• 19 Eylül 2014, Cuma 8:50
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BU BELEDİYELER KONYA'NIN YÜKÜNÜ TAŞIYAMIYOR...

Konya Büyükşehir ve merkez ilçe belediyelerinden bahsediyorum. Konya'yı sorunsuz bir şehir gösterme gayretleri var. Ama Konya'nın kısmi de olsa çok büyük sorunları var. Her şeyi güllük gülistanlık göstermeye çalışan şakşakçı zihniyeti de uyarıyorum.

İstanbul Beykoz'da Beykoz Korusundaki bir çay bahçesinde tarihi değer taşıyan bir ağaç kırılarak bir masada çay içen üç bayanın üzerine devriliyor. Dramatik bir hayat yaşayan bir bayanla arkadaşı olay yerinde vefat ediyorlar. Masada bulunan işyeri sahibi hanımefendide 14 Eylül de Kartal'da tedavi gördüğü hastanede vefat ediyor. Bir ağaç devrilmesi ve sonuç üç ölü...

Beykoz korusunu işletenler olaydan Beykoz Belediyesini sorumlu tutuyorlar. Beykoz Belediyesi de olaydan İstanbul Büyükşehir Belediyesini sorumlu tutuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesini sorumlu tutuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olaydan Orman İşletme müdürlüğünü sorumlu tutuyor. Ortada kaybolan üç can var. Sorumluluğu o ona o ona atıyor... Aslında ibretlik bir manzara 10 kişinin canını verdiği asansör olayında da, 301 kişinin canını verdiği Soma maden cinayetinde de aynı şey olmadı mı? ...

Gelelim bizim Konya Belediyelerimize... Bir Zümrüt apartmanı hadisesi de Konya için ibretlik bir manzara idi. Aslında bu olayda bana göre belediyeyi sorumlu tutmamak gerekir. İnsanlarda yeterli Allah korkusu olmazsa sonuç budur...

Konya'yı bekleyen felaketler içinde ruhsatsız ve kontrolsüz işyerleri geliyor... Benim yazım bir uyarıdır. Yarın Allah korusun başımıza bir felaket gelirse doğrudan sorumlusu belediyelerimizdir.

Bakınız Selçuklu Belediyesi sorumluluk bölgesinde Büyükşehir Belediyemize 100 metre mesafede bir ilaç dağıtım firması on katlı bir apartmanın kapalı otoparkı ve giriş katında faaliyet gösteriyor. Otopark iptal edilip ilaç firmasının emrine sunulmuş Acil ilaç götüren elliye yakın motosikletli personel var. Bu ilaç deposunda ilaçların dışında TIR’lar la gelen kâğıt temizlik malzemelerinden tutunda, yanıcı yakıcı itriyat parfümeri malzemeleri de olduğu söyleniyor. Allah korusun bu depo da bir yangın çıksa ne olur? Facia olur. Peki sorumlusu kim olur? Bildiğim tek şey sorumlusu ben olmam. Ama yine bildiğim ikinci şey sorumlusu doğrudan BELEDİYE olur... Bırakın yangını, acaba TIR’la gelen o malzemeleri o apartman taşıma kapasitesine sahip mi?...

Bildiğim bir şey de KIYAKÇILIĞIN sonunun ne olduğudur...

Yine bir uyarı daha yapayım. Hemen bu ilaç deposunun yanında 44 araçlık Selçuklu Belediyesine ait ücretsiz bir otopark. Evvela sormak lazım bu otopark neden ücretsiz? Bu otoparkı kimler kullanıyor? Bu otoparkı vatandaş kullanamıyor. Çünkü bu otopark araç kiracılarından tutun, ev taşımacıların, seyyar galericilerin, o civardaki dükkân sahiplerinin mekânı olmuş. Büyükşehir belediyesine 100 m mesafedeki bir otopark ücretsiz... Aklım almıyor. Yahu Belediyede, Selçuklu Kaymakamlığı'nda işi olanlar Nüfusta işi olanlar buraya paralı otopark olarak can atıyorlar. Ama ilgilenen yok.

Belediyelerimiz kendilerine vazife olmayan her işte varlar. Ama vatandaşın güvenliği, huzuru ve rahatı olan işte yoklar.

Kimi kelebekler vadisiyle, zihinsel engelliler için rehabilite merkezi, kongre merkezi için uğraşır. Kimi yoğunluğunu bilim merkezine, stadyuma verir. Kimi sadece imar bina gibi işlerle uğraşır. Burada bir tek eleştirmeyeceğim Belediye MERAM Belediyesidir. Fatma TORU hanımefendi henüz yenidir. Süreye ve fırsata ihtiyacı vardır...

Teker kırıldıktan sonra akıl veren çok olur. Belediyelerimiz için bir eleştirimde Konya'yı taşlaştırıp nefes alınmaz hale getirmeleridir. Okul bahçelerini asfalt yapıp toprağı ortadan kaldırırlar. Bazı yerlerde orta refüjdeki bitkiyi ağacı kaldırıp kilit taşı döşerler. Kaldırımdaki heybetli ağaçlara küçücük bir sulama alanı bırakırlar. Mevlana alanı Şems alanını taşlaştırırlar. Mevlana'daki asırlık ağaçlar gider. Şems parkındaki asırlık ağaçlar küçücük sulama gözüyle kurumayı beklerler.

Efendim şehir dışına park yaparsınız, ağaç dikersiniz anlarım ama o ağaçların şehir içine faydası nedir. Egzoz gazıyla boğulan şehir içi yaşam merkezlerimizin acilen ağaçlandırmaya ihtiyacı var diyorum.

Bana ayrılan köşenin dışına taşacak bu Belediye yazılarım. Daha bir kaç konuya değindim. Bu belediye yazılarından onlarca ciltlik kitap çıkar diyorum.

Belediyelerimizden ricam mevcut yerleri bir görün kontrol edin. Bir felaketle karşılaşmayalım.

Esen kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık