• 15 Temmuz 2016, Cuma 8:34
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

BİRAZ DAHA CİDDİYET LÜTFEN

Başbakanımız gurup toplantısında konuşuyor. Kurban bayramı tatilinin de 10 gün olacağını söylüyor. Şimdiden söylüyor. Ramazan bayramında ki 10 gün tatilde işlerin aksamadığını söylüyor güya.. Birde espiri yapıyor. Efendim bir arkadaş söylemiş; Hastanenin acil servisine KIZ BAKMAK için gitmişler. Artık acil servislere kız bakmak için gidiliyormuş tatilde…

Allah aşkına biraz CİDDİYET…Acil serviste çalışan evli, bekar bir sürü kızımız var. Onlar orada hastalara bakmak için varlar. Kendilerine bakılmak için değil. Bir tane dingil oraya kız bakmaya gidip, bunu da herkesle paylaşıyorsa, bunun şakaya gelir bir tarafı yok… Acil servislerde çalışan kızlarımızın düştüğü durumu görüyor musunuz?

Binali bey, Ahmet Davutoğlu’nun al aşağı edilip, başbakanlıktan alındıktan sonra işaretle başbakanlığa geldi.

Bir yazı yazmıştım. BİRİNİN ADI, DİĞERİNİN SOY ADI YILDIRIM, İKİSİ DE ERZİNCANLI diye… Aslında yazımdan bir şeyler çıkarılmasını istemiştim. Yaşı 50 civarında olanlar anladı. Yeni yetmeler anlamadı. Adı Yıldırım olan ANAP zamanında, Turgut Özal Cumhurbaşkanı seçilince işaret ettiği Erzincanlı Başbakan Yıldırım Akbulut idi. Medya onunla ilgili hergün bir fıkra üretti. Yıldırım beyde iyi gaf yapardı. Sayın Özal Cumhurbaşkanıydı ama Başbakanlığı da Yıldırım bey sayesinde birlikte yürüttü. Başbakana istediğini yaptırdı. Yani Yıldırım Akbulut Sayın Özal’ın istediği bir başbakan tipi idi.

Şimdilerde Başbakan Binali Yıldırım. O da Erzincanlı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın istediği tipte bir başbakan. Bu sayede Cumhurbaşkanımız Başbakanlığı da adeta birlikte yürütüyor. Her istediğini Binali Bey’e yaptırıyor. Hatta kendi döneminde yapmaktan çekindiği işleri bire Binali Bey’e yaptırıyor.

Binali Bey’de konuşurken GAF yapmaya müsait. Bazen DAM derken KAPI diyor falan filan.

Ama bildiğimiz şey Erzincanlı olmanın dışında Yıldırım Akbulut ve Binali Yıldırım’ın epey ortak özelliği var. Daha neler göreceğiz.

Bu arada sosyal medyada boş durmuyor. Alın size 1-2 örnek: ‘ACİL’e kız bakmaya gittik. 45 gün sonraya gün verdiler’. ‘Acil kız bakma saatleri; 14.00-17.00 arasıdır’ vb. Ayıp vallahi yakışmıyor. Uzun süreli tatiller bezdiriyor… Ramazan Bayramı tatilinin 10 gün olması bakın neler doğuruyor.

Bir kere devletin bayram tatilini 10 güne çıkarması ey Müslüman Türkiye, Bayram yapmayın, tatil yapın dedirtiyor. Şimdiden Kurban Bayramı tatilinin 10 gün olarak açıklanması çoğu vatandaşın bayram yapmayıp TATİL yapacağı ve Hatta tatil için Kurban Kesmekten bile vazgeçebileceği anlamına geliyor. Devlet kendi elleriyle bayramları bayram olmaktan çıkarıyor. Tatil haline getiriyor.

Bir atasözü var, ‘Balık Başkan Kokar’ diye… En büyük tatili hep TBMM yapardı. Bu sene geciktiler. Temmuzun ortası oldu vekillerimiz tatile başlayamadı. Gerçi onlara hergün tatil ama olsun..

Düşüne biliyor musunuz Meclis haziran başına tatile girer, ekim başında açılır. İlkokul çocuğundan fazla tatil yaparlar. Günlük çalışma süreleri de birkaç saati geçmez. Haftada da 3-4 gün çalışırlar. Sahip olduğu sosyal haklara ve aldığı maaş, yolluk, harcırahlara bakarsanız en pahalı futbolcu pardon, en pahalı vekillerdir. Şu fakir milletin kaymak tabakasıdır vekillerimiz. Kendi sosyal haklarını kendi maaşlarını kendileri belirler. Emeklilerin de imkanları muhteşemdir. Vekil emeklilerine 100’de yüz zam yapıldığında gelen tepkilere Meclis Başkanı (Aslında vekillerin başkanı) Sayın Cemil Çiçek onların itibarı var demişti. Bende itibarın parayla değil, insanlıkla olacağını yazmıştım. Bizim itibarımız olabilir mi ki?

Yine de şükredelim. Ya vekiller futbolcular gibi imza parası isteseler ne yapacağız? Ya da EL KALDIRMA parası isteseler ne yapacağız! Ondan sonra ben şu kadar el kaldırdım, şu kadar lira isterim diyebilirler.

Bu tatil kirliliğinden kurtulamadık. Yıllardır bu ülkenin sırtında kambur oldu ADLİ TATİL. Bir türlü kaldıramadık. Bu tatilin ADALETİ dağıtanlara verilmiş ADALETSİZ bir hak olduğunu düşünürüm. Bu durumda kaldırmakta mümkün olmuyor.

Ramazan Bayramının 10 günlük tatilinden bir iki örnek verelim. Ağız ve diş sağlığına bir tek nöbetçi bırakmışlar. Çekim yapmıyor, ilaç yazıyormuş. Bu kadar nüfuslu şehir, 10 gün bir tek diş hekimi ile idare edecek. Yapmayın, etmeyin. Mevcuda göre en az 3-5 hekim olmalıdır.

İstanbul’dan arkadaşımın bayramda kulağı ağrıyor. 3-5 hastane dolaşıyor. KBB hekimi yok. Nöbette de yok..

Yani anlayacağınız Bayram tatilinde sağlığınız Allah’a emanet…

Kaç hekim nöbetçi olacak veya olmak zorunda bunları valilikçe kontrolü gerekir diyorum.

Sağlık, emniyet, güvenlik ihmale gelmez. Ancak klasik devlet memuru zihniyeti benliğimize işlemiş. Bol bol tatillerle yatmaya alışmışız. Üretim kaybı şu-bu bizi ilgilendirmiyor. Ne kadar çalıştık, tatili hak ettik mi diyen yok.

İkinci bayram Mevlana müzesi arksı panayır yeri gibi seyyar satıcı dolmuş. Çığırtkanlık diz boyu…

Büyükşehir Belediye çaybahçeleri ve kafeleri işletiyor. Vatandaş yorulmuş. Çay bahçesine oturup, soğukluk içecek ama kapalı. Ey belediyem, böyle memur zihniyeti ile buraları işletecekseniz hemen özele devredin. Bayramda buralar kapalı olur mu be kardeşim?

Yine Mevlana’nın arkasındaki iki katlı genel tuvalet açık ama bakan yok. Peçete bitmiş ama personel olmayınca çare olmuyor. Kadınlar kendileri için ayrılan tuvaletin kapısı görünmeyince erkekler tuvaletinin ikinci katına çıkmışlar. Abdest için ikinci kata çıkınca beni ikaz ediyorlar. Burası kadınlar tuvaleti diye… Arka taraftaki pisuarları gösteriyorum. Burası erkekler tuvaleti diye… Aşağıya inip kapılarını gösteriyorum.

Kısacası uzun tatil bize göre değil. Bayram bayramlıktan, insan insanlıktan çıkıyor. Mutlu azınlık oluşuyor. Vatandaş perişan oluyor. Hani İslam ülkeleri Turizm Başkenti diye reklamını yaptığınız şehir adeta kaderine terk edilmiş oluyor.

Yazımı bana yakışmayan bir ciddiyetsizlikle bitireyim. Acil servise gelen vatandaşlar, yeterli uygun, uzman doktoru bulamayınca, bari geldik şurada dinlenirken oğlumuza bir kıza bakalım demişlerdir. Doktor olmayınca ne yapsınlar. Esen kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık