• 20 Şubat 2019, Çarşamba 8:57
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

TEKNİK ÜNİVERSİTEYE SAHİP ÇIKMAK ÖNCELİKLE ŞAHİN’İN İŞİ OLMALI

Yıllarca üniversite konuştuk, üniversite yazdık.

Bugünkü üniversitelerin temeli 1970 yılında atıldı. O yıl Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı  olarak Konya Devlet Mimarlık Mühendislik Akademisi (DMMA) açıldı.               

DMMA, Konya’da üniversite hayatına atılan ilk adım oldu.

Tarihi diyebileceğimiz ve mülkiyeti bir vakfa ait olan binada(Cıvıloğlu Camii’nin üstünde) eğitime başlayan DMMA  şehirde heyecan  ve canlılık meydana getirdi. Yıllardır beklenen üniversite  nihayet vücut bulmaya başlamıştı.

DMMA’ne Konya sahiplendi. Bu öyle böyle bir sahiplenme değildi. Valilik, belediye, siyasi parti il teşkilatları, vakıflar, dernekler, yerel basın, şehrin önde gelenleri ve ne kadar muhalif-muvafık  varsa, yeni açılan bu akademinin ihtiyaç ve menfaatleri için bir araya geldi. İmkanı olan herkes bir biriyle yarıştı. Kimse kimseyi kıskanmadı.  Kim kendisine bir ihtiyaç duyulduysa onu karşıladı.

DMMA  halkın elinde bir bebek ihtimamıyla beslendi ve büyütüldü.

Sonraki yıllarda (1974)  DMMA’den  adı Selçuk olan bir üniversite doğdu.

DMMA artık Selçuk Üniversitesi olmuştu.

Selçuk Üniversitesine de  halk ve yerel dinamikler büyük ilgi gösterdi.  Ne gerekiyorsa, ne yapalıcaksa ve hangi noktada bir ihtiyaç varsa bir yardım gerekiyorsa onu karşılamak ve yerine getirmek için  yetkililer, yerel yönetimler yarış içinde oldu. (Bu ilk yıllarda yapıldı)

DMMA bu bakımdan çok şanslıydı.

Selçuk Üniversitesi de bu bakımdan çok şanslıydı.

İlk yıllar böyle geçti. Böyle oldu ve böyle yaşandı. Tabii Selçuk Üniversitesi kendisine gösterilen bu ilgi sayesinde bir taraftan fiziki imkanları elde ederken diğer taraftan da akademik dünyada isim yaptı. Prestij kazandı. Türkiye’nin sayılı üniversiteleri arasına girdi. Bu ivme 1980’li yılların sonuna kadar kesintisiz sürdü.

Sonra; 2. Üniversiteyi konuştuk, 2. Üniversiteyi yazdık.

Sonra; 1990’de Teknik Üniversiteyi konuştuk, Teknik Üniversiteyi yazdık.

Önce  bu tarihlere bir bakalım. 

Teknik Üniversite ilk olarak 1990 yılında Konya kamuoyunun önüne getirildi.

Dönem, ANAP’ın iktidar olduğu dönemdi.

ANAP’ın ileri gelenlerinden memleket aşığı, devlet adamı Mehmet Keçeciler Teknik Üniversite sözünü ağzından kaçırıverdi.Bundan biraz sonra ANAP Konya Milletvekilleri’nden olan Adil Küçük Konya’ya Teknik Üniversiteyi gündeme getirdi. O tarihlerde Gebze’de de teknik üniversite çalışmaları başlamıştı. Başka bir takım yerlerde de teknik üniversite açılması gündemdeydi, Konya’nın neyi eksikti? Pekala Konya’da da bir teknik üniversite rahatlıkla kurulabilirdi. Ortam müsaitti. Şehir de ayrıca bunu istiyordu.

Necmettin Erbakan Hoca da 1990’den önce, 1989’da yapılan yerel seçimlerden bir gün önce Konya’ya gelmiş ve miting yapmıştı. Hoca, Kız Lisesi önünde yaptığı  partisinin son mitinginde esip gürlemiş ve önemli vaadlerde bulunmuştu. O vaadlerden önemli olan birisi de Teknik Üniversiteydi. Erbakan Hoca ayrıca 1996  yılında başbakan olarak Konya’ya geldiğinde Teknik Üniversite sözünü yinelemişti.

ANAP bunu yapabilir miydi? Elbette yapabilirdi. İktidar partisiydi. Arkasında halkın ve devletin gücü vardı. Ama olmadı, yapılmadı.

Erbakan Hoca başbakan olduktan sonra ki, söz vermişti. Konya’nın Teknik Üniversite hayalini gerçekleştirebilir miydi? Elbette gerçekleştirebilirdi. Hem de çıkartacakları bir kanunla ve “şak” diyerek. O zaman da olmadı, yapılmadı.               

Bu arada Konya’da üniversite sayısı 1’ken iki oldu. 2’yken üç oldu. 3’ken dört oldu.

Ama Konya’nın Teknik Üniversite arayışını kesmedi dört üniversitenin olması.

İlla ki bir Teknik Üniversitemiz olmalıydı.

Hem de en donanımlısından, en alasından olmalıydı.

Takvim yaprakları 08 Mayıs 2018’i gösteriyordu ki, Konya Teknik Üniversitesi çıkartılan  bir  kanunla  kuruluverdi.

Selçuk Üniversitesi’nden Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu alındı, kopartıldı ve yeni kurulan Teknik Üniversiteye bağlandı.

Konya’da artık bir de Teknik Üniversitemiz  var. Bu  üniversitenin rektörü var. Personeli var. 17 binin üzerinde öğrencisi de var. Ancak olması gereken varlıkları yok. Kendisine ait okul binaları yok. Kendisine ait idari binaları yok. Kendisine ait kampüsü yok.

Peki neden yok?

Teknik Üniversite en başta anlattığımız DMMA’nin gördüğü ilgiyi  görmüyor. Selçuk Üniversitesi’nin gördüğü ilgiyi görmüyor. Yerel yönetimler, yerel dinamikler, yerel kamuoyu, STK’lar, vakıflar, dernekler maalesef Teknik Üniversite yönetiminin yanında değiller. Burada bir şanssızlık da üniversite yönetiminin Konya’yı tanımaması ve Konya’ya yabancı olmasıdır.

Çok kötü olan bir şey daha: Teknik Üniversite için Havaalanı’nın karşısında  kampüs yapmak üzere ayrılan 800 bin metrekare büyüklüğündeki araziye rantiyeciler göz dikmiş durumda. Üniversite yönetimini “Burada kampüs” olmaz diyerek, yanıltmaya ve  caydırmaya çalışıyor.

Ne yapmak lazım? Teknik Üniversite yönetimini hemen ve çok acil içine düştüğü yalnızlıktan kurtarmak gerekiyor. Bu anlamda herkese, hepimize bir takım görevler düşüyor. Ama  en çok  da Selçuk Üniversitesi rektörü Mustafa Şahin’e görev düşüyor. Niye mi? Teknik Üniversite rektörünü içine düştüğü yalnızlıktan o kurtarabilir.

Ayrıca üniversiteyi en iyi o tanıyor.

Teknik Üniversiteyi 30 yıl sonra bulduk. Yazık olmasın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık