• 20 Eylül 2018, Perşembe 8:18
HasanHüseyin KARA

Hasan Hüseyin KARA

Sürümden kazanma zamanı…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beştepe'de düzenlenen Gaziler Günü Töreni'nde konuştu.

‘Şimdi ihya dönemini yaşıyoruz’ dedi Cumhurbaşkanımız, ‘Kriz, mriz sakın ha bunlara aldırmayın! Bunlar manipülasyondur. Güçlenerek geleceğe yürüyoruz’ dedi…

Ülkede ekonomik kriz var demek biraz abartmak olur doğru…

Geçmiş dönemlerde yaşadığımız krizlere baktığımız zaman ‘evet kriz var’ diyemeyiz ama bu güllük gülistanlık olduğumuz anlamına da gelmiyor…

Ülke olarak ciddi bir ekonomik savaş veriyoruz…

Kime karşı veriyoruz tartışmalarına girecek değilim ve fakat ekonomik bir savaşın içerisinde olduğumuzu kimse inkar etmeyecektir…

Bu süreci atlatacağımıza inancım tam ama eğer atlatamazsak şirketlerin iflası, işsizlik ulusal yokluk ve yoksulluğa sebep olabilecek bir krize dönüşebilir…

Peki bu süreci atlatmak için neler yapıyoruz, yada neler yapmalıyız…

Dün oto galericiler sitesindeydim.

Nasıl başarabileceğimizin ufak çaplı bir örneğini yaşadım diyebilirim…

Galericiler araba dolu…

Öyle eski meski de değil, 2010 ve üzeri arabalarla dolu idi…

Satış var mı?

Elbette ki var, ama öyle ahım şahım bir satış değil tabiî ki de…

 İsmini vermeyeceğim kıymetli bir arkadaşımın yanındaydık…

‘Bugün’ dedi, ‘üç tane araba sattım…’

‘E o zaman galericiler ful time çalışıyor’ dedim…

Düşük karlarla sürümden kazandığını söyledi…

Düşük kar!...

‘Eskisi gibi yüzde 15’lerde 20’lerde kar edeceğim diye beklersen kuru kuru beklersin’ dedi…

Galericilerde 2018 model araçların olduğunu hem de azımsanmayacak bir rakamda olduğunu söyledi arkadaşım…

Buda demek oluyor ki yorganına göre ayağını uzatmayı henüz öğrenmiş sayılmayız…

2018 model ikinci el araç nasıl olabilir ki şu dönemde…

Henüz tüketim çılgınlığından kurtulabilmiş sayılmayız maalesef…

Bir araç vardı aracın sıfır fiyatı 530’un üzerinde…

3-5 ay sonra satmak istemiş sahibi ve fiyatı düşmüş gelmiş 450 bin liraya…

Çocukluğumdan beri hep anlatırlar gurbetçiler…

1 elma, iki domates, bir dilim karpuz alışveriş efsanesini duymayanınız yoktur herhalde…

İşte bizde de olması gereken, yerleşmesi gereken mantık bu olmalı…

Bir çuval patates alıp yarısını çürütüp atmanın, 5 kilo domates alıp yarısını yiyememenin hiçbir anlamı yok…

500 bin liralık bir araba almanın hiçbir anlamı yok bu süreçte…

Yorganına göre ayağını uzatmak atalarımızdan bize kalmış en güzel sözlerden bir tanesi…

Önümüz kış, bir evde iki kişi varsa 3 kilo portakal almanın hiçbir anlamı yok…

Her mahallede mutlaka haftalık bir Pazar ve en az 2-3 tane süpermarket var…

Yani her şey elimizin altında…

Bugün gidersin iki tane portakal alır, yarında mandalina, ertesi gün nar ve hem sağlıklı beslenmiş hem israfın önüne geçmiş hem de ayağımızı yorganımıza göre uzatmış oluruz…

Esnaflarda hakeza öyle…

Artık para kazanmanın da şekli değişti;

Öyle eskisi gibi 1 kere kazanayım bir ay yiyeyim dersek bu işin sonu olmaz…

Yüzde 20 kar eden ayna bir kazanıyor,

Yüzde 3 kar eden ufak ufak ama ciddi ciddi paralar kazanıyor…

Bu süreç aslında şapkamızı önümüze koyup düşünmek için inanılmaz bir fırsat bizim için,

Hem kaliteli para kazanmayı, hem de kaliteli para harcamayı öğrenebileceğimiz bir süreç…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık