);*} AHMAKLAR
  • 16 Ekim 2016, Pazar 11:26
AbdullahUÇAR

Abdullah UÇAR

AHMAKLAR
Âlemi ahmak sanıp başladık âlâyişe

Hokkabazlık karıştı her davaya, her işe

Küfretmek âdet oldu şeref dolu geçmişe

Ağzını açsan hemen bir yumruk iner başa

Bu derde bir çare bul, muhterem Marko Paşa ([1])

                                    Abdullah Çağlayan

 

“Mümin bir delikten iki defa sokulmaz([2]) buyuran Pey­gam­berimiz, bu ha­disi ile; Müslümanların ahmak, bilgisiz, ferasetsiz ve uyuşuk olamayacakla­rını dile geti­rir. Hz. İsa’nın da: “Allah’ın izni ile ölüleri dirilttim de, ahmakları uyandıra­madım” dediği rivayet edilir. 

 

Eskiden; “dolap beygiri gibi ne dönüp durursun” diye bir tabir kullanı­lırdı. Tekniğin bu kadar ileri olmadığı, elekt­riğin bilinmediği, su motorlarının icat edilmediği dönemlerde basit bir düzenekle kuyulardan iptidai usul­lerle su çıkarmak için, bir hayvan koşulur, o döndükçe su çıkarılır ve bağlar, bahçeler sulanırdı.

 

Bir şehre bir paşa vali tayin edilmiş, bir müddet sonra bağlar bahçeler arasına pikniğe gitmiş, görmüş ki; bir köylü bir eşeği böyle bir düzeneğe koş­muş, hayvan durma­dan dola­nıyor. Valinin canı sıkılmış ve “bu ahmak herifler bu hay­vanlara neye eziyet ediyorlar” düşüncesiyle köy­lüye yaklaş­mış ve hay­vanın durma­dan dolanışının sebe­bini sormuş. Köylü:

“Su çıkarmak için” demiş

“Peki, gözünü neye bağlıyorsun?”

“Ben iş yapacağım, hayvan başından ayrıldığımı gö­rünce dönmez duru­verir, görmesin beni yakınında zan­netsin diye”

“Peki, boynundaki çan niye?”

“Ben ilerde çalışırken dinlerim, çan öttüğü müddetçe dönü­yor demektir, ama ötmezse durduğunu anlarım.”

“Peki, hayvan dönmese, ama çanı öttürmek için başını sal­lasa nasıl bile­ceksin?”

“Hay paşam senin gibi akıllı eşeği nerden bulacağız” de­yince Paşa için­den: “Yahu ben bunlara ahmak gözüyle baktım amma bak beni nasıl mars etti” demiş.

Koca Ragıp Paşa’nın yanında, Haşmet isimli şâir, mu­zip, nüktedan bir zat vardır. Paşanın himayesinde yaşar, ba­zen onunla takışır, bazen atışır, bazen şakalaşır, bazen paşayı espri­leriyle güldürür bir zat. Bu kişi aynı zamanda hayatında tanıdığı ahmakların da listesini tutarmış. Bir gün birisi gelir, Paşa’dan çok büyük miktarda bir borç alır ve gider. Haşmet Paşanın adını ahmaklar listesine yazar. Paşa sebebini so­runca:

“Eh bu kadar büyük bir meblağı aklı başında olan bi­risi borç vermez, Çünkü göreceksin bu para gelmeyecek” der. Paşa

“Ya gelirse” deyince, Haşmet:

“O zaman senin adını siler, onun adını yazarım” der ve pa­şayı güldürür.

 

Dipnotlar:

1-Hilmi Yücebaş, “Hiciv ve Mizah Edebiyatı Antolojisi”, L & M Yay. İst. 2004, s. 523.

2-Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık