);*} GÜZELİ YAZMAK NE KADAR ZORMUŞ?
  • 15 Aralık 2015, Salı 8:41
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

GÜZELİ YAZMAK NE KADAR ZORMUŞ?

7-17 Aralık Mevlana’yı anma törenleri esnasında, eleştiri yapmayacağız, hatta olumsuz bile düşünmeyeceğiz demiştim. Hatta Hz. PİR’in hoşgörüsü ile yoğrulacağımızı ifade etmiştim. Hata mı ettik bilmiyorum? Çünkü etrafımızda o kadar çirkin şeyler oluyordu ki görmeden edemiyorsunuz. İnsanların riyakar reklamcılığını gördük, Konya’dan bahsediyorum tabiî ki…

Bulunduğu makamda kendini öne çıkarmak isteyen seçilmiş ve atanmışları gördük… Güzel vardı da biz mi görmedik? Yoksa Konya’yı basit bir şehir gibi görüp, çok küçük şeylerle hizmet duygularının tamamlandığını söylemek isteyenlere sesimizi çıkarmayacak mıyız? Çıkaracağız elbet.

17 Aralık’tan sonra bizi dünyaya rezil eden olumsuzlukları size tek tek söyleyeceğiz. Halkın telkin ve tekdirlerini dikkate almayanları TEŞHİR edeceğiz. O bal arası maskesi takıp eşek şakası olup hiçbir şey üretmeyenleri hakka ve halka ve de Hz. PİR’e şikayet edeceğiz…

Yanlış anlamayın tabiî ki güzel şeyler yazmak isteriz, kalemimizde ister ama olmuyor işte…

Konya’da havalar fena değil. Önceki yılların ARALIK ayına göre daha ılıman. Kirlilikten değil, sıcaktan bahsediyorum. Sularda fena değil; tatlı su çeşmelerimiz akıyor. Henüz şiddetli bir don olayı ile karşı karşıya değiliz. Konya’lılar çeşmelerden sularını rahatlıkla dolduruyorlar. Gördünüz mü; havadan ve sudan bahsettik. Hani derler ya ne konuştunuz? Havadan sudan konuştuk diye… Bizde güzel olan şeyleri bulamayınca havayı suyu yazdık… Maksat spor olsun.

Yüzü güzel, kalbi güzel, ruhu güzel insanlara rastlayınca o kadar mutlu oluyorum ki… Adeta nadide bulunan bir çiçek gibi, bu insanlarda çok zor bulunuyor.

Bir elin verdiğini, öbür elin görmeyeceğinin makbuliyetinden, bazen tesadüfen birilerinin yaptığı yardımın farkına varıyoruz.

Yıllar önce Konya’nın meşhur eşya taşıyan üçtekerlilerini (motor takılmış haliyle) hepimiz biliyoruz. Yanılmıyorsam, bir kurban arifesinde aldığımız kurbanı böyle bir üçtekerliye koyup, sürücünün yanına oturup sohbet ediyoruz. Şimdilerde rahmetli olmuş bu sürücünün adının Tahir olduğunu öğreniyoruz. “Bu üç tekerlekli yokken odun kırıyordum. Yaşlanınca zor olmaya başladı” diyor. Bir isim söylüyor, bizimde çok yakından tanıdığımız biri. “Onun bahçesinde odun kırarken zorlandığımı gördü, bana bu motorlu üç tekerlekli bisikleti alıp, hediye etti. Şimdi Allah’a şükür ekmek paramı bununla kazanıyorum” diyor. Gizli yapılmış bu hayır işini, hediye edenin adını ifşa ederek açığa çıkarmak istemiyorum. Allah ondan razı olsun diyorum.

Bir sevdiğim arkadaşımı ziyaret için Necmettin Erbakan Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi, Onkoloji binasına giriyoruz. Hastaya moral verip, kendim üzüntü içinde ayrılırken, Onkoloji binasının yapımında ve donatımında hayır yapanların isimlerini kapı çıkışında okuyorum. Sevgili avukat arkadaşımın ismini görüyorum. Çok hayır yaptığını bilirim. Burada da ismini görünce çok sevindim.

Kazançlarını, yardımlarla süsleyen bu güzel insanlara minnet borçlu olduğumuzu ifade edelim hemen… Tabii bu yardımlar zekatlarının dışındaki yardımlar.

Kefenin cebi yok derler. Kazancı çok olan insanların Anne-Babasının adına veya kendi adına hiçbir yardım yapmadan, hiçbir tesis yapmadan göçüp gittiklerini biliyoruz. Hatta geride bıraktıkları mirasçılarının nasıl birbirine girdiklerini üzüntü ile görüyoruz.

Dedik ya güzel insan olmak çok zor diye… Bir sürü özellik ister dedik. O kadar malın içinde bir yardım yapamayanlara diyeceğimiz hiçbir şey olamaz. İsterseniz güzellikle ilgili bir hikayeyle yazıyı sonlandıralım.

Kızımız gençlik yıllarında gözlerini kaybetmiş. Göz nakli gerekiyormuş ve bu operasyon ile bu durum gerçekleşmiş. Göz naklinden sonra, sargıların açılacağı o an gelmiş. Doktorlar heyecanla sargıları açıp, kızımızın eline aynayı vermişler. Kızımız aynaya bakınca hayretler içinde kalmış, hem gözleri görüyor, hem de muhteşem bir güzelliğe sahip olduğunu görmüş. Kızımız doktorlara bana estetik ameliyatı da mı yaptınız? Ben bu kadar güzel değilim demiş.

Doktorların cevabı ilginç. Size annenizin gözünü naklettik. Kendinizi annenizin gözüyle görüyorsunuz. Bu güzellik oradan geliyor olmalı demişler. Tüm annelerin evlatlarını nasıl gördüğünün güzel bir hikayesi olsa gerek…

Rabbim bize hem bu dünyada hem ahrette güzellikler versin. Selam ve dua ile esen kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık