• 30 Ağustos 2017, Çarşamba 8:07
YUSUFERDOĞAN

YUSUF ERDOĞAN

İÇERDEN ALGI OPERASYONU

Kimsenin düşünce sistemiyle bir sorunumuz yok, yalnız kendi düşüncesini benimsediği kadar başkalarının da düşüncesine saygılı kaldığı müddetçe. Ha birde ülkemizin değerlerine üniter yapısına bayrağına insan haklarına saygı gösterdiği ve adalet ve hukuka uygun davrandığı müddetçe. Benim en çok üzerinde titrediğim aynı zamanda gösterdiğim hassasiyet, insanların sahici bir duruş sahibi olmalarıdır. Dürüst, ahlaklı, yalan söylemeyen akıl sahibi, güvenilir bir duruş aynı zamanda ülkenin sahip olacağı toplumsal bilinç ve eğitim ordusunun performans değerlendirilmesi ve geleceğimiz açısından da önemlidir.

Politikanın ve politikacıların çok sevildiği bir toplum özelliğimiz var. Kimi kendine bir yer edinmek, kimi gerçekten/ yürekten çalışmak ve emek sarf etmek, kimisi de desinler kabilinden, kendince ilerde bir hedefe odaklanmak için belki de geleceğe kendince yatırım yapmak için, politik sevdalısı olabiliyorlar. Hele bir de mazlum rolüne iyice sarılmışsa politikacı ve o günün koşulları ile de dengeli bir bütünlükle yepyeni bir masum tablosu ortaya çıkarılmışsa, artık günlerce dilden düşmeyecek bir konu etrafında şekillenen söylemler gün gün şehir efsanesine doğru inandırıcı bir şekilde büyümeye devam edecektir. Bunda tabiî ki medyanın inkâr edilemez gücünü göz ardı edemeyiz.

Şimdilerde gündemden düşmeyen bir siyasi yapılanma üzerinde sağdan soldan kafa yoranlar, ekranlardan düşmeyen tartışmalar almış başını gidiyor. Gündemin tepe noktasında bildiğimiz Meral Akşener var. Hani orada burada “Eve geri dönmüyorum, babaanne olmuyorum. Zaten torun bana dede diyor” diye reklamlarla ve medya desteği ile siyasetten geri kalmayacağını dillendiren Meral Akşener. Ne diyelim efendim bize düşen bekleyip görmek.

Yalnız benim facebook sayfamdan takip edebildiğime göre gerek içerden gerekse dışarıdan özellikle mhp ‘li bazı isimlerin açık destek verdikleri aşikâr. Aleyhte eleştirenlerde bir hayli fazla. Kendisinin yirmi yılı aşkın bir siyasi geçmişinde Tansu Çiller, Mehmet Ağar, Köksal Toptan, Abdullah Gül, Devlet Bahçeli ve FETÖ ile irtibatları basından bilinen gerçeklerdir. Kendi açımdan ilk bakışta bana, hani her gün yeni bir siyasi partiye transfer olan Kubilay Uygun vardı ya,Afyon Mv.li şu sayılanlara bakıldığında,      bende böyle bir çağrışım yaptığını söyleyebilirim..Gerçi Türkiye’de böyle saf değiştirenlerin bir hayli fazla sayıları olduğunu da biliyoruz, yalnız Meral Akşener’le ilgili gelişmelerin  üzerinden , “bir proje  çalışması yapıldığı ve en son olarak ta FETÖ’cülerin mhp’yi  çökertme ve ele geçirme  projesi  olarak bunun başkanlığında yeni bir oluşuma kapı araladıklarıdır.”

1995 seçimlerinde Refah Yol hükümetinin içişleri bakanı Ağar istifa edince Tansu Çiller’in bacısı İçişleri Bakanı olmuştu. Popüleritesi 28 Şubat’ın güçlü paşalarına karşı kafa tutmasıyla, özelliklede kadın başına büyük bir sükse edinmişliği ile demir leydi pozlarına bürününce , birden siyasi geleceği de parlamış ve siyasette aranan bir figüre dönüşmüştü. Ne de olsa yürekliydi, cesurdu ve dik duruyordu. Ülkemizde siyasi yelpaze ve takılmalar gün gün değişiklik gösterdiğinden, Meral’de bu gelişmeler sonucu Köksal Toptan’ın yanında safını alınca ve Köksal Bey’de Dyp başkanlığını kaybedince Çiller Hanım’da Meral’i vetolamıştı. Süleyman Soylu İstanbul İl başkanlığı sırasında Meral’i hainlikle suçlamış ve istifa etmesini istemişti.

Akşener  DYP serüveninden sonra Abdullah Gül’le birlikte hareket edeceğini, Liderliğin sorun olmayacağını ve ortak aklın olduğu bir kadro hareketi düşündüklerini açıklamasına rağmen iki ay sonrada fikir değiştirip Gül ve Erdoğan’ı milli görüş çizgisindeler diye eleştirip istifa etmiş ve soluğu   Bahçeli’nin sağ yanında oturmakta almıştı.Mhp’nin bir ara baraj altında kalması sonucu İstanbul  Belediye başkanlığı adaylık denemesinde de başarılı olamamıştı.Ancak, 22 Temmuz seçimlerinde Meclis Başkan Vekiliydi Mhp’nin ve gittikçe popülaritesi yükseliyordu.Medyanın ilgisindeydi ve hep ön saflarda ismi zikrediliyordu.Bu arada içten içe Bahçeli’ye karşı oluşturulan kumpaslarla partinin belli bir noktaya doğru kaydırılmaya çalışıldığı anlaşılınca; Sayın Bahçeli ve Meral Akşener arasında soğuk rüzgarlar hatta sert fırtınalar esmeye başlamış artık  olaylar gün yüzüne çıkmıştı.Bu arada gelişmeler sonucu Sayın Bahçeliye karşı sert bir muhalif grup oluşturulmuş,Halaç oğlu,Koray Aydın,Akşener,Sinan Oğan,Ümit Özdağ  ayrı bir bayrak yarışına girmeye ve Olağanüstü Kurultay yapmaya kadar işi götürmek istemişlerdi.

Ha bu arada Akşener; 7 Haziran seçimlerinde Sayın Bahçeli için: “Çok iyi bir stratejik akla sahiptir. Satranç oyuncusudur, ve hep 5 hamle sonrasını görür” Demiş ve milletvekili seçilmişti.Kendisi yine gazetecilerin ilgi odağı idi. Bu durum Bahçeli’nin de hoşuna gitmiyordu. Tabi birde aysberg’in su yüzüne çıkmayan, geri planda duran ama ileriye yönelik evveliyatı milim milim hesaplanan akıl çarpışmaları ve istikbal söz konusuydu.

Bilahare Akşener, Meclis Başkan Vekilliğini kaybetti. Ardındanda yenilenen 1 Kasım seçimlerini. Ve artık parti içi muhalifliğinden dolayı partiden diğer muhalif isimlerle beraber gelen ihraçlar.

Şimdi de 2017 Kasım ayında partileşmeye geçeceklerini, Ak Parti’nin kabine isimlerinden ve sonradan mırtlak kaynatan ve FETÖ’cülerle dirsek teması olan Abdüllatif Şener’e teklif götürdüklerini basından öğreniyoruz. Ne diyelim kambersiz düğün olmazmış.! Bu kadar çalkantılarla savrulan bir kimliğin kendi oluşumu içinde akıl dışı ve hırsıyla savrulması ve hızlı yapılanmalara kapı aralaması düşündürücü değil mi?

Bizim ülkemizde siyasetçiler çok hızlı. Kimisi atletiyle poz yapar kimisi de bir yerlere gelebilmek için parti üstüne parti değiştirir. Ancak yapılanlarda ve gelişmelerde bir üst aklın var olduğunu asla aklınızdan çıkarmayın.

Sonuç; Artık gün yüzüne çıkan ve bir FETÖ projesi olan ve Mhp’yi ele geçirme hedefiyle aynileşen ülkeyi kaosa sürükleyecek olan bu oluşumun içinde yer almak isteyenlere; “15 Temmuz’u yeniden hatırlatmak isterim”.Ülkenizi seviyorsanız ve devletin âli menfaatleri diyorsanız, lütfen 15 Temmuzu asla unutmayın...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık