler, dokuz bin küsür. Varın gerisini siz düşünün.

Rakamları tam açıklamayıp, bizi bu ürkütücü rakamlarla karşı karşıya bıraktılar.

İşin içinde CAN var. Giden canlar var.

OKULLAR, OKULLAR, OKULLAR…

Sağlık Bakanımızdan sonra virüslü dönemde en çok konuşan, açıklama yapan Milli Eğitim Bakanımız oldu. Her gün bir şeyler değişti. İnanıyorum bu değişikliklere okul idarecilerimiz ayak uydurmakta zorlandılar.

Yok yüz yüze eğitim yok internet üzerinden eğitim yok şu sınıflar yüz yüze eğitim yapacak yok sınıflarda yarı mevcut olacak yok sınıflar hafta da iki gün yüz yüze yapacaklar v.s v.s…

Okulların açılması tabi virüsü yayacaktır. Medyaya düşen fotoğraf sınıfta herkes maskeli, sınıf az mevcutlu oturmuşlar. Bu fotoğrafa bakarsanız her şey uygun. Ancaaaak. Bu öğrenci evinden çıkıyor, asansöre biniyor, servise biniyor veya toplu ulaşımı kullanıyor, okula ulaşıyor. Okulun kapısından girip, sınıfına girene kadar kimlerle karşılaşıyor. Çocuk bu şakalaşıyor. Sonunda sınıfına ulaşıp, o fotoğrafı veriyor. Virüs fotoğrafa bakıp bizim gibi olumlu karar vermiyor. Virüs o öğrenciye sınıfa gelene kadar kaç kez müdahale edip bulaşmak istiyor.

Ders sonunda öğrenci aynı şekilde evine ulaşıyor. Evine ne getirdi bilemeyiz ama, Milli Eğitim Bakanımızın açıklamasını duyunca şaşırıyorum.

Bakanımız diyor ki! Çocuğunu okula gönderenlerin evinde, çocuğunu okula göndermeyen velilerin evinden daha az virüs bulaşıyor diyor.

Yani çocuğunuzu okula gönderirseniz sizin eve virüs az uğruyor. Çocuğunuzu okula göndermezseniz virüs sizin eve daha çok uğruyor diyor, Bakanımız.

Bu araştırmayı kim yapıp, bu karara varıldı bilemiyorum.

Aslında eğitim de işin özü şu. Okullar açık olsun, özellikle özel okullarda maddi sorun olmasın. Veli- Okul idaresi para konusunda karşı karşıya gelmesin.

Ne oldu şimdi? Yıl sonuna kadar okullar kapalı. Kantin çalışmayacak, okul servisleri çalışmayacak, yemek veren okullarda yemekhaneler kapanacak. Öğretmen derse giremeyip özel okullarda maaş derdine düşecekler. Hele saat karşılığı sözleşme yapan öğretmenler.

Bu nokta da devlete büyük görev düşüyor. İşte bu mağdur olan kesime yardım edecek, gerekirse yatırımlara ara verecek. Mesele CAN meselesi.

BELEDİYELERE TOPLU TAŞIMADA KOLAYLIK!

Okullar kapanınca okul servisleri atıl kalıyor. İşte bu nokta da belediyeler, yolcu yoğunluğunun olduğu saatlerde bu c plakaları kullanabilirler.

Hem bu şekilde virüsle mücadele olur, hem de okul minibüsleri sahipleri, şoförleri mağdur olmaz.

Bunu yapmazsanız, biz bir minibüsün içinden yok 24 kişi çıktı yo 35 kişi çıktı diye çok haber görürüz. Tabii tuzu kurular, plaka fiyatlarının çok artmasını isteyenler buna karşı çıkarlar. Onlar kendi kazançlarına bakarlar. Komşusu açmış umurlarında olmaz.

Belediyelerimize sesleniyorum! Haydi bir ilke imza atın yasaları zorlayın C plakaları yolcu taşımacılığına verin. Bir gün Konya dışında bir belediye bu uygulamayı getirirse şaşırmam.

Güzel ülkemin güzel insanlarına esenlikler diliyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık