• 24 Haziran 2018, Pazar 12:43
FatmagülKIZMAZ

Fatmagül KIZMAZ

 PİŞKİNLİĞİN BÖYLESİ

Her geçen gün maalesef ki daha kötüsü, daha ağırı, daha vahimi yaşanıyor ülkemizde. Her güne bir çok vicdansızlık sığdırma yetisine sahip hale geldi insanlık. İstismarlar, tacizler, tecavüzler, şiddetler dahası ki eziyetler, işkenceler, cinayetler lerlerler. Bitmek bilmeyen insanlığa yakışmayan davranışlar. Ve bu davranışlar ayrım yapmadan kadına, erkeğe, gence, yaşlıya, çocuğa, bebeğe,hayvanlara yapılıyor. Akıl almıyor tabi bir canlıya bile yapılması kabul edilemezken bizim ülkemizin dört bir yanından akın akın bu tarz rezaletler yağıyor. Hayvanlara tecavüz ediliyor, organları kesilip bir köşeye atılıyor, kadınlar sokak ortasında can veriyor, bebekler çocuklar bir anda evlerinin önünden kayboluyor, binlerce insan arama kurtarma köpekleri seferber oluyor fakat bulunamıyor. İnsanlar öz evlatlarının, torunlarının şiddetine hırsızlığına maruz kalıyor, hatta kendi evlerinden kovulup canlarından oluyor. Evet bunların hepsi bizim ülkemizde bizim insanlarımızın yaşadıkları. Hatta yaşananlardan sadece küçük bir parçası. Sadece bu konuya yönlenildiğin de ciddi bir vicdansızlık, duygusuzluk, insanlığın yüz karası bir tablo çıkıyor ortaya. Her şehir her güne farklı olaylarla damga vuruyor mide bulandırıyor. Biz nasıl bu hale geldik daha da önemlisi biz hala nasıl insanız diyebiliyoruz anlamıyorum. Dünya geneli bu topla daha da çirkinleşiyor ve ben yaşadığım ülkeyi bile kaldıramıyorum. Bizim ülkemizin tablosu bile yetiyor. Bu tablo çok çirkin, yürek yakan, can sıkan, kalp kıran kabul edilemeyen bir hal aldı.

Bu çirkinliklere eklenen yeni bir olayda Burdur’da yaşandı. Daha çocuk, çocuk diyorum çünkü 17 yaşında bir kız. Göğsünden defalarca bıçaklandı, bıçaklayansa 20 yaşında. Bir anlık ya da tartışmanın alevlenmesi gibi bahanelerde sunmadı üstelik. On yedi yaşında ki sevgisinin kendini aldattığını iddia etti. Ne kadar doğru bilmem gerçi doğru olsa ne değişecek zanlının çocuğu defalarca göğsünden bıçakladığını bu rağmen ölmediğini görerek yüzüne yastıkla bastırdığını ama hala ölmedi diye boğazını sıkarak öldürdüğünü  haklımı çıkartacak. Gerçi adalet anlayışı kişiye göre oldu ülkemizde bana göre. Bu yüzden bazı kişiler zanlının haklı olduğunu  hatta  beraatini  bile isteseler şaşmam.

Olayı yani cinayeti kısaca özetleyeyim. Mersinde lise öğrencisi kız kalkıp gidiyor üniversite öğrencisi sevgilisinin yanına Burdur’a.gitmeden önce kendisini aldattığı defalarca telefonda konuştuklarını kız arkadaşına gelirse öldüreceğini söylediğini, kız arkadaşının bunu biliyorum ama yine de geleceğim dediğini yani bir nevi kendi isteğinin olduğunu söylemiş ifadesin de. Cinayeti dört katlı bir öğrenci apartının son katında işlemiş. Mersinden gelen sevgilisiyle vakit geçirmişler daha sonra dışarıya çıkıp alkol almışlar gecenin ilerleyen saatlerinde önceden hazırladığı bıçağı mutfaktan alarak kızın göğsüne defalarca saplamış fakat bıçak yamulmuş kız ölmemiş ve mutfaktan yeni bir bıçak alarak tekrar bıçaklamış. Kızın hala nefes aldığını görünce yüzüne yastıkla bastırmış yaşadığının farkına varınca da elleriyle boğazını sıkarak boğmuş. Nasıl bir kindir bu öldürmeyi nasıl kafaya koyduysa öldüğünden emin olana kadar her yolu denemiş ve maalesef ki başarmış. On yedi yaşındaki çocuğu çeşitli yöntemler sonunda elleriyle boğarak hayatını kirli elleriyle elinden almış. Ardından hap içmiş, ormanlık alanda kendini asmış başaramayınca eve gelip bileklerini ve boğazını kesmiş dediğine göre. Kendisi için de baya bir yöntem denemiş fakat becerememiş ne hikmetse. Apartta ki diğer öğrenciler polise ve sağlık ekiplerine haber vermiş kızın cansız bedeni morga götürülürken zanlı hastanede tedavi altına alınıyor.

Daha sonra alınan ifade de ise asıl pişkinlik ve kan donduran itiraf geliyor. Ben bu cinayeti olaydan bir hafta önce planladım. Kasten bilerek tasarlayarak plan yaparak. Bu nasıl bir zihniyet. Bunu yapan bu ifadeyi veren bir üniversite öğrencisi ve bizim geleceğimiz olarak baktığımız gençlerimizden biri. Geleceğimizi emanet edeceğimiz bir genç on yaşındaki genç bir kızın geleceğini bile isteye elinden almış. Tek bir üzüntü pişmanlık dahi yok. Hoş olsa neye yarar bir can daha gittikten sonra. Pişmanım dese, kim cana can verebilir kim giden canla yanan yüreklere hesap verebilir.

Müebbet  hapis istenmiş. İnşallah takım elbiseli iyi hal indirimleri falan söz konusu olmadan adalet adaletli bir şekilde en azından bu cezayı uygular. En azından nefessiz bıraktığı cana karşılık aldığı her nefesi pişmanlık olarak verir. Vicdan muhakemesinde, vicdanı tarafından idam edilir kendi ruh halinde. Yanan ateşi söndürmez biliyorum ama en azından bununla teselli eder giden canın ardında kalanlar kendilerini.

Tüm insanlığa vicdan eksikliği yaşatmasın yaradan…

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık