• 03 Mayıs 2017, Çarşamba 7:40
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

SEÇİM BİTTİ AMA ETKİLERİ?

Hala devam ediyor hatta daha da konuşulacak gibi.Seçimlerin ülkemiz genelinde huzur içerisinde yapılması ve alınan sonuçlara bir takım çevrelerin rahatsızlığı,onlarda hala bazı şeylerin olabileceği    varsayımları onların türlü türlü yollara  hani denize düşen yılana sarılır temsil misaliyle yaklaşımları        bir çok kapıların muhalefet nezdinde çalınması, partililerce yolların aşındırılmasını zorunlu kılmıştır.!

 Yoğun bir gündemimiz var ve biz daha seçimden yeni çıktık söylentisi/yorumlamaları medya organlarında devam ediyor. Lehte veya aleyhte çeşitli TV kanalları bunlarla dolup taşıyor. Ana muhalefetin sesi olmuş iki kanalla diğer kanallar, kendi muhataplarına diyelim adeta olayları kendi çerçevelerinden sunma konusunda yarış içerisindeler. Önemle vurgulamak istediğim husus şu; evet tartışılsın, konuşulsun her mesele masaya yatırılsın, doğrular ortaya konsun ama her şey dürüst ve toplumsal olgunluğa yakışır bir şekilde gerçekleşsin. Lütfen; yani yalanla dolanla bir takım masa başı dürüst olmayan algı operasyonlu söylemlerle, kendi halkına güvenme konusunda tereddüt gösterip hatta kendi halkını hiçe sayıp onun verdiği kararı hazımsızlıkla, ona hakaret edici söylemlerle bir yerlere tekrar getirmeye çalışırsan, o zaman, ya sen halkı gerçekten anlamıyor ve ona güvenmiyorsun ya da eskiden beri o bildik alışkanlığını devam ettirme konusunu bir türlü düşüncenden vazgeçmiyor ve zihninden demokrasi dışı isteklerini söküp atamıyorsun. Neydi O? diyelim şimdi. O düşünce ki; halk benim ve devlet benim, her şey benim. Kontrol bende ben ne dersem doğrudur vs. Abartmadan söyleyelim mesele kısaca böyle işte.

Lakin bu kafa yapısı geride kaldı. Hatta demode oldu diyebiliriz. Bu zamanda bu kadar buraya kadar gelinen noktada bu kadar badireler atlatılıp hala halka güvenmiyorsan, gençlere güvenmiyorsan o zaman ya siyaseti bırakacaksın ya da siyasetini yeniden adam akıllı gözden geçirip halkın diliyle ruhuna konuşacaksın. Amma görünen o ki; Seçimler her siyasi partiye her kuruma bir şeyle söyledi söylemesinde acaba halkın vermiş bu mesaj doğru bir dille alındı/algılanabildi mi? İşte bu meselenin bam teli.

Efendim malumunuz seçimin %51,4 oranında evet demesiyle ülkemizde ve batıda kafalar nedense hazımsızlıktan ve iştah kesilmesinden çılgına döndüler. Avrupa’da hala tartışıyorlar ve Almanya,  Hollanda gibi ülkelerde yaşayan soydaşlarımıza karşı geri dönün baskısı kurulduğu söyleniyor. Sözde medeni olan bu çakallara laf anlatmak elbette zor. Düşüncelerini İslam düşmanlığı üzerine yoğuran bu zihniyetler radikal İslam, fundemantalizm, islamafobi gibi kendi uydurdukları argümanlarla saldırılarını eksiltmeden sürdürüyorlar. Baskın ve Avrupa Birliği ile tehdit varyasyonları ve PKK’yı YPG ‘yi koz olarak kullanma alışkanlıkları hala geçerli bir yöntem. Kim demiş Avrupa medeni diye? Karşımızda yamyam bir güruh var. Nerden tutturuldu bir Avrupa sevdası, Davamız kendi özümüzde de dönüşe engeller var… Cemil Meriç ‘in tesbitiyle bugün tarihimizde haçlı zihniyetinin kalıntı ruhları var.      Bir ülkenin kendi tarihine, misli görülmemiş tarihte ender rastlanan bir zihniyetle saldırgan tavır gösterip reddi miras yapması, evladın babayı tanımaması gibidir. Atasını inkâr etmesi demektir.600 yıl boyunca devleti ebed müddet için dökülen kanların verilen canların yok sayılması ve kültürün kabul edilmemesi demektir. Bizi kendi içimizden kendimizle vuranlar yüzlerce yıldır bize pranga taktıkları için mutluydular ama halk idareye el koyunca bu nasıl diyerek tepkilerini içerde ve dışarıda yüksek sesle dillendirmeye başladılar. Maksatları sesi ne kadar üst perdeden söylerlerse ve üç beş vatan haini baldırı çıplakta desteklerse o zaman hem halka hakaret edecekler hem de seçimlerin geçerli olmadığı yalanını açıkça söyleyecekler hatta ileri götürüp halkın kararını tanımıyoruz diyecekler. Böyle bir demokrasi mantığı galiba bizim ülkedeki yalnız ana muhalefette görülebilir nadir şeylerden olsa gerek. Şimdi sonucu kabullenemeyen yani halkın kararına karşı çıkan hazımsızlık örneği ile kendi ülkesini dahi başkalarına şikâyet etmekten çekinmeyen zihniyet içerde YSK ve Danıştay tarafından umduğunu bulamayınca bu sefer AİHM’ gitmeye karar vermiş. Yahu ülkede seçimi kim yapmış? Türk Halkı. Kararını vermiş mi? Vermiş. Sonuçları belirlemiş mi? Evet. Türkiye nezdinde tüm sandık kurullarında oyların tasnifi geçerli geçersiz olanlar iktidar muhalefet gözlemciler vs.hepsinininde gözetiminde ve imzasıyla büyük bir güvenlik rahatlığı ile gerçekleştirilmiş mi? Evet. Oylar mı çalınmış?   Hayır. Öyleyse derdin ne kardeşim? Yo illa gidilecek. İlla birilerinin kapıları aşındırılacak. İlla Türkiye birilerine şikâyet edilecek vs vs. Bundan zevk alıyorlar eminim. Sen gel sekiz defa seçimlerden mağlup ayrıl, her seçimin sonucunu bahanelerle yüklen, sonra koltuğunda otur da otur hatta Sayın Cumhurbaşkanına karşı 2.Abdülhamit’e yapılanları yapmaya çalış(şükür ki güçleri yetmiyor) sonra halkı eleştir, Ak partiye rey verenleri suçla. Yok, öyle üç kuruşa beş köfte. O devirler geride kaldı. Hatta aklın varsa sen kendinle geçmişine yönelik hesaplaş ki; Biz niye iktidar olamıyoruz diye yatır masaya ve doğrudan halka güven. Elin AİHM’ NE, bilmem ırkçı taassup gösteren Hıristiyan parlamenterlere hain John Dündar’a FETÖ’ YE falan güvenipte ortalığı bulandırma. Toplumu germe.      Biz nasıl daha iyi olabiliriz diye kafa yor. Avrupalı yandaş ve dostlarından akıl al, ama iyi düşün, taşın irdele onları, değilse böyle daha çok seçim beklersin.

Bunların düşünce yapısını en iyi anlatan birazdan paylaşacağım cümlede yatıyor. Emin olun demokrasiyi falan sevip üzerine titredikleri falan yok. Aha işte kahır ekseriyetinde düşünce anlayışları üstelik bu zamanda mı dedirtecek cinsten. Yüksek Köy Enstitüsü mezunu biri tarafından söylenilmiş bir söz ve tam da bunlara giydirilmiş bir gömlek diyorum ben buna. Ki anca böyle bir zihniyet bunu sahiplenebilir. Diyor ki Mehmet Başaran” Okuma yazma bilmeyen bir halkın önüne sandık koymak cinayettir. Kurtuluş savaşı sandıktan çıkmadı. Eğer sandık koysaydınız padişahın adamları çıkardı.”

…şimdi anladınız mı? Onca tuğyan onca koparılan fırtınanın sebebini. Halka cahil deyip verdiği kararları hiçe sayan bir zihniyetin bırakın halkçılığını onun dedikleri bile göz boyama ve her şeyiyle çakmadırlar. Bu yorumu size bırakıyorum. Hadi Cumhuriyetin ilk yıllarında halk okuma yazma yönüyle yetersizdi. Hadi savaşlar vardı. Ekonomi yoktu vs. Peki şimdi halkı cehaletle suçlamanın mantığı var mı?  Bu sözü facebook’ta paylaşıpta, eskiden beri tanıdığım, mahallemizden bildiğim, Eğitim Enstitüsünden tanıdığım, Ülkücü olduğunu savunan ve MHP tandanslı birisinin buna beğeni yapmasına ne buyrulur? Tayyip Bey hazımsızlığı hadi bir yere kadar da, bu komünist menşe ili kıblesi Moskova ya da Pekin olan birisinin sözüne bu kadar mı sadık? Bu kadar mı bu adamların gözleri kör ve basiretsizler?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık