• 18 Haziran 2016, Cumartesi 9:37
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

İNCİL?İN TAHRİFİ VE DİYALOG(6)

Hadi buyur buradan yak bakalım. Ne diyeceksiniz şimdi, bu işlerin çerçevesine varıncaya kadar her şeylerini kendi batıl inançlarını şirin göstermek adına çizen bu heriflerin mide bulandırıcı/ tiksindirici sözlerine…

 

Sen adamlara “İslamiyet son ve hak dindir demeyeceksin !”… diğerleri geçersiz! Demeyeceksin… Masa ya ancak bunları terk edersen oturabilirsin! Peki, öyleyse niye bu masada varsın? Ne söyleyeceksin onlara? Tamam, şartlara uyacağım mı? Denilecek..!

 

Yüce Dinimiz buyurmuyor mu? İşte Ayeti kerimeler:

“Bugün dininizi kemale erdirdim, ikmal ettim. Size olan nimetlerimi tamamladım ve sizin için din olarak İslamı seçtim…( Maide  3)

“Allah indinde hak din ancak İslam’dır.” ( Ali İmran..19)

“ Kim İslam’dan başka din ararsa, bilsin ki, bulduğu din asla kabul edilmeyecektir.”  ( Ali İmran…85)

 

Bu diyalogun babası kabul edilen Louıs Massignon diyor ki:” Müslümanların her şeylerini tahrif ettik.    İnançları dinleri mahvoldu.Artık hiçbir şeye tam inanmıyorlar.Derin bir boşluğa düştüler.İntihar ve anarşi için olgun hale geldiler”…..

Bugün bu ortam da “dindar gençlik” denildi de,”Vay başımıza gelenlere” bak, bir bu eksikti misali tepki gösterildi. Ya hu bu eğitim anlayışında dindar gençliğin yetişmesi çok zor, neye korkuya kapılı yorsunuz? Bizler sizi iyi tanırız! Aman dinden uzak dursunlar da neye inanırlarsa o olsun, demeye getirilen evhamlı bir anlayışın sanki temsilciliğine soyunulmuş takınılan tavır bunu gösteriyor. İşte bu nokta da düşünmek gerekir ki, Bir Hıristiyan Dünyasının gayretine bakın, bir de bizimkilerin bu konuda takındığı tavıra bakın? halbuki,,benim inancım, “İki günü birbirine eşit olan zarardadır” buyurur,ama bizimkiler bunu   öcü zanneder.Rabbim basiretimiz artırsın.. .Bu bizim kendi içimizdeki yanlışlarımız. Oysa biz bu yanlışın en büyüğünü çerçevesini diyalogcu ve misyonerlerin belirlediği oyunun kuralları çerçevesinde, inancımızı yiyerek oturmaya çalışıp, bunun bile farkına varamamakta ısrarcı davranarak gösteriyoruz… Bir Hindu aç bi ilaç haliyle ineğini kesip, inancına muhalefet etmezken, ne acıdır ki, bizler kendi inancımız da kararlılık gösteremiyoruz, Bu kadar mı aciziz?   Üzerimize ölü toprağımı serpildi?  Nedir bu Müslümanların hali?

 

Ancak bir şey var ki, cümlemin sonuna aldım, Çünkü sizleri epey yorduğumun farkındayım. Hakkınızı helal edin. Ama müsaadenizle şu söylenmiş ve endişe arz eden kısaca” acaba” dedirten cümleleri de sizlerle paylaşıp konuyu burada sonlandırmak istiyorum. Hani derler ya, Turp’un Büyüğü Heybede, diye.  İşte,ben de finali bununla yapayım dedim.. 

 

“Diyalog ve Hoşgörü adına değişik kiliselere gidilip “Gelin Kur’an’ı beraber okuyalım” deniliyor. Değişik yerlerde “Siz de bizim İncil derslerimize iştirak edin” diyorlar. Bu karşılıklı olur. Sizin kendi derslerinizden şüpheniz varsa, Kur’an’a olan güveniniz ve itimadınız hemen sarsılacak sa böyle maili inhidam olan bir inanç bugün olmazsa yarın yıkılacak. Varsın yıkılsın. Ama sağlam inanmışsanız,   kimsenin size bir şey bulaştırmayacağına inanıyorsanız korkunuz olmamalı.

Seleflerimiz var bu mevzuda. Bediüzzaman Vatikan’a mektup yazmış. Aynı zamanda, Ortodokslara mektup yazmış. Onlardan cevabi mektuplar almış, Bayram tebliği almış. Hoş görü içinde olmanın yollarıdır bunlar.

 

Ama bununla beraber “acaba iyi ediyor muyuz, yanlış anlaşılır mı bu mesele? Diye oturup bir yer de hıçkıra hıçkıra ağladığımı bilirim.” (F.Gülen. Zaman 30.03.2004)

Evet, sizler nasıl yorumlarsınız bunu bilemem ama benim kendimce düşündüğüm ki:  O’da şöyle: “Ruhun özünden yani içerden/yani cevherden, derin yerlerden gelen ve baskın çıkan bir pişmanlığın dışa vuran bir tezahürü olarak bu gözyaşlarını böyle değerlendirmek istiyorum”…

Rabbim hakkımızda her şeyin en hayırlısını versin… Her şeyin en doğrusunu kendisi bilir. Bizi kendi yolundan; İslam yolundan ayırmasın. Peygamberimize ümmet eylesin… Âmin…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık