• 10 Mart 2015, Salı 0:00
Prof.Dr. AliACAR

Prof.Dr. Ali ACAR

Kök Hücre İnfertilite(Kısırlık ) Tedavisinde Çözüm Olabilir mi? -2

Kök hücre çalışmalarında infertil çiftler için  dünyanın az sayıda ülkesinden çalışma sonuçları bildirilmektedir. Bu çalışmaların olumlu sonuçlanmasını bekleyen birçok genç çift vardır.

Erkeklerde ve kadınlarda yaklaşık yüzde 2 oranında üreme hücresi olmayan genç bireyler (azospermi ve erken menopoz olguları) vardır. Kendi üreme hücreleri olmadığı için kök hücrelerden dönüşmüş üreme hücrelerine gereksinim vardır.

Kök hücreler vücutta bir çok doku ve organı oluşturabilecek kapasitede farklılaşabilen hücrelerdir. Adından da anlaşılacağı gibi bunlar bütün dokuların kökü yani kaynağı olan hücrelerdir.  Bu hücrelerin aynı şekilde sperm hücrelerini de oluşturabileceği araştırmalarla gösterilmiştir.

 Kısırlık sorunu olan çiftlerden bir kısmında sorun, erkekte sperm bulunmamasıdır (azoospermi). Bu durumda olan erkeklerin bir kısmından TESE (testiküler sperm ekstraksiyonu) yöntemi ile testis dokusundan sperm elde edilebilmektedir ancak bir kısmında bu mümkün olmamaktadır.

 TESE ile sperm elde edilemeyen erkeklerde tek çare ileride belki de uygulanacak olan kök hücre yöntemidir. Bu yöntem ile erkeğin kök hücresinden sperm elde edilmesi ve bu sperm ile yumurtanın döllenmesi  mümkün olabilecektir. Bu yöntem ile ilgili araştırmalar devam etmektedir.

Kök hücreler farklılaşmamış hücreler olup, hem kendilerini, hem de başka doku hücrelerini üretebilecek potansiyelde hücrelerdir. Bu hücreler embryodan ya da insan vücudundaki bazı doku ve organlarından elde edilmektedir.

İlk embryonik kök hücreler farede 1981 yılında elde edilmiştir. İnsan embryosu ile çalışma yapılması birçok ülkede yasaktır. Erişkin dokulardan çeşitli hücreler elde edilmektedir, örnek olarak kemik iliğindeki kök hücrelerden kan hücreleri elde edilmektedir.

Rahim içi zarı hücreleri, yani endometrium hücreleri, kemik iliğinden elde edilmiş kök hücrelerden üretilebilmiştir. Bu buluş rahim yapısı ile ilgili problemlerde ilerisi için umut oluşturabilir ve ayrıca endometriozis denilen hastalığın ortaya çıkış mekanizması ile ilgili yeni bilgilerin elde edilmesi için potansiyel oluşturabilir.

Embryodan kök hücre elde edilebildiği gösterilmiştir. Kaynak olarak, laboratuarda kullanım dışı olan hücreler veya döllenmemiş yumurtaların yeniden döllenmesi ile elde edilen embryolar veya transfer edilmeyecek durumda olan embryolar deneysel olarak kullanılmaktadır. İspanya, Çin, İngiltere gibi ülkelerden çok sayıda bilimsel çalışmalar ile bu bilgi ve bunun başarıldığı haberleri doğrulanmaktadır.

Bu çalışmalardan hedeflenen, üreme hücreleri olan oosit (yumurta hücresi) ve sperme (erkek üreme hücresi) ulaşabilmektir. Somatik hücrelerden sperm elde edilebileceği gösterilmiştir. Fakat bunların sağlıklı, canlı doğumlar ile sonuçlanması için oldukça uzun ve zor bir süreç gereklidir. Etik ve yasal engeller çalışmaların yavaş ilerlemesine yol açmaktadır.

Yumurtalıklarda kök hücrelerinin bulunduğu ve bunlardan yumurta hücresi, yani oosit oluşturulabileceği ve bunların laboratuar ortamında olgun yumurta oluşmasında kullanılabileceği gösterilmiştir. Bunlardan genetik alt yapısı sağlıklı embryolar geliştiğinin gösterilmesi ve canlı çocuk doğumlarına ulaşmak için zamana gereksinim vardır.

Olgun olmayan bir yumurta kullanılarak olgun bir yumurtaya ulaşmak ve ondan embryo elde etmek kök hücre çalışmasına girmemektedir.

 Üreme hücreleri olmayan veya erken yaşlarda tükenmiş bireylerde sağlıklı çocuk sahibi olabilmek için laboratuar çalışmaları az sayıda ülkede devam etmektedir, en sağlıklı yoldan üreme hücreleri sperm ve oositlerin nasıl ede edileceği henüz kesinleşmemiştir ve doğan bebekte henüz bulunmamaktadır. çok yol katedilmesi gerekse de  ileriki yıllarda infertil çiftlere umut ışığı olmaktadır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık