• 15 Şubat 2018, Perşembe 7:20
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

14 Şubat’ın ardından

Sevgililer Günü!...

Kutlarız sadece, eşler, nişanlılar, sözlüler özellikle sevgililer için hep özel olarak adlandırılmış ama neden özel olduğu pekte bilinmeyen, aslında ihtiyaçta duyulmayan sadece çiftlerin birbirlerine hediye almak mecburiyetinde hissettikleri bir gün…

Bu 14 şubat nereden doğmuş:

1400’lü yıllara ait kayıtlarda kesin olmamakla birlikte Aziz Valentin’in Roma’da Hıristiyan bir çiftin evlenmesine yardımcı olduğu için İmparator 2. Claudius’un emriyle kafası kesilerek öldürüldüğünden bahsediyor.

İşte dünyanın birçok yerinde aslında bugün ‘Aziz Valentin Günü’ olarak kutlanıyor.

Ancak Sevgililer Günü’nün modern çağdaki izlerini takip ettiğimizde karşımıza tarihi ve dini referanslardan çok ekonomik veriler çıkıyor.

Günümüzde pazarlama ve tüketim enstrümanlarının tümünü bünyesinde barındıran 14 Şubat, popüler kültür araçlarıyla kamuoyuna sunulduğu için tarihi arka planı da kimsenin ilgisini çekmez olmuş durumda.

14 Şubat Sevgililer günü gibi, anneler, babalar, öğretmenler günüde artık bir hediye kültürü haline geldi.

Söz konusu günlerde firmalar, hemen hemen tüm ürünlerde kampanyalar, (sözde) çeşitli indirimler yapıyor.

Tüketici dernekleri ise alışveriş tutkusuna kapılmaması için vatandaşlara çeşitli uyarılarda bulunuyor..

Buna rağmen 14 Şubat 2018 yılı için firmalar çiçek, mücevher ve yeme-içme başta olmak üzere 250 milyon liralık satış bekleniyormuş.

250 Milyon lira, eski parayla Trilyon lira….

Hal böyle olunca da bu tür günler için kapitalist bir oyun demek aslında çok ta yanlış bir tabir sayılmıyor…

Çıkıp dolaştığınızda neredeyse her firma, irili ufaklı, hatta zaferdeki dönercilerin camlarında bile kalpli kalpli süslemelerle Sevgililer Gününe dikkat çekiliyor…

Yukarıdaki zikrettiğim rakamı duyduktan sonra şaşırmamak için ne kadar zorlasam da olmadı…

Sadece bir gün için hem de ne anlam ifade ettiğini bilmediğimiz bir gün için bu kadar büyük bir bütçe şaşırmamak elde değil ne yapayım…

İnsanız biz, sevmek sevilmek fıtratımızda var…

Aşk elbette çok güzel bir duygu ama bir insan aşkını sadece neden bir günde ve neden ‘en pahalı en güzel hediyeyi ben alıyorum’ modunda göstermeye çalışır ki…

Gülün tanesinin fiyatı 10 liradan başlıyor 25 liraya kadar çıkıyor…

İndirimler!

Hele bu özde değil sözde indirimlere hiç inanmıyorum artık…

Hele ‘özel günlere’ için yapılan indirimlere hiç inanmıyorum!...

Bizzat yaşadığım bir indirim kazığı olayından sonra asla bu indirimler samimi gelmez bana…

Geçtiğimiz aylarda yurt dışında epey meşhur olan ‘Kara Cuma’yı ülkemizde de uygulama muhabbeti vardı…

Biz bunu Konya olarak ‘Mübarek Cuma’ gibi alternatif farklı isimlerde değerlendirdik…

İşte bu indirimler başlamadan önce bir mağazanın tekinde pantolon beğenmiştim 160 lira idi fiyatı yüksek geldi almadım…

Aradan birkaç hafta sonra çok kalabalık bir ‘Mübarek Cuma İndirimi’nde girdim mağazaya ve pantolonu almak istedim…

Çünkü vitrinlerde yüzde 50-60 indirim yazıyordu…

Pantolonu buldum ve üstündeki etikete baktım…

Fiyatı: 290 liradan 160 liraya düşmüş…

Mağaza çalışanına sordum bu pantolon iki hafta önce 160’tı zaten ben bakmıştım nasıl bir indirim bu diye…

‘Bu sezon  pantolon beyefendi siz karıştırıyorsunuz’ dedi…

Ahanda işte tamda bu yüzden ve artık hele hele yüzde 50-60 falan diyorlarsa vitrin camlarında indirim yazıları, kesinlikle o mağazanın kapısının önünden geçmiyorum…

Tek bir güne takılı kalmanın, tek bir gün için sevdiğini belli etmenin, söylemenin, göstermenin bir anlamı yok…

364 gün hediye almıyorsanız sevdiğinize, annenize, babanıza, öğretmeninize, ha o tek günde almayı verin…

Yok illa bir hediye verecekseniz, tecrübe ile sabittir, elinize küçük bir kağıt parçası alın ve 3-5 satır sevginizi yazın (SMS değil ama) ve sevdiğiniz kişiye verin inanın aldığınız yüzlerce liralık hediyelerden çok daha makbule geçer...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık