);*} YAHUDİLİĞİN İNANÇ TEMELLERİ (3)
  • 08 Mart 2019, Cuma 10:11
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

YAHUDİLİĞİN İNANÇ TEMELLERİ (3)

Mehmet Akif Merhumun yıllar önce tarif ve teşhis et­tiği tek dişi kalmış canavar medeniyetinin mensupları da bu olanları rahat koltuk ve yataklarında seyrediyor. Karaya vuran birkaç balina için seferber olanlar, ihtiyar kurtların gözüne katarak ameliyatı yapanlar, bacağı kırılıp sürüden geride kalan leylekleri uçakla sürüye yetiştirenler, bir ka­rabatak kuşunun petrole bulaşıp eziyet çekmesini günlerce TV’lerde gösterip Irak’a saldırma sebebi yapanlar, Tür­kiye’de bazı hayvanat Bahçelerinde hayvanlara dünya standartlarında iyi bakılmıyor diye feryad-ü figan edenler bu olaylar karşısında hissiz, sessiz kalıyor ve leş kesili­yorlar. Film seyrederken ağlayan bizdeki enteller de, film değil bu gerçek katliamlar karşısında, Batı aldırmıyor biz bir şey dersek çağdaşlık kariyerimize leke olur diye ses çıkarmıyorlar.

Nitekim 1995 Bosna savaşı yıllarında her gün binlerce Müslüman ölürken, insanlar camilere doldurulup yakılır­ken, Pazar yerlerine bombalar düşüp çoluk, çocuk, kadın, ihtiyar… insanlar ölürken, Kendi Teşkilatları olan BM tespitlerine göre 70 bin Bosnalı Müslüman kadının ırzına geçilirken(1) ve kadınların rahmine köpek cenini yerleştirilir­ken…(2) ses çıkarmayan Batı, Bosna hayvanat bahçesine birkaç top mermisi düşüp bazı hayvanlar ölünce ayağa kalkmıştı.

Bir askerim kaçırıldı bahanesiyle Beyrut’u cehenneme çeviren İsrail bombalamasından kaçıp, Mersin limanına getirilen İsveçli turistlerden biri, 19. 07. 2006 tarihinde TV’lere şöyle diyordu: “İsrail hiçbir ayırım yapmadan acımasızca vuruyor, Beyrut sanki bir cehennem.”  Bu ka­dıncağız bilmiyor ki, Siyonist’te  acıma duygusu yoktur:

9 Ocak 1987 ile 30 Ekim 1991 arası (4 yılda ) İsrail:   

990 Filistinliyi öldürdü

11.099 yaraladı

2.066 konutu yıktı

263.343 ağacı kesti

123.622 dönüm araziyi devletleştirdi.(3)    

 

Yakın tarihte başbakanları olan, Ariel Şaron: “Filis­tinliler her yerde katledilmeli..” dedi ve gerçekten Sabra ve Şatila kamplarında (1982), ya­rım asır­dır da Filistin top­raklarında, hedef gözetmeksi­zin binlerce masumu katlet­tirdi.(4) Bu katliamlarda 3500 den fazla Müslüman öldürül­müş ve cesetlerini dozerlerle kü­rümüşlerdir.

 

1967 Savaşında silahlarını bırakıp teslim olan 1600 Mısırlı esiri İsrailliler resmen öldürmüşler. O zaman Genel Kurmay Başkanı olan ve daha sonra İsrail Başbakanlığı da yapan İzak Şamir de, bunun doğru olduğunu kabul et­miş­tir.(5)     

Yahudilik Evrensel Değil Millî Bir Dindir:

Bugünkü Tevrat’taki bu sözler, onun mukaddes bir kitap olmadığına ve bugünkü Yahudiliğin kutsal bir din olmadığına en bariz bir delildir. Çünkü hak dinlerin en büyük özelliklerinden biri de, evrensel olmasıdır. Yani belli bir kavme, belli bir ırka değil, bütün insanlığa hitap etmesi, insanlar arasında fark gözetmemesi, bilakis eşitlik ve adaleti emretmesi gerekir. İslam buna ne güzel örnektir. Yüce dinimize göre, dili, ırkı, soyu, cinsiyeti ve memleketi ne olursa olsun, kelime-i şahadet getirdi mi Müslüman’dır. Bütün müminler de kardeştir.

Hâlbuki yukarda Tevrat’tan aktarılan sözlerden Yahu­diliğin: evrensel değil, milli bir din olduğu, İsrail milletin­den başkasına hayat hakkı tanımadığı, hatta diğer insanları onların emrine kul-köle verdiği, bu duruma itiraz edenlerin kanının, canının ve namusunun telef edilmesinin mubah olduğunu söyleyen batıl bir din olduğu kolayca anlaşılır. Dünyada geçmişte ve günümüzde, Hak veya batıl hiçbir dinde böyle acımasız, böyle tüyler ürpertici, insanı dehşete düşürücü, merhametsiz ve gayri insani fikir ve dü­şünceler mevcut olmamıştır. 

Bu batıl ve korkunç fikirlerle yetişen Siyonistler, insan vücudunun en hassas bölgelerine yerleşip, bünyeyi hâki­miyeti altına alan habis bir ur gibi, dünyanın en hassas yerlerini ele geçirmişler, fikri, siyasi ve iktisadi yönden hâkimiyetlerini kurmuşlar, 2500 senelik hayallerinin haki­kate dönüşmeye başlamasının verdiği sarhoşlukla, kendile­rini sanki olağanüstü yaratıklar zannederek, ne yaptıklarını bilmez, hukuk tanımaz, kimseyi dinlemez, tarihte olduğu gibi yine dünyayı kan ve ateşe boğduracak bir azgınlık ve pervasızlık içindeler.

Dipnotlar:

1- Milliyet Gazetesi, 29.11.1992      

2- Star Akşam haberleri, 04.01.1993 ve aynı tarihteki gazeteler.

3- The Vaşington Report  an Middle East Affirs den, Milliyet 13.Ocak 1992. 

4- Güneş Gazetesi, 05.08.1985

5- Z. Gazetesi,  31 Ağustos 1995


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık