• 19 Ağustos 2016, Cuma 8:36
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

İFRAT ? MÜBALAĞA (1)

Sakın zannetme İslâmı o eski bildiğin İslâm

Gezer şimdi dillerde yalnız iman ya Resülallah  

 

Ne kaldı Mescid-i Aksâ, ne İran, ya Resülallah

Trablusgarb’ı da ister İtalyan, ya Resülallah

 

Nifak âteşleri yaktı seraser mülk-i İslâm’ı

Bizi biz kendimiz ettik perişan, ya Resülallah

 

Bugün evlâd-ı Yakûb-ı yalan düzmek husu­sunda

İder bu ümmet-i merhûme hayrân ya Resülallah

 

Bizi mahveyleyen ancak cehalet oldı âlemde

Ne Moskof’dur, ne İspanyol, ne Alman, ya Resülallah

 

İnâyet eyleyen hep fakirlerdir donanmaya

Ganîler açmadı vallâhi cüzdan, ya Resülallah([1])

                                                                  Dehrî

 

İslâm ilim ve itidal dinidir. Her şeyde, her işte, her hususta orta ve normal yolu tavsiye eden, irat ve tefriti, bugünkü tabirle fanatizmi ve radikalizmi asla tasvip et­meyen bir dindir.

 

Cenâb-ı Allah mukaddes kitabının birçok yerinde “haddi aşmayın”([2]) iba­resini kullanarak her hususta ifrat ve tefriti men etmiştir. Peygamber Efen­dimizin de bu hususta şöyle hadisleri vardır: “Her şeyin hayırlısı orta ve normal olanıdır.” ([3]), “Allah her işte rifkı (yumuşak mua­meleyi)  sever”([4]), “…Aşırılıklar (ifrat-tefrit) gözü kör, kulağı sağır eder.”([5])

 

Fakat maalesef ve maalesef bütün bu emir ve tavsi­yelerin aksine bugün Müslümanlar bu konuda şampi­yonluğu kimseye vermemektedirler. Her hu­susta ve her konuda sanki itidali unutmuşuz, mutlaka uçlardan birin­deyiz, sanki ortada mayın var. Fikirde ve fiilde taassup deryasında yüzmekte, ifrat   girda­bında kıvranmakta, ce­halet anaforunda dönmekteyiz…

 

Cenâb-ı Allah: “Allah (gerçek) müminler üzerin­den kâ­firlere hiçbir yol vermeyecektir”([6]) buyurduğu halde, bu­gün Ehli Salip tepemizde değirmen çekiyor. Gerçekten giriş bölü­münde şairin dediği gibi, İslâm o eski bildiğimiz İslâm değil, daha doğ­rusu İslâm aynı İslâm da, onun münte­sipleri aynı Müslümanlar değil.     

Dipnotlar:

1- Cemil Çiftçi, Maktul Şairler, Kitabevi Yayınları, İst. 1997, s. 640.

2- Nisa Sûresi, 30, 154; Maide Sûresi, 2, 87; En’am Sûresi, 108.

3- Buhârî”, Edeb 86, Savm 51; “Tirmizî”, Kıyâmet 21, Zühd 64, (2415).  

4- Tirmizî, Birr, 55; Müsned, 5-153.

5- Ebu Dâvud, Edeb 125, (5130).

6- Nisâ Sûresi, 141.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık