• 20 Kasım 2020, Cuma 8:46
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

YENİ TEDBİRLER, DEVLET VE İNSANLAR

Sağlık Bakanlığ tarafından her akşam günlük korona virüs vaka sayısının kamuoyuna açıklanması olağan hale geldi.

Bakanlığın Çarşamba akşamı açıkladığı günlük yeni hasta sayısı 4215, vefat eden sayısı 116, ağır hasta sayısı 3742, toplam vefat edenlerin sayısı ise 11.820’ydi. 3742 olan ağır hasta demek, ölüme yaklaşan hasta demek.

Bir de resmiliği teyit edilmeyen gayri resmi vaka sayıları var.  O sayılar insanı dehşete  ötesi  bir duruma düşürecek kadar fazla.

Bazı iller de Tabip Odaları tarafından yapılan açıklamalara bakılırsa günlük vaka sayısı geride bıraktığımız günlerde, 35-40 bin civarındaydı.

Aynı şekilde bazı Büyükşehir  Belediye Başkanları da  geride bıraktığımız günlerde ülke genelinde günlük vaka sayısının , 35-40 civarında olduğunu  açıkladı.

Öte yandan muhalefet partilerinin liderleri ve yöneticileri de günlük vaka sayısının açıklanandan çok fazla olduğunu her gün  ifade ediyor.  Mesela geçen hafta  Deva Partis i Genel Başkanı  Ali Babacan, son günlerde ülke genelinde günlük vaka sayısının, 75-80 bin civarında olduğunu söyledi. Babacan’ın söylediği sayı şayet sağlıklı bir bilgiye dayanıyorsa, salgının kitlesel hale geldiğini  göstermesi bakımından çok önemli.

Bir gerçek var ki, vaka sayıları bir hayli yüksek.

İki  ay öncesine göre vakaların çok arttığını insanlarda yaşadığı çevrelerde görüyor. Sayıların yüksekliğini herkes bir şekilde öğreniyor.  Korona virüs şehirlerde, köylerde  binlerce  diyebileceğimiz hanenin kapısını çalmadan, kapıyı iteleyerek içeriye girmeye başladı.Son bir kaç hafta içerisinde telefonla konuştuğumuz bir çok arkadaş, ya kendisinin ya bir aile mensubunun ya da bir tanıdığının pozitif olduğunu söyledi .  O insanların  kimisi hastanede yatıyor, kimisi de evinde tedavi görüyor.  Bu arada son bir ayda iki pozitif vakada bizim evde çocuklarda görüldü.Bizlerde halen ikinci defa  karantina altındayız.

 Türkiye ne zaman sona ereceği öngörülemeyen ve insanı öldüren kitlesel bir salgına karşı hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Korona  dehşeti  üzerinde yapılan bir tartışmada günlük vefat edenlerin sayısıyla ilgili.. 

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı vefat edenler sayısı ile karşı tarafların açıkladığı vefat edenlerin sayıları arasında, “uçurum” denecek kadar açık ara fark var. Öte yandan halkımız Bakanlığınaçıkladığı vefat sayısının açıklanandan çok faza olduğunu ,TV ekranlarına çıkıp konuşan  bilim insanlarından öğreniyor.  Yaşadığı şehirlerde koronaya bağlı vefat edenlerden biliyor.Bakanlık  tarafından açıklanan günlük vefat sayısı  5’le, 10’la çarpılarak insanı yerinden hoplatan sonuçlar açıklanıyor.

Korkunç  gerçekler söz konusu.

Vakalar artarken sokaktaki  umursamaz insan manzaları da insanı dehşete düşürüyor.

Koronanın ülkemizde  görüldüğü ilk günden beri çok özel gayretlerinin olduğunu düşündüğümüz Sağlık Bakanı Dr.Fahrettin Koca bir kaç gün önce, “VİRÜS KİTLESEL BULAŞMA DÖNEMİNE GEÇTİ” dedi. Bakan bey bu açıklamısından önce de “ARTIŞ BÜTÜN ÜLKEDE YAYILMA  DÖNEMİNDE” demişti. Korona karşısında insanların üzerine düşeni yapması için bundan daha net ve açık uyarı olabilir mi? Daha ne desin, ne yapsın bakan bey? Kurallara  uymayan insanların kolundan tutarak yüzlerine maske mi takacak? Kollarından tutarak, sosyal mesafe ayarı mı verecek? Yoksa lavobanın başına geçerek  hijyen  mi öğretecek.? Ağızlarındaki sigarayı alarak söndürüp çöpe mi atacak?

Ya bu ülkenin Cumhurbaşkanı bir çok defa insanlara maske, mesafe ve hijyen hatırlatması yaptı. Maskenin nasıl doğru kullanılacağını anlattı. Korona ile mücadelede kurallara uyulması gerektiğinin önemine defalarca vurgu yaptı.

Ne kadar anladık?

Kurallara ne kadar uyduk?

Uymadığımız apaçık ortada.

Her gün binlerce yeni vaka..

Her gün sayıları artan ağır hasta.

Her gün koronadan hayatını kaybeden çok sayıda insan.

Bunlara bağlı olarak ekonomide daralma..  İşsizlik, fakirlik, belirsizlik, umutsuzluk,hasret ve psikolojik sorunlar.

Kurallara, sınırlama ve kısıtlamalara uymayacaksın.. Sonra da kalkıp devleti eleştireceksin. Yönetenleri eleştireceksin.. “Vermiyor, yapmıyor, önlemiyor, yardım etmiyor..” diyeceksin. E..Tabi devlet malı  deniz.

Yaşamakta olduğumuz  korku filmi gibi şu ağır günlerde herkese önemli görevler düşmekde.

Gördüğümüz kadarıyla devlet üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyor.

Yeri gelmişken  söyleyelim devletin işi çok zor..

Neden?

Tedbir almadın..” Neye almadın?”

Tedbir aldın.. “Neye aldın, nasıl aldın?”

Kendi partisini yönetmekte zorlanan muhalefet alınan yeni tedbirlerden sonra “Özgürlükler kısıtlanıyor. 65 yaş üstü mağdur ediliyor. Çocuklar okula nasıl gidecek? Servisciler ne yapacak? Kırahatane sahipleri nasıl geçinecek? Halk ne yiyecek” gibi eleştirilerle siyasi rant elde etmek için esip gürlüyor.

Hayret..!

İnsanların sağlığı üzerinden siyasi rant hesapları yapıldığına şahit olmaya başladık.

Devletin  aldığı tedbirler arasında eksiklik yok mu?  Elbette var. Mesela bana göre tedbirler daha kapsamlı olabilirdi.. Şehirler arası ulaşımın iş adamlarını kapsamayacak şekilde ve zorunla haller dışında kısıtlanması gibi.. Kamu ve özel sektörde daha çok esnek çalışma sistemi ve hatta evden çalışma gibi.. İşsizlere, fakirlere her ay belli bir miktarda geçim yardımının sağlanması gibi.. Asgari ücretle çalışanların durumunun gözden geçirilmesi gibi.. Düşünülmesi gereken  daha başka ve farklı tedbirler de mutlaka olmalı.

Muhalefet  şu zor dönemlerde dahi didişmenin peşinde. Ne yapılmasını ve nasıl yapılmasını konuşmaktan ziyade, “Nasıl olacak, ne olacak? Tartışmaları üzerinden puan toplamaya çalışan bir muhalafet var.

YENİ TEDBİRLER:

Bugünden geçerli olmak üzere artan vakalar karşısında devlet  bir takım yeni tedbirler aldı. Alınan tedbirler sayın Cumhurbaşkanı tarafından konunun önemine binaen  bizzat açıklandı.

Buna göre 65 yaş üstü vatandaşlar her gün saat 10.00- 13.00 arasında, çalışmayan 20 yaş altı nüfus her gün saat 13.00- 16.00 arasında sokağa çıkabilecek.

Hafta sonları  saat 20.00’den sabaha kadar zorunlu  haller dışında sokağa çıkma yasağı uygulanacak.

Okullarda tatil sonrasında online eğitime geçilecek.

Alış veriş merkezleri, marketler, restoranlar, berber ve kuaförler çalışma süreleri, sabah saat 10.00- 22.00 arası ile sınırlı olacak.

Sinemalar yılsonuna kadar kapalı kalacak. Restoran ve kafelerde sadece paket servis uygulanabilecek.

Tüm spor müsabakaları  önce de olduğu gibi seyircsiiz oynanacak.

Şehirlerde  kalabalığın yoğun olduğu alanlarda sigara içme yasağı sürecek.

Kamu ve özel sektör işyerlerindeki esnek mesai düzenine, mesai saatlerinin yoğunluk oluşturmayacak şekilde uygulanmasına hassasiyet gösterilecek..

Bakalım insanlarımız bu tedbirlere  uyacak mı?

Uymak mecburiyetindeyiz.

Sağlığımıza, aile bireylerimizin sağlığına, toplum sağlığına önem  veriyorsakyeni tedbirlere de harfiyen uymak mecburiyetindeyiz.

Yarınlarda daha kötü ve daha feci sonuçlarla karşılaşmamak için alınan her türlü tedbire  ve  aylardır ısrarla  belirtilen kurallara uymaya mecburuz.

Artan ve pik yapan vaka sayıları yarınların, bugünden daha kötü olacağını gösteriyor bize.

Alınan tedbirler sosyal izolasyon ve virisün yayılma hızını önlemek bakımından  önemli tedbirlerdir. Keşke daha kapsamlı  ve çok daha önce alınabilmiş olsaydı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık