);*} Domates, Patates, Soğan vs., Köpek Yavrusu, Seçim ve Şehit Yüzbaşım…
  • 19 Haziran 2018, Salı 7:35
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

Domates, Patates, Soğan vs., Köpek Yavrusu, Seçim ve Şehit Yüzbaşım…

Arefeden iki gün önce domates, patates, soğan, biber fiyatları makul düzeydeyken, Arefeye bir gün kala bütün sebzelerin fiyatları şaka değil yüzde iki yüz arttı, hatta daha fazla.

Bir liraya aldığımız soğan; beş liraya, bir buçuk liraya aldığımız domates; beş liraya, yine iki liraya aldığımız patates; dört buçuk lira oldu. Biberde zamlardan nasibini aldı.

Anladık ki stokçular, fırsatçılar vatandaşın sofrasına gözlerini diktiler. Bunu yapanlar ne şerefli(!) insanlar değil mi?

Seçim arası punduna getirip bu zamları yapacak kadar vicdansızlar. Sonrada insanız diye ortada dolaşacaklar.

Yine bayramın birinci günü bir köpek yavrusu düştü Türkiye’nin gündemine. Zavallının patileri kesilmişti. Zavallı hayvan Sakarya’nın Sapanca ilçesinde uğramıştı bu vahşete…

Bunu yapan insan olamazdı ama maalesef insandı.

Bir kepçe operatörü gözaltına alınıp tutuklandı.

Konu siyasilerinde, özellikle iktidar partisinin de gündemindeydi. Seçimlerden hemen sonra bir hayvan hakları yasası çıkaracaklarını söylüyordu siyasi iktidar. Kimse onlara şimdiye kadar niye çıkarmadıklarını sormadı.

Cumhurbaşkanımız konunun araştırılması talimatını verdiğini söyledi.y Öyle ya talimatla iş yapar hale geldik. Kendiliğimizden bir şeyler yapmak aklımıza gelmiyor. Konu Bekir Bozdağ beyinde gündemindeydi. O da seçim sonrası yasa çıkarmaktan bahsetti.

İşin bir gerçek yanı var. Bu köpek yavrusunun birileri tarafından ayaklarının kesilmiş olmasıydı. Nasıl bir vicdana sahipti, nasıl bir inanca sahipti bunu yapan!

Toplumda bu tipler gibi psikopat, ruh hastası epeyce bir insan vardı. daha doğrusu insan görünümlü yaratıklar. Herhalde eğitim sistemimiz bu tiplerin üremesi için müsaitti. Camilerimiz ise bize bu konuda yardımdan çok uzaktı.

Seçimlere gelince, Başkanlık ve milletvekilliği seçimi yaklaştıkça gürültü ve gerilim artıyordu. Düşünün bir siyasetçi konuşuyor, onu aşkın kanal onu naklen yayınlıyor, bazen yerel kanallarda işin içine girince naklen veren kanal sayısı neredeyse yüzlere ulaşıyor.

Televizyonlar size siyasi haberlerden ve on kuruşluk dizilerden başka hiçbir şey sunmuyor. Gazeteler deseniz hiç farklı değil. Şükür şu aralar Dünya Kupası Futbol Şampiyonası başladı diyeceğim devre arasına bile siyasi reklamları yerleştiriyorlar.

Bu arada 24 Haziran’da yapılması gereken Üniversite Giriş Sınavı, 1 Temmuz’a erteleniyor.

Seçimin gürültüsünden, sokak sokak dolaşan arabalardaki hoparlörlerin gürültüsünden, gençlerimizin tem randımanlı ders çalıştığını söyleyemeyiz. Okulda da seçim yaşının 18’e indirilmesi çocuklarımızı ister istemez siyasi tartışmaların içine itti.

Tabii bütün seçim propagandalarının Ramazan ayı içinde yapılması vatandaşı da canından bezdirdi.

Oruç, oruç vatandaşlar mitinglere katıldı. Sıkıntılı anlar yaşandı.

Bana göre teknolojinin bu kadar ilerlediği bir dönemde mitingler yaparak seçmenlerin alanlara toplanması yerine, televizyon, reklam panoları ve cep telefonları yeterli olmalarıdır.

Siyasi liderlerin konuşmalarına vatandaş yağmur, güneş, oruç demeden katıldı. Keşke siyasiler biraz da vatandaşı düşünebilselerdi.

Gelelim en önemli konuya. 11 Haziran’da Bestler-Dereler-ŞIRNAK bölgesinde yaralanan Jandarma Yüzbaşımız Yunus ÇELEBİ, ağır yaralı olarak getirildiği Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 16 Haziran’da şehit oldu.

Yunus Yüzbaşım! Bizi affet! Bizler; soğan, patates, domates vs. fiyat artışıyla uğraşırken, köpek yavrusunun patilerinin kesilmesiyle uğraşırken, seçim propagandalarıyla uğraşırken, siyasilerin konuşmalarını dinlerken vallahi senin yaralandığından, hastaneye kaldırıldığından haberimiz olmadı. Siyasilerde konuşurken senden hiç bahsetmediler. Köpeğin patilerinin kesilmesi bile seçim konuşmalarında gündeme geldi ama seni söylemediler.

Her şeyi sen şehit olunca öğrendik. Yunus Yüzbaşım bekarmışsın. Erzurum-ÇAD nüfusuna kayıtlı imişin, 33 yaşındaymışın. 17 Haziran Hürriyet gazetesine baktım. Senin haberin köşede küçük bir yazıyla bertilmiş. Ayakları kesilen köpeğin 1’nci sayfadaki haberi senden daha büyük. 3’üncü sayfada da zavallı, dili olmayan köpeğin durumu siyasilerin açıklamalarıyla epey yer bulmuş.

Senin şehit haberin aynı gazetenin 16’ncı sayfasında yine küçük bir yerde verilmiş.

17 Haziran’da öğle namazını müteakip Erzurum’da, Narmalı camisinde kılınan cenaze namazıyla, Kars Kapı şehitliğine defnedildin. Senin şehitlik törenini hiçbir ulusal kanal vermedi. Yerel kanallar verdi mi? Bilmiyorum.

Yunus Yüzbaşım gördün halimizi. Sen vatan için canını verdin, biz patates, soğan, köpek yavrusu, seçimle uğraştık. Bazı şeyler unutulmayacak ama sen kısa süre sonra unutulacaksın Yunus Yüzbaşım. Belki bir sokağa adın verilecek, belki ölüm yıldönümünde senin ailen ziyaret edilecek, belki ara sıra şehit ve gazilerin toplantılarına çağırılacaklar. Belli ki ateş düştü yeri yakar. Bizi affet demeye vallahi yüzüm yok. Şöyle seçim meydanlarında, liderler senden bahsedip, kalabalıktan bir Fatiha isteselerdi o da yeterdi. O da yok. Tek güvencemiz Rabbimiz. Biz seni şanına yakışır uğurlayamadık. Ama eminiz ki, rabbimiz seni orada çok iyi ağırlayacaktır. Mekanın cennet olsun.

Kalın Sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık