• 24 Nisan 2015, Cuma 0:00
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

İNSANLIĞIMDAN UTANIYORUM !!!

Akdeniz'de Kaçak göçmen taşıyan gemi batıyor veya batırılıyor çoluk çocuk bine yakın kişi boğularak yaşamını yitiriyor.

Bu tip olaylara ülkemizin Akdeniz ve Ege kıyılarında da, rastlıyoruz. Hep ölüm, hep ölüm.

Acaba Asyalı, Afrikalı bu insanlar çoluk çocuklarıyla birlikte ölümü göze alıp bu yolculuğa niye çıkıyorlar?

Refah bir yaşam sürmek, karınlarını doyurmak için Avrupa ülkelerine sığınmaya çalışıyorlar. AB ülkeleri kendi vatandaşları dışındaki yaşayanlara İNSAN gözüyle bakmazlar. Bu düşünce HAÇLI zihniyetinin ürünüdür. Hatta AB yetkilileri kaçak göçmen gemilerinin batırılmasını isteyecek kadar vicdansızdırlar. Ekmeklerini paylaşmazlar. Ruhsuzlar…

İnsanlığın öldüğü bir dönemi yaşıyoruz. Birileri refah içinde yüzerken, birileri bir lokma ekmeğe muhtaç yaşıyor. Maalesef İSLAM alemi de bu duruma çanak tutuyor.

Suudi Arabistan’a dikkat edin. Dinde yeri olmayan KRALLIKLA idare ediliyor. Ölen kral Onbeş milyar dolar miras bırakıyor. Müslümanlar açken onların yaşantılarına bakın. Suudi Arabistan şimdilerde gövde gösterisi yapıp YEMEN’de iktidar çatışmasına taraf olup, orayı bombalıyor.

Suriye’ye bakın bir zalim diktatör. Kendisi gibi Müslüman olup aynı mezhepten olmayanları katlediyor. İran mezhepçilik yapıp Beşer Esed’in katliamına destek veriyor. Zira Esed’de İran’da Şİİ… Benim ülkemde Alevi-Sunni çatışması bekleyenler var. Alevilik adında Müslümanlık dışında bir din icat etmeye çalışıp mezhepçiliği ayrı bir din olarak hayata geçirmeye çalışıyorlar.

En acısı da anamuhalefetin mezhepçilik penceresinden bakıp Beşer Esed ile dost olması.

Dünyada milyonlarca insan aç gezerken, biz Müslüman bir ülke olarak ne yapıyoruz. Sizin en hayırlınız insanlığa hizmet edeninizdir, emrine uymuyoruz…

Benim ülkemin insanı Suriyelilerle ekmeğini paylaşıyor. Somalilerle ekmeğini paylaşıyor. Bunlar yüreğinde Allah sevgisi taşıyanlardır. Bütün bu olumlu işler yapılırken, birileri EMEVİ zihniyeti ile İslam’a ihanet ediyor.

Üsküdar Belediyesi, bir inanç sokağı yapıp Kâbe’nin maketini yapıyor. İnsanlar Kâbe’nin bu maketini ziyaret edip Kuran okuyorlar. Zavallı diyeceğim biri İhrama girip Tavafa gidiyor.  İşte İslam’a yapılan en büyük ihanet budur. Belediye başkanı bu soytarılığın bedelini ödemeli ve görevden alınmalıdır. Ama iktidar partisinden olan bu belediye başkanına “Ne Yapılmayacağını” hep birlikte göreceğiz. Ne yapılacak demiyorum. Çünkü eminim bu Emevi zihniyetlerine bir şey olmayacak.

Tokat’a bakıyoruz. Müftülük Kur’anı Kerim sayfası şeklinde yaş pasta yaptırıp, sonra bunu afiyetle yiyorlar. Heyhaat Rabbim ne günlere kaldık.

İzmir’e geçiyoruz. Devlet Opera ve Balesi Mevlana ile ilgili bir oyun ortaya koyuyor. Görüntüleri görünce inanamadım. Üstü çıplak erkek Sema yapıyor. Kızlı erkekli Sema… Vay anasına Türkiye… Sen nasıl bir Müslüman ülkesin? Bu oyunu kimler ortaya koyar. İnancın şaklabanlığı olmaz. Kültür Bakanlığı, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ne iş yapar yazık vallahi yazık… Ülkenin her tarafını İmam-Hatip okuluyla doldursanız ne yazar?

Konya’da da garip bir senaryo sergilendi. Tarihi okullar bilinçli olarak yıkılıp, şahıslara yeni okullar yaptırıldı ve bu okullar İmam-Hatibe döndürüldü. Amaç insanlara dinini öğretmekti…

Şimdilerde İmam hatip mezunları revaçta… Hatları olmayan konum ve makamlara getirildiler. Hiçbir vasfı olmayan insanlar sırf İmam-Hatip mezunu oldukları için belirli makamlara getirdiler ve o kurumları perişan ettiler. Aman yanlış anlaşılmasın! İmam-Hatip mezunu olup bulunduğu makamı nasıl yücelttiğini, nasıl muhteşem hizmet ettiğini bildiğimiz ne yiğitler var. Bizim de davamız hak etmedikleri makamı torpille sırf İmam-Hatip mezunu olduğu için elde edenlerdendir. Siyasi iktidar anlaşılıyor ki paralel yapıdan ders almamış. Yine hak edenlere değil, aynı paralelciler gibi belirli kesimlere iş ve m akam veriyorlar. Hak ettiği halde işe alınmayan, sırf İmam-Hatip mezunu olmadığı için işe yerleştirilmeyenlerin bu dünyadaki ahı ve ahrette iki ellerinin kendilerine bu muameleyi yapıp, işsiz bırakanların yakasında olacağından şüphemiz yok.  Biz hep ilahi adalete inandık ve inanacağız. Yüce Rabbimize işi havale ediyoruz.

Konyamız inancı yoğun bir şehir olarak bilinir. Birileri de bu şehri bozmaya kendi emellerine alet etmeye başladı. Hz. PİR’in dediği “Konya altın taş içi akrep dolu” sözü hep aklımda…

Konya’yı idare edenlerin işi gücü tribünlere ve az sayıda üst makama oynamak, bol bol kendi reklamlarını hem de isimleriyle yapmak…

İşte belediyelerin hali! İnsanlar açlıkla boğuşurken ve bu uğurda boğulurken belediyelerimiz “UÇUK” proje ve onun reklamıyla uğraşırlar.

Ecdadımın kısa sürede bitirip, ibadete açtığı Sultan Selim Camii’nin 3 yılı aşkın süredir bitiremeyip bir 400 gün süre daha alan ve bu 400 günün ne zaman başladığını bildirmeyen bir belediye. Hepsi reklam peşinde…

Kimi Kelebekler vadisi ile uğraşır, kimi lokal bina yapar v.s v.s…

İnsanlar aç! Aklınızı başınıza alın. Adaletten şaşmayın! Kendinize değil, çevrenize değil insanlığa hizmet edin. Yazacak çok şey var, söylenecek çok ağır sözler var.

Bütün bunları görünce insanlığımdan utanıyorum.

Neyse… Cumanız mübarek olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık