• 15 Ekim 2015, Perşembe 0:00
NecatiDEMİR

Necati DEMİR

Fransızları Kovduk bir de Başımıza Suriyeliler çıktı!

Bir vesileyle yeni tanıştığım bir hemşerimizin, sohbet sırasında naklettiği bir ifade beni üzdü. “Ulucami’nin önünde bir Maraşlı, “Fransızları kovduk bir de başımıza Suriyeliler çıktı”, deyince çok üzüldüğünü belirtti. Bu ifade bende fikir doğumuna neden oldu. Dale Carnegie’in Mutlu Olma Sanatı adındaki eserinde okuğumu sandığım bir güzel uyarısı vardı. Bir kişi “ayakkabımın olmadığına çok üzülüyordum, ta ki ayağı olmayan bir adam görünceye kadar”, diyordu. Buradan hareketle, zihnim, “ülkemize mülteci geldiğine üzülüyordum ta ki ben mülteci durumuna düşünceye kadar”, diye bir çağrışım yaptı. Bu düşüncemi paylaştığım bir hemşehrim de bu bağlamda bir Suriyeli mültecinin pişmanlığını yansıtan çarpıcı bir ifadesini paylaştı. “Iraklılar, Suriye’ye mülteci olarak geldiklerinde, biz onlara niçin vatanınızı terk edip buraya geliyorsunuz, demiştik. Şimdi, biz Türkiye’de aynı duruma düştük, demiş.

“Mülteci” ile “işgalci”yi ayırt edemeyen bir anlayış, tarih bilincinden nasipsizliğin işaretidir. Büyük sokum (lokma) yiyelim ama büyük laf etmeyelim. Rabbın kudretine dokunur da başımıza felaketi ve trajediyi çekmiş oluruz. İnsanlar ya da ülkeler, ne kadar kudretli, güçlü ve varlıklı olursa olsun, şu üç soruyu ara sıra kendilerine sormaları gerekir.

Ne idim? Ne oldum? Ne olacağım?

Tarih, milletlerin kıblenüma (pusula) sıdır. Canlıların, geçmişine ilişkin bilgi verip insanın hali değerlendirmesini ve geleceği öngörmesini sağlar. Şu ihtiyar yerküre nelere tanıklık etmedi ki? 2000-3000 yılları arasında Mısırlılara, Firavunlar döneminde kim yakalaşabilirdi? Roma Komutanlarından Antonius MÖ: 1. asrın sonlarına doğru hem kraliçe Kleopatra’ya hem de Mısır’a sahip oldu? İmparatorluk çağında,  Romalılara kimler karşı çıkabilirdi? 5. yüzyılın sonlarına doğru Katolik Batı Roma ve Ortodoks Doğu Roma (Bizans) diye ikiye ayrıldı. 1200’lü yıllarda Büyük Selçuklu Devletine kimler yan gözle bakabilirdi ki? 1300’lü yılların ilk çeyreğinde Anadolu Selçuklu Devletine kim zarar verebilirdi? Ama 1243’te 25 bin kişilik Moğol Ordusu Kösedağ Savaşı’ndan sonra koca Anadolu’ya sahip oldu. 15-16 ve 17. asırlarda Osmanlı (devlet-i Alîye’ye kim ilişebilirdi? Ama 17 milyon km2 lik toprak elimizden çıktı. Daha da kötüsü 1920’de Anadolu işgale uğradı.

Çıplak gözle değil tarihi gözlükle bakarak aklımızı, başımıza alalım. Belâmızı istemeyelim? Eldeki imkân ve nimeti görmeyip başa felaketi davet edercesine fütursuz konuşup davranmayalım. Mültecilerin ülkemize gelmesiyle, evet ekmeğimiz azalmış, dar gelirlilerimiz için şartlar ağırlaşmış –kiraların yükselmesi, emeğin ucuzlaması gibi- olabilir. Ama ülkemize mülteci almak, bir başka coğrafyada mülteci olmanın yanında ismi esamesi olmayan bir sıkıntıdır. Ergin ya da reşit olan herkes yıkılmış, yanmış, tarumar edilen evimizi, barkımızı, yurdumuzu, yuvamızı terketmek zorunda kalıp mülteci olduğumuzda nerelere sığınacağımızı, aile üyelerimizi nerelerde bir araya getirip yaşayabileceğimizi ya yastığa başımızı koyup yattığımızda ya secdeye vardığımızda ya da başımızı iki diz kapağımızın arasına aldığımızda bir düşünelim. Iraklılar, Suriyeliler için olduğu gibi tüm dünya mazlumlarını kucak açan kerim Anadolu halkının hamiyetperverliği nedeniyle şimdiye kadar böyle bir trajediyi yaşamaktan bu coğrafya uzak kalmıştır. 

Gurur ve kibrimizle Rabbın gazabını üzerimize çekecek düşünce, tutum ve davranışlardan uzak olalım. Dört yıldır, vakar, alicenaplık ve hamiyetperverlikle yaptığımız fedakarlığı sürdürelim. Varsın hümanistlik meşalesini insanlık için değil de Judeo-Hristiyanlık adına taşıyan batılılar sınırlarını mültecilere kapatıp kameramanıyla robokoplarıyla kucaklarında çocuklarını taşıyan mültecileri tekmelemeye devam etsinler. Tarihin bize ulaştırdığı veri şudur ki; “Ne dindaşlarına ne de ırkdaşlarına değil, tüm mazlumlara ve toplumlara analık yapabilen toplumlar medeniyeti kurabilirler”.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık