• 14 Aralık 2017, Perşembe 7:46
HasanMERT

Hasan MERT

Hz. MEVLÂNA’YI ANMA TÖRENLERİ (2)

Allah’a hamd, Hz. Muhammed (sav)’e salat ederim.

On binler Mevlana'nın ''gel'' çağrısına koştu

Mevlana'nın 744. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri kapsamında etkinlikler devam etmektedir.

Her yıl 7 – 17 Aralık tarihlerinde Konya, bambaşka bir şekle bürünür. 744 yıl önce Hakk'a kavuşan Hz. Mevlâna için düzenlenen anma törenleri, dünyanın her yerinden binlerce insanı Konya'ya çeker. Her yıl olduğu gibi bu yıl da oldukça zengin bir Şeb-i Arus törenine seyirci olacağız. Kalbimizin derinliklerinde yer alan maneviyatımız, bir kez daha doruklara ulaşacak, belki de gözyaşlarımıza hakim olamayacağız ve Hz. Mevlâna'nın 7 öğüdünü yeniden hatırlayacağız. Maneviyatın doruğa çıktığı törende semazenler izleyenleri büyülemektedir. “Vuslat Yıldönümü Programlarının mana ve içerik olarak yeryüzünde yapılan en büyük ve en güçlü kültürel etkinlik olduğunu kaydeden Akyürek, “Şeb – i Arus Törenleri’nin dünyanın bir müşterek töreni haline gelmesi, önemli bir buluşma programı haline gelmesi konusundaki çalışmalarımız artarak devam edecektir.” (Alıntı)

Şeb-i Arûs, Türkçe: Düğün Gecesi, (Farsça şeb:gece, Arapça arûs:düğün), Mevlevilikte Mevlânâ Celaleddin-i Rumi'nin vefat ettiği gecedir. Mevlânâ Celaleddin-i Rûmi, bu geceyi Rabb'ine, sevgiliye kavuşma gecesi olarak düşündüğü Düğün Gecesi olarak adlandırır. Mevlânâ ölüm gününü “Hakk’a vuslat” yani “Yaratana Kavuşma” saymıştır. “Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan” der. Rûmi'nin ölüm yıl dönümlerinde 17 Aralık tarihlerine denk gelen haftalarda yapılan ve Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri olarak isimlendirilmeye başlanılan törenler, halk arasında "Şeb-i Arûs" olarak da anılmaktadır.

Şefkatin, hoşgörünün, yardımseverliğin ve sevginin gecesidir Şeb-i Arus.

Başlarındaki “Sikke”nin mezar taşlarını, üzerlerindeki “Hırka”nın mezarlarını ve beyaz “Tennure” lerinin ise kefenlerini temsil ettiği Semazenler, gerçekleştirdikleri “Sema Töreni” ile tüm salonu büyülemektedir.. Manevi hisselerin zirveye çıktığı “Sema Ayini” pek çok dîni muhtevâya haizdir.

Tüm insanlığa umut aşılayan sözleriyle, hepimizin büyük bir saygı duyduğu Hz. Mevlâna Celâleddin-i Rûmî'nin vefat günü -daha doğrusu doğuş günü- için her yıl binlerce insan mâneviyâtın merkezi olan Konya'da buluşuyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da sema ayinlerinden, şiir dinletilerine, konferanslardan sergilere kadar oldukça zengin bir program bizleri bekliyor olacak. Unutmayalım ki, Hz. Mevlâna'yı anlamak, hayata dair daha iyi bir yol haritası olacaktır.

1) Şeb-i Arus ‘düğün gecesi' ya da ‘gelin gecesi' anlamına gelir.

2) ‘Ölüm günüm, düğün günümdür' diyen Hz. Mevlâna, o gün Hakk'a kavuşacağı için ölüm yıldönümüne ‘Şeb-i Arus' ismi verilmiştir.

3) Semazenler için ‘dönmek' ifadesi kullanılmaz. Semazenlerin gerçekleştirdikleri bu eylem, ‘sema etmek' olarak ifade edilir.

4) Semazenlerin giydikleri geniş etekli elbiseye ‘tennure' denir.

5) Sema törenleri alkışlanmamalıdır. Zira bu bir gösteri değildir.

6) Şeb-i Arus Törenleri, her yıl 7 Aralık'ta Kandil Uyandırma Merasimi – Sevgi ve Hoşgörü Yürüyüşü ile başlar.

7) 07 Aralık'ta başlayan törenler, Mevlâna'nın öldüğü gün olan 17 Aralık'ta sona erer.

8) Şeb-i Arus Törenleri 10 gün boyunca sürer. Sema törenlerinden, sergilerden, mesnevi derslerine, konserler den, konferanslara, panellerden şiir dinletilerine, tiyatrolardan söyleşilere kadar pek çok etkinlik yer alır.

Mevlevîlik edeb ve âdâbının öğrenildiği ilk yer olan Matbah-ı Şerif’e izafeten çile boyunca bu yolda uyulması gereken kurallar tam bir disiplin içerisinde yürütülür (Özönder: s. 179)…

Âdâb ve erkânın temelini oluşturan Mukâbele-i Şerif (Semâ) ve Mesnevî dersleri de belli usullere göre yapılırdı. Semâ meşki mutlaka bir Semâ Dedesinden öğrenilir, Mesnevî dersi Mesnevîhân olan Dededen dinlenir,….

 

Mevlevîhânelerde Kur’ân-ı Kerim, Hadis-i Şerif, Mesnevî, Mevlevî Evrâdı, Mevlâna menâkıbı okunması, Mevlevî âdâb ve erkânı dersleri (Nablusî: s.17, 19, 30); çile çıkarmakta olan canlara Semâ meşki, dergâhtaki günlük işlerin yerine getirildiği 18 hizmeti icra etme ve becerisi dairesinde bir sanat veya zanaat öğrenme mecburi idi. 1001 günlük çile eğitimden sorumlu olanlar sırasıyla, Aşçı veya Ser-Tabbâh Dede, Kazancı Dede, Meydancı Dede ve Bulaşıkçı Dede idi (Demirci: s. 127). Ayrıca diğer Dedeler de yetiştirildikleri alanda dersler ve eğitimler verirdi.

Mevlevî âdâb ve erkânının temelini 1001 günlük Mevlevî eğitiminde alınan Mesnevî-i Şerifin ilk on sekiz beytine istinaden on sekiz hizmetin yerine getirilmesi esasına dayanan usuller çerçevesinde hayat boyu devam ettirilmesi gereken “edeb” oluşturmaktaydı. Bu zaman içinde seyr ü sülûk gereği Semâ öğrenmek (et-Tuhfetü’l-Behiyye: s. 41) mecbur idi. (Mevlevîlikteki 1001 günlük çile için bkz. Konya Ansiklopedisi “Çile” maddesi)

Semâ ayini; Selâm denilen dört kısımdan meydana gelir. Bunlar, hakikat yolcusunun geçireceği dört aşamayı temsil eder:

I. Selâm, insanın kendi kulluğunu idrak etmesidir.

II. Selâm, Allah‟ın büyüklüğü ve kudreti karşısında hayranlık duymayı ifade eder.

III. Selâm bu hayranlık duygusunun aşka dönüşmesidir.

IV. Selâm ise insanın yaratılıştaki vazifesine yani kulluğa dönüşüdür. Çünkü İslâm‟da en yüce makam, kulluktur.

Yazımı  Mevlana hakkında bir değerlendirme ile bitireceğim;

“Mevlâna’nın, imanla beraber günümüz insanına vermek istediği temel mesajları, kısaca şöyle sıralayabiliriz: Allah’a itaat, mahlûkatına şefkat, merhamet, kardeşlik, barış, sevgi, arınma ve bu paraleldeki tüm diğer müsbet hususlar. Ki bunlara biz kök değerler manzûmesi diyoruz. Bu kök değerler aynı zamanda global değerlerdir.  Mevlanâ’nın Batı’daki bu cezbedici yönünü, esprisi itibariyle bir nebze anlamak istiyorsak Hamîdullah’ın bir tesbitine kulak vermemiz gerekir.  Prof. Dr. Muhammed Hamidullah meâlen şöyle der: “İmam-ı Şafii’nin Kitabu’l-Umm adlı eseri bir batılıyı etkilemez hatta ilgilendirmez. Hâlbuki Kitabu’l -Umm bir hukuk harikasıdır. Ama batı tasavvufi düşünceden daha çok etkilenmektedir. Bu da bir ihtiyaçtan doğmaktadır. Yani batı ruhen tasavvufa muhtaçtır.”

İşte Mevlânâ’nın Mesnevi’si, bu yönüyle günümüz insanı cezbetmekte,  etkilemekte ve ihtidalara vesile olmaktadır. Hz. Mevlânâ’nın vakia halindeki bu etkisinin altında, onun Kur’an ve Sünnete dayalı mesajının özünü anlaması ve insan denen meçhulü çözümlemesi yatar. “(1)

Hak ve Hakîkât  yolcularına selâm olsun. Mevlevî selâmı ile selamlıyorum.”Eyvallah”

Dipnot:

1-Hz. Mevlana Üzerine Genel Bir Değerlendirme Prof. Dr. Ethem CEBECİOĞLU.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık