• 26 Eylül 2018, Çarşamba 9:01
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

RANDEVU YOK

Randevu önemli bir konu.

Yapılan bir davete nasıl icabet etmek gerekirse, randevu taleplerine de karşıık vermek gerekir.

Bu konuda iyi olduğumuz maalesef söylenemez. Yönetenler her iki konuda da hassas değil.Umursamazlık söz  konusu. Randevu talebine cevap verilmeyen karşı taraf buna nasıl bakar, nasıl değerlendirir pek önemsenmiyor. Nişantaşı Mahallesi’nde Ak Partinin arı gibi çalışkan bir mahalle temsilcisi var. Mahalle sakinleri parti çalışmaları ile ilgili bilgileri ilk ondan alır. Binaları dolaşır, dükkanları gezer,esnafla muhabbet eder  Cumhurbaşkanı’nı anlatır, partiyi anlatır. On bin nüfuslu Nişantaşı Mahallesi’nde parti teşkilatı gibidir. Onun mahalle de, parti de, ülke de olup biten bir çok şeyden haberi vardır.Öğretmen emeklisi olan sözünü ettiğimiz mahalle temsilcisi belediyelerin sosyal etkinliklerinde de yer alır. Yani partinin içinde olan bir isim. Kendisi dedi ki “Ak Parti kurulduğu  ilk günden beri mahalle temsilcisiyim.Ben Tayip beyi sevdiğim için bu işi yapıyorum.” Ne var bunda diyeceksiniz. Ahmet  amca kendisine verilmeyen randevulardan dolayı üzgün. Partinin içinde ama ona randevu verilmiyor gene de. Kendisi il başkanı Hasan Angı’dan üç  ay önce randevu istemiş. Randevu talebi karşılanmamış.Hasan beyi ayak üstü gördüğü  zamanlarda görüşmek istediğini söylemiş. Başkan “ne vardı”? demiş. Diyor ki “Israr ettim. En az beş altı kez daha başkandan randevu istedim. Dönüş yok. Ben bu partinin mensubuyum.Bana randevu verilmiyorsa, kimseye vermezler.” Selçuklu belediye başkanı da randevu taleplerini savsaklıyormuş. Bir mahalle muhtarı Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’dan randevu istemiş.Dönüş yok, cevap yok. O mahalle muhtarı dedi ki “Uğur İbrahim Altay’da, Tahir’e  benzmeye başladı.” Oysa Altay iyi başlamış ve  başkanlık kapılarını herkese açmıştı. Bir belediye başkanı muhtara randevu vermeyecekse kime verecek.? Sade vatandaşın vay haline. Kamuda vatandaşa randevu verilmediğine dair şikayetler var. En çok da belediyelerden geliyor şikayet. Hani devletin kapısı herkese açık olacaktı. 

Hani isteyen herkes amire,memura,başkana rahatlıkla ulaşacaktı.?

Partililere randevu verilmiyor, vatandaşa nasıl verilecek,kim verecek,vatandaş kimin umurunda? 

Büyük bir mahallede otopark sorunu olur. Tam da seçim arasıdır. O ara belediyede yönetim boşluğu var. Zabıta teşkilatı ilgilileri der ki “Genel sekretere  gidin, derdinizi anlatın.” Mahalle ileri gelenleri toplanır gider. Lakin genel sekreterle görüşmek ne mümkün. Bir kaç kere giderler olmaz,görüşemezler,kabul edilmezler.Bir taraftan da zabıta sıkıştırır “sorununuzu görüşün halledin.Ya değilse otoparkı yerle bir edeceğiz” diye. Durumun aciliyeti özel kaleme anlatılır.Çare yok. Genel sekreter görüşmez. Mahalleli toplanır partiye gider. O gün Halil Etyemez nöbetçi milletvekilidir. Genel Sekreter Hasan  Kılca’yı arar ve  o mahalleli ile görüşmesini ister. Farklı belediyelerden de şikayetler var. Bir ayda nasıl randevu verilmezz.? 

Üç ayda nasıl randevu verilmez?

İş yoğunluğu  mazeret olamaz. Vatandaştan kaçmaktır, bunun adı. Randevuya karşılık vermek, insana saygının gereğidir. Bilmem anlatabildik mi?                                            


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık