);*} REKLAMIN EGEMEN OLDUĞU KONYA BELEDİYELERİ?
  • 29 Mart 2016, Salı 8:26
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

REKLAMIN EGEMEN OLDUĞU KONYA BELEDİYELERİ?

Son yıllarda Konya Büyükşehir ve Merkez ilçe belediyelerinde reklamlar hizmetin önüne geçti. Ufak kayda değer olmayan bir hizmetin reklamını büyük bir şekilde yaparak küçük hizmeti büyütmek… Gayeleri bu… Benim deyimimle PİRE KADAR HİZMET, DEVE KADAR REKLAM.

Maalesef Belediyelerimiz kendi görevleri dışında ne varsa yapıyorlar.

Bakınız bana göre belediyelerin en önemli görevi, şehrin havasının temizliğini sağlamaktır. Zira insan ömrünün uzunluğu ile temiz hava ilişkisi doğru orantılıdır. Maalesef büyükşehir bu şehrin havasını temizleyememiştir. Eline geçen DOĞALGAZ nimetini adeta eline yüzüne bulaştırıp, karlılığı ön plana alıp, doğal gaz hizmetlerini özel bir yabancı şirkete SATMIŞTIR. Şehirde kaliteli kömür kullanımını da tam anlamıyla sağlayamamış ve kirli havanın sorumlusu haline gelmiştir.

Ya şehir merkezinde ağaçlar ve yeşil alan! Bize yanılmıyorsam orta okulda öğretmişlerdi, FOTOSENTEZ olayını.. Ağaçlar adeta bir oksijen kaynağı. Karbondioksiti alıp yerine oksijen veriyorlar. Şehrin özellikle yaz aylarındaki temizliğini ağaçlar temin ediyorlar. Bu yönü ile de şanssızız.

Geçtiğimiz hafta orman haftası idi. Cuma günü Cuma Namazının hutbesinin konusu idi. Büyük Parsana Camii imamı hutbede bir ağacın 700 kilogram toz tuttuğunu söyledi. Gerisini siz düşünün. Canım ağaçlar adeta yok edilip, şehir adeta taşlandırıldı. Mevlana Meydanı, Şerafettin Meydanı, Şehir Meydanı taş yığını oldu. Şemsi Tebrizi parkı da neredeyse yeşillikten arındırıldı. Alaeddin-Adliye tramvay hattıyla hem orta refüjün yeşilliği gitti, hem de canım ağaçlar.

Büyükşehir işin kolayını buldu, şehrin çeşitli yerlerindeki orta refüjdeki yeşil bitkileri kaldırıp yerine karataş döşedi. Anlayacağınız şehir taş yığını haline geldi.

Eleştirilere bu kadar kulağını tıkayan belediye az görülür.

Efendim Büyükşehir 5 milyon ağaç dikecekmiş falan filan. Yine reklamları izlemeye başladınız. Ardıçlı köyüne ki  Konya’ya 30 km mesafededir, ağaç dikiliyor. Konya’nın yeşillerini katlediyorsunuz, taa nereye ağaç dikiyorsunuz, yemezler…

Bu şehrin havasını temizlemeyen, insanların yoğun yaşadığı yerlerde yeşillik yerine taşlık alan icat eden Büyükşehir vebal altındadır. Kimse kusura bakmasın bu iş o kadar kolay değil. Yerine altında herkes hesabını verecek.

Birde ağaçların ağzı varmış gibi, ağaç dibi küçücük bir oyuk. Ağaçlar buradan beslenecek (!). Şems parkındaki kocaman ağaçlar güçlerini kaybetti, kurumaya aday haline geldiler.

Bir zaman bir slogan araştırması vardı. Konya içinde yeşil mi? Yoksa Yeşil içinde Konya mı? Benim bildiğim yeşil konusunda Konya’nın içine edildiğidir. Konya merkezinden uzaklara ağaç dikmişsiniz bana ne… Haa! Büyükşehir bir ödül daha almak isterse onlara bir akıl vereyim. En çok yeşil alanı olan şehir haline gelmek istiyorlarsa taşlandırdıkları alanı YEŞİLE boyasınlar. Yeşil alan konusunda dünya rekoru kırarlar. Nasıl fikir ama…

Belediyelerin en önemli ikinci görevi ulaşımda kolaylığı temin etmektir. Maalesef yine büyükşehir belediyemiz bırakın ulaşımı kolaylaştırmayı ulaşımı adeta içinden çıkılmaz hale getirmektedir. Büyükşehirle beraber UKOME denilen oluşumda maalesef vebal altındadır.

Şu çarşının trafiğine bakın. Yazıklar olsun be… Yolları araç trafiğine kapatıyorsunuz. Buradan geçecek vatandaşları deli danaya çeviriyor ve insanların psikolojileriyle oynuyorsunuz. Havası kirli olan şehirde insan ömrü ile oynayıp, trafikte de ruh sağlığı ile oynuyorsunuz. Ulaşımdaki rezaleti anlatmaya kalkarsam sayfalar tutar. Alaeddin’den Mevlana’ya giden geri dönemiyor. Mevlana’dan Alaeddin’e giden yolu herhalde sadece belediye otobüsleri kullanıyor. Minibüslerin, otobüslerin güzergahı ile oynuyorsunuz. Araç trafiğine kapattığınız yerlerdeki esnafın kolilerini Aziziye camii yanına kurduğunuz Büyükşehir Nakliyat şirketi ile taşıyorsunuz. Şu düştüğünüz duruma bakın.

İnsan biraz sıkılır. Ulaşım konusunda fikir üretemediğiniz gibi, aklını kullanan ekibiniz de yok herhalde..

Üçüncü önemli konu ARAÇ PARK YERİ… Bunu da çarşıdaki yol kenarlarını park haline getirip vatandaşı adeta çileden çıkarıp, gözünüzü vatandaşın cebine dikiyorsunuz.

Yine buram buram reklam kokan BİSİKLET YOLU yapıyorsunuz. Mavi renkli boyalar, görende bir şey zannedecek. Gelin Demirci İş merkezi ile Uluşahin iş merkezi arasındaki bisiklet yoluna. Araçların park yeri olmuş. Ya oraya bisiklet yolu yapmayın, yada araçları park ettirmeyin. Şu reklam zihniyetinden kurtulup şehri bir gezin yahu.

En ağırıma giden ise Konyalıyı enayi yerine koyan Büyükşehir Belediyesinin Sultan Selim Camiinin oradaki reklam panoları. Hem Türkçe-hem İngilizce. Büyükşehir Camiyi onarıyor. Kaç yıl oldu? Birde sıkılmadan restorasyon süresini 400 gün diye belirlemişler. Peki ne zaman başlıyor bu 400 gün süre. Bilen yok. Geçenlerde hafta sonu, Sultan Selim Camiinin önünde baktım yerli turistler Büyükşehir’in reklam panolarını okuyorlar. Adam Trabzonlu imiş. ‘Beyefendi işin süresi 400 gün değil mi?” dedim. Trabzonlu Kardeşim ‘Evet’ dedi. ‘Peki ne zaman başlıyor?’ dedim. Cevap yok. Dedim ki sadece sizin orada TEMEL yok. Bizim burada Temeller çok dedim. Büyükşehir kendine güvenemiyor. İşi verdiği firmaya şu gün başlayıp şu gün bitireceksin diyecek yürek yok. Ne zaman bitecek Allah bilir. Bir şikayette Meram Köyceğiz yolundaki Cemal Dede Türbe ve Camisinden geldi. Yanılmıyorsam oranın restorasyonunu da Büyükşehir yapıyormuş. Orası da bitmemiş. Bu işler belediyenin görevi değil ama dostlar alışverişte görsün. Bari ellerine yüzlerine bulaştırmasalar.

Birde Büyükşehir yüzünden rezil olduğumuz var. Taşlaştırılan Mevlana meydanına betondan bank yapmışlar. Kışın soğuk, yazın yanıyor. O beton banklara kim onay verdiyse kışında yazında bağlayıp oraya oturtacaksın. Malum yerleri kışın donsun, yazın yansın… Bunları bile düşünemeyecek durumdasınız. Ama oralara 1-2 tane mini arabayı koyup üzerine de yabancı dilde yazı yazınca alın size REKLAM…

Büyükşehir’i eleştirmeye başlarsam 12 ciltlik roman olur. Maalesef partilerde olaya  müdahale edemiyor. Herhalde büyükşehir ekibinin sağlam bir lobisi ve güvendiği dağ var.. Yoksa bu kadar keyfi hareket edip paraları da çar çur edemezler.

Dedeman kavşağına yapılan UCUBE niteliğindeki alt ve yan üst geçitler her an kazaya gebe… Alt geçidin duvarlarına konulan suni yeşillikler için ödenen parayı duyunca ürpermiştim. Geçen baktım, duvarlarda yeşillikler sökülmüş… Monte çerçeveleri boş… Acaba o yeşillikleri bir zaman sağa sola bırakılan maket yaban koyunları gelip yemesin? Koyunların akıbetini bilen varsa beri gelsin. Geçtiğimiz kurbanda kesilmiş desem o da pek akıl işi değil.

10 bin kişilik kongre merkezi 365 günde kaç gün kullanılıyor. Değer miydi o kadar paraya Allah aşkına. Alaeddin-Adliye en verimsiz tramvay hattı. Siz Meram TOKİ’ye yapabiliyor musunuz tramvay hattını. O güzergah da ki ulaşımı da katlettiniz. Çarşı trafiğini bir an önce düzeltin. Biriniz kuyuya taş attınız bulun 40 kişi çıkarın bakalım. 40 kişiyi bulmakta bu kadar kolay olmasa gerek..

Hani televizyon da diyorlar bize ayrılan sürenin sonuna geldik diye, bende bana ayrılan yerin sonuna geldim. Bıraksanız Konya Postası’nın tamamını Büyükşehir’i eleştirmekle doldurabilirim ve devamı yarın gibi olur.

Ey Büyükşehir Belediyesi sizi alkışlayanlara, menfaat bekleyenlere kanmayın. Çağırın Konya’nın yerlilerini, akıl-fikir alın. Çok iyi edersiniz. El elden üstündür. Bana göre Büyükşehir’in ekibi üretimi durdurmuş ve şehri kötüye götürmektedir.

Şu REKLAM işini de unutun. Stadyum diyeceksiniz, Bedesten diyeceksiniz, kabak tadı verdi. Paranız çoksa, (Hiç sanmam, su paralarından belli) reklam yerine taş meydanlarda halka dağıtın. Hem reklam hem hayır olur. İlçe Belediyelerine daha sonra değineceğiz. Esen kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık