• 16 Ekim 2020, Cuma 9:09
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

MEVLANA ÇARŞISI VE BY-PASS

Mevlana Çarşısı’nda yıkım başladı.

Yıkmak  lazımdı, yıkıyorlar.

Altın Çarşısı’da yıkılacak.

Buranında yıkılması gerekiyordu.

Aslında şehrin o kısmında yıkılması gereken başka ucube bina ve işyerleri de bulunuyor.

Mesela varlığı ile halka büyük rahatsızlık veren ve tarihi Kadınlar Pazarı yerine dört dönem önceki Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından yaptırılan Melike Hatun Çarşısı.

Şehir ve tarih sevdalılarına göre Melike Hatun Çarşısı’nın yıkılması, Mevlana ve Altın Şehir Çarşılarının yıkılması kadar elzem.

Nasıl bir akıl ve mantığın eseri Melike Hatun Çarşısı?

Nereden bakarsanız bakın anlaşılacak gibi değil.

Hatırladığımız kadarıyla her biri iki metre genişliğinde dört ayrı girişi olan Melike Hatun Çarşısının insanı ürperten bir yanı var. Havasız, kasvetli ve sıkıcı. Allah göstermesin bir delinin “Bomba var” diye  bağırması halinde çarşının içinde bulunan binlerce insan dışarıya çıkmakta zorlanacak ve bu sebepten dolayı hayatını kaybedenler bile olacaktır. Anlayacağınız  çarşı kafesten farklı değil.

Sonra Kadınlar Pazarı yıkılarak önemli bir tarihte yok edildi.

Bağında, bahçesinde ürettiği sebze ve meyve ile az çok geçimini sağlayan üretici bitirildi. Bahçivanlık geleneği  öldürüldü. Yaşatmamız gereken miras ve değerleri ortadan kaldırarak, unutturarak yola devam ediyoruz.

Ne hazindir ki tek kişinin aklıyla oluyor bu  tahribat ve yıkımlar.

İstişare yok. Ortak akıl yok. Bilimsel heyetler yok. Üniversitelerin ilgili bölümleri de yok.

Kendilerini olağanüstü akıllı ve geleceği  bilen insanlar olarak görenler şehri  kendilerinin sanıyorlar. Nasıl olsa soran yok, sorgulayan yok. Mahkeme yok.Bu arada  bu her dönem böyle oldu.

Melike Hatun Çarşısının Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın aklının bir kenarında duracak olmasını umut edelim. Halkımız tarihi Kadınlar Pazarı’nı aslına ve tarihe uygun bir şekilde aynı yerde istiyor ve bekliyor.

Mevlana Çarşısı ile Altın Çarşıya dönelim..

Yineleyecek olursak..

Yıkılmaları lazımdı, yıkıyorlar.

Konya’ya  yakışan yeni  meydanlar ve mekanlar oluşturulmaya çalışılıyor.

Çok güzel düşünceler bunlar.

Çok güzel icraatlar bunlar.

Bölgede 2-3 katlı yeni işyerleri ve makanlar oluşturulacak.

Bölgede tarihi hatırlatan caddeler, sokaklar yapılacak.

Bölgeden  Aziziye Camisine,

Tarihi Bedesten içine,

İplikçi Camisine,

Hazreti Şems’in Türbesine,

Alaeddin’e kadar olan geniş bir alan içerisinde tarihi bir dönüşüm gerçekleştirilecek.

Çalışmalar tamamlanınca şehir yenilenecek ve bambaşka bir şehir olacak.

Kim yapıyor, kim yapacak bunca işi?

Büyükşehir Belediyesi yapıyor, Büyükşehir Belediyesi yapacak..

Ama..

Fakat..

Şehrin fiziki yapısını değiştiren bu büyük projenin müellifleri arasında Konyalı olan tek kişi, mimar  ve kurum yok.

Neden?

Ahh.. “Neden” olduğunu bir anlayabilsek.

Sahi neden?

Müellif Konya dışından ve Konyalı değil..

Oysa bu şehirde uluslararası iş yapan mimarlar var.

Ulusal ve uluslararası çalışan mimarlık ofisleri var.

Şehrin geçmişi ve geleceği hakkında söz söyleme  ehliyetine sahip akil insanlara var.

Meslek örgütleri var.

Sivil Toplum Kuruluşları var.

Haberlerinizi yapmak dışında önemsemediğiniz medya kuruluşları var.

Bütün bunların toplamına objektif ve şeffaf düşünenler “Ortak Akıl” diyor.

Çok daha önemli olan bir şey daha var..

O nedir biliyor musunuz?

Bu  şehirde tam beş üniversite var.

Bu üniversitelerde binlerce bilim adamı var.

Bu üniversitelerde üç mimarlık fakültesi var.

Bu fakültelerde uluslararası değere sahip mimarlar var.

Bu şehri “Ara istasyon” olarak görmeyen ve şehir sorumluğu taşıyan bilim insanlarıda, idarecilerde var.

Şehrin tarihini, geçmişini, örf ve adetlerini, beklentilerini bilen bu insanlar ve kurumlar şehir yenilenirken, By-Pass.

İyi mi?

Ne kadar iyi olduğunu ya da olmadığını da bir zahmet siz düşünün artık..

Bunları yazarken ister istemez aklıma Çatalhüyük   olayı geldi. Yakın geçmişte Çatalhüyük’te  ihale edilen bir proje vardı. Yapılan ihaleyi Konyalı bir firma kazanmıştı  Proje tam bitmek üzereydiki iptal edildi. Sonra aynı iş Konya dışından bir firmaya verildi.

Mevlana Çarşısı yıkılıyor..

Altın Çarşısı’da yıkılacak.

Umalım ki Melike Hatun Çarşısı’nı yıkmakda izah ettiğimiz sebeplerden dolayı akıllarına gelir.

Gene umalım ki bu gibi işlerde  Konyalı müelliflerde akıllarına gelir.

Yanlış mı biliyoruz?

Gayret ve iyi niyetinden şüphe etmediğimiz Uğur başkan acaba biz yanlış mı düşünüyoruz?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık