• 17 Mart 2015, Salı 8:40
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

SAYIN BAŞBAKANIM BU SESE KULAK VERİN.!

Hiç duymadığınız sestir bu ses. Bir iniltidir adeta. Gerçi pek de duyulacak ses değildir. Cılızdır rahatsız etmez. Rahatsız etmediği için de bu sese kimse kulak vermez.

Siyasiler ülke gündemiyle yakınlaşan seçimlerle uğraşıyorlar. Yok Hakan Fidan'ın adaylığı Eski Cumhurbaşkanımız sayın Abdullah GÜL acaba yeniden aday olacak mı? Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'ın Merkez Bankası başkanı Sayın Erdem BAŞÇI ya adeta hakarete varan uyarıları. Çözüm sürecinde gelinen nokta Şah - Fırat - Suriye vesaire vesaire Sesi çok cılız çıkan hatta çıkmayan kesim bütün bu olan bitenleri dikkatle izlerler.

İslam alemi ve ülkeleri için insanlık için dua ederler. Sesi çıkmayan çok cılız çıkan bu kesimin sesini ben satırlara dökmeye çalışacağım. Bu kesime bende dahilim. Bu kesim gösteri, yürüyüş falan yapmaz. Gezi olayları gibi sinsi darbe girişimleri içinde yer almazlar. Sendikalı falan hiç değildirler. Saflıklarından hizmet hareketi gibi görünen ama ülkeyi ele geçirmeye çalışan bir gurubun içinde yer almışlardır. Ama şükür gerçeği görüp oradan da kopmuşlardır.

Bu kesim ülkesini milletini çok severler. Her şeylerini Allahtan isterler. Sürekli dua ederler. Ama gelin görün bu kesim çok büyük sıkıntıdadır.

Sayın Başbakanım! Enflasyon oranlarını açıklıyorsunuz. İşçi Memur Bağ-Kur emeklilerine 6 ayda komik zamlar yapıyorsunuz. Enflasyon rakamları için acaba ping - pong topundaki fiat artışına mı  bakıyorsunuz.

Etin kilosu 30 lirayı geçti. Yenilecek peynir 15 lira Yenilenecek zeytin 15 lira Pazara sebze ve meyve fiyatlarına bakın bir Allah aşkına Başbakanım etrafınızdaki insanlar size ülkeyi güllük gülüstanlık gösterebilir. Bu tipleri yanınızdan uzaklaştırın. Bunları uzaklaştırdıkça halka yakınlaşacaksınız demektir.

Bu ülkenin insanları sizden ADALET bekliyor. Özellikle gelir dağılımında adalet bekliyor. Birinin bir lokma yediği birileri otuz - kırk lokma yiyorsa adalet bunun neresinde? Biz şüphesiz Hz. ÖMER adaleti beklemiyoruz. Ama hem şehrimiz Ahmet DAVUTOĞLU'ndan da çok büyük adalet bekliyoruz. Bunun için dua ediyoruz.

Bakın çok küçük gibi görünen ama korkunç büyük adaletsizlikten bir örnek vereyim; Kendimden örnek vereyim. Ben Emekli Sandığı emeklisiyim. Emekli olduğum kurumda benden üç beş yıl fazla çalışanlar benden üç katı fazla emekli maaşı alıyorsa nerede bu gelir dağılımındaki adalet? Yine çalıştığım kurumdan 12 Eylül ve 28 Şubat da ihraç edilenler tüm hakları iade edilip yine benim üç katı emekli maaşıyla emekli edilirse ne diyebilirim? İşçi ve Bağ - Kur emeklilerin feryadı duyulmaz mı acaba?

Birde siyasilerin bizleri rencide edici açıklamaları yok mu? Doğrusu bizleri kahrediyor.

Meclis Başkanı Sayın Cemil ÇİÇEK milletvekilleri emeklileri için neredeyse yüzde yüze varan zam alıp milletvekilleri emekli maaşını 8200 liraya getirince vekillerin İTİBARlarından dem vuruyor. Resmen bizleri aşağılıyor. Yani düşük emekli maaşı alanların İTİBARI yok mu acaba? Bizim bildiğimiz itibar insanlıkla hoşgörü ile ilimle bilimle, hizmetle elde edilir. Para ile itibar elde edeceksen, Allahım o parayı bana nasip etmesin.

Başbakanım geçim sıkıntısıyla inleyen sessiz kesim bırakın İTİBARI mevcut şerefi haysiyeti, onurunu korumaya çalışıyor. Bir arkadaşına ikramda bulunamıyor. Evinde doğru düzgün yemiyor. Ne misafirliğe gidiyor, ne misafir gelsin istiyor. Güler yüzünden başka ikram edeceği bir şeyi kalmamış.

Yetiştirdiği hayırlı evlatlarına iş bulabilmek için kıvranıyor. Evlatlarının iş imkanlarını birilerine kaptırıyor. Dayısı olanlara, bilinen yapıya kaptırıyor.

Başbakanım dört kişilik bir ailenin elektrik, su, doğal gaz veya tüp, yakıt, telefon giderlerini bana sorun ben size söyleyeyim. Emekli arkadaşım elektrik parasını gününde yatırmak için cüzi de olsa borç talep ediyorsa ne diyebileceğiz. Şu kredi kartlarına bir bakın ne kadarı ödeniyor? Vallahi bazen insanlığımızdan utanıyoruz.

Dedik ya Siyasilerin söylemleri yaralıyor bizi diye...

Başkanınız İdris GÜLLÜCE milletvekillerinin de ay sonunu zor getirdiğini söylüyor.Yani hem emekli, hem çalışan vekil 8200 + 15.000 = 23.200 lira maaş alıyor. harcırah yokluk vb. yok. Yani vekil bir günde ASGARİ ÜCRET kadar harcama yapsa maaşı yetiyor. Mecliste 400 e yakın vekil hem emekli hem çalışan aylığı alıyor. Acaba vekillerimiz bu paraları ne yapıyor da ay sonunu getiremiyor? Acaba seçmenlerine mi yediyor yoksa kendi servetlerine, arabalarına mı harcıyorlar.

İnsan böyle bakanların açıklamalarına çok üzülüyor. Beni üzen ayrı bir nokta da herkes bizleri zengin zannediyor. Doğru diyorum gönlümüz zengin. Bizleri zengin zannedenler doğal olarak bizlerden beklenti içine giriyorlar. Herhalde hayal kırıklığı yaşıyorlardır.

Bu sessiz insanlar Allah'a dua edip helalinden ver de haramına muhtaç etme diyorlar. Aman yanlış anlaşılmasın isyan yok. Şükür ve dua var.

Bakara Suresi 273 ayet de rabbimiz bizlere ne diyor. "Verin o fakirlere ki Allah yolunda kendilerini adamışlardır, şuraya buraya dolaşmazlar. İstemekten çekindikleri için bilmeyen onları zengin zanneder. Onları simalarından tanırsın, halkı usandırmazlar. Hem işe yarar ne verirseniz hiç şüphesiz Allah onu bilir"

Arada iletenler olursa bu ses Başbakanımıza ulaşır inşallah.

Yaradanamıza dua ve şükür edelim.Bizlere helalinden, adaletlisinden ve yedireceğinden nasip etsin.

Allaha emanet olun.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık