Hedef 1.8 milyar dolar ihracat

2017 yılında Konya ekonomisinin Türkiye rakamlarından daha fazla arttığını ve ülke ekonomisine pozitif katkı sağladığını belirten Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, “2018 yılı ihracat hedefimiz ise 1.8 milyar dolar olacak ” dedi

Hedef 1.8 milyar dolar ihracat
  • 17 Ocak 2018, Çarşamba 7:46

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkan Yardımcısı ve Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, dünya, Türkiye ve Konya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2017 yılında gerçekleşen ekonomik olaylar ve 2018 yılı ekonomik beklentilerini aktaran Başkan Öztürk, vergiden ihracata kadar birçok alanda devletin destek verdiğini söyledi. 2017 Ocak-Ekim döneminde cari açığın 41,9 milyar dolar olarak gerçekleştiğini söyleyen Başkan Öztürk, Türkiye’de ekonomisindeki en büyük sorunun cari açık olduğunu belirtti. Konya ekonomisine ilişkin de açıklamalarda bulunan Selçuk Öztürk, Konya’nın 2018 yılı ihracat hedefinin 1.8 milyar dolar olduğunu kaydetti.

ÖZTÜRK’TEN EKONOMİ VE SİYASET DEĞERLENDİRMESİ

2017 yılının ilk saatlerinin Türkiye açısından terör saldırısı ile başladığını ve bu durumun çok üzücü olduğunu kaydeden Başkan Öztürk, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’de başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı’nı başarıyla tamamlandığını belirtti. 16 Nisan’da  Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini öngören anayasa değişikliğinin yüzde 51,41 "evet", yüzde 48,59 "hayır" oyu kullanılarak kabul edildiğine dikkati çeken Selçuk Öztürk, “Partili Cumhurbaşkanlığı dönemi başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "beşinci çocuğu" olarak nitelendirdiği partisine yeniden üye olarak döndü ve 998 gün sonra yeniden AK Parti Genel Başkanı oldu. Bunun yanında OHAL kapsamında çıkartılan KHK'daki düzenlemeyle Milli İstihbarat Teşkilatı, Cumhurbaşkanına bağlandı. Daha önce MİT Müsteşarı’nın başkanlığını yürüttüğü Milli İstihbarat Koordinasyon Kuruluna da artık Cumhurbaşkanı başkanlık edecek. Ayrıca hain FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullanılan Akıncı Hava Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 486 sanığın yargılanmasına başlandı ve halen FETÖ’ye ilişkin davalar devam ediyor. 2017 yılında Türkiye’de hiç beklenmeyen şekilde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Altepe, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Niğde Belediye Başkanı görevlerinden istifa etti. Dış politika konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan'a, 65 yıl sonra devlet başkanı düzeyinde ilk resmi ziyareti gerçekleştirirken, güvenlik ve savunma sistemleri konusunda da Rusya ve Türkiye arasında S-400 Füze Savunma Sistemi tedarik anlaşması imzalandı. Anlaşma kapsamında 4 adet S-400 sistemi alınacak ve bu projenin toplam maliyeti yaklaşık  2,5 milyar dolar. Yine türkiye için en çok gerekli olan yerli otomobil konusunda da adımlar atıldı. Bu kapsamda 5 şirket ile Ortak Girişim Grubu oluşturuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin otomobilini yapacak Ortak Girişim Grubu'nda Anadolu Grubu, BMC, Kıraça Holding, Turkcell Grubu ve Zorlu Holding’in bulunduğunu açıkladı” ifadelerini kullandı. 2017 yılı Türkiye ekonomisi değerlendiren Öztürk, “Türkiye genelindeki kamu ve özel özel sektör firma çalışanları otomatik Bireysel Emeklilik Sistemi’ne dahil edildi. Türkiye Varlık Fonu ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu’nun "Türkiye-Rusya Yatırım Fonu" kurulması için mutabakata vardı. Hazine destekli kredilerde Kredi Garanti Fonunca 280 milyar liralık kefalet sağlandı ve 2018 yılı için 140 milyar liralık yeni kefalet programının uygulanması planlandı. Bizleri yakından ilgilendiren ve sevindiren yaklaşık 22 bin ihracatçı ve son 3 takvim yılı itibarıyla yıllık ortalama ihracatı 1 milyon doların üzerinde olan mal ihracatçısı firmaların temsilcilerine, ihracat tutarlarına göre değişen sayıda hususi damgalı pasaport verilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Yine iç piyasada yaşanabilecek fiyat artışlarının önüne geçmek için buğday, arpa ve mısır ile kesimlik canlı hayvan ve karkas sığır etinde uygulanan gümrük vergileri yüzde 60’lara varan oranlarda düşürüldü. Türkiye'nin turizm geliri, üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37,6 artarak, 11 milyar doları aştı. Yine bu dönemde Hazine tarafından, yastık altında bulunan altınların ekonomiye kazandırılması kapsamında 370 milyon lira değerinde yaklaşık 2,5 ton altın yastık altından çıkarıldı. 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun kapsamında 80,4 milyar liralık yapılandırma gerçekleştirildi. Yerli üretimin desteklenmesi için kamunun yapım işi ihalelerinde, ihale dokümanlarının yerli ürün kullanımını sağlayacak şekilde hazırlanması zorunluluğu getirildi. Bu durumun yerli sanayinin gelişimine önemli katkılar sağlaması bekleniyor” dedi.

EN ÖNEMLİ SORUN CARİ AÇIK

Türkiye ekonomisinin 2018 yılı beklentilerine değinen Başkan Selçuk Öztürk, 2017 yılında, vergiden istihdama, üretimden AR-GE’ye, ihracattan yatırıma kadar birçok alanda devlet destek ve teşviklerinin uygulandığını belirtti. Türkiye ekonomisinin çeşitli uluslararası kurum ve kuruluşların tahminlerinin aksine 2017'de yüksek büyüme performansıyla dikkatleri üzerine çektiğini anlatan Öztürk, yüzde 11,1’lik büyümenin Türkiye’yi, en hızlı büyüyen ekonomi haline getirdiğini söyledi. Güçlü büyümenin IMF, Dünya Bankası, Moody's ve Fitch gibi uluslararası kurum ve kuruluşların tahminlerini aştığını ve tahminlerin düzeltildiğini kaydeden Selçuk Öztürk, “Dış ticaret açığının ilk 10 ayda yüzde 32 artarak 61 milyar dolar olması, cari açığın da 41,9 milyar dolara yükselmesi her iki alanın da önemli riskler barındırdığını gösteriyor. 2017 yılında cari açığın milli gelire oranının yüzde 4,6 seviyesinde gerçekleşmesi beklenirken, 2017 Ocak-Ekim döneminde cari açık 41,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin en önemli sorununun bu verilerle enflasyon, işsizlik ve iktisatta ikiz açık olarak dile getirilen dış ticaret ve cari açık olduğu görülüyor. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 5,3, ikinci çeyreğinde yüzde 5,4 büyüyen Türkiye ekonomisi, üçüncü çeyrekte yüzde 11,1 ile 2011 yılının üçüncü çeyreğinde kaydedilen yüzde 11,6'lık büyümenin ardından, 23 çeyrek sonra en yüksek büyüme performansı yakaladı. Ülkemiz, ortalaması yüzde 2,5 olan AB ülkelerinin dört katından fazla büyüdü. G20 ülkeleri arasında büyüme performansıyla ilk iki sırada yer alan Çin ve Hindistan'ı da geride bıraktı. Bu güçlü büyüme performansının yıl sonuna kadar süreceğini ve yılı yüzde 7’nin üzerinde bir büyüme oranıyla kapatacağımızı düşünüyoruz” dedi. Türkiye ekonomisinde nitelikli istihdam oluşturan, enflasyon ve cari açık yaratmayan, ağırlıklı yurtiçi tasarruf ve doğrudan yabancı yatırımlarla finanse edilen, yatırım ve ihracata dayalı büyüme yapısı hedeflendiğini söyleyen Selçuk Öztürk, işsizlik oranlarına değindi. İşsizliğin 2017 yılına yüzde 11,8 ile giriş yaparken Eylül döneminde yüzde 10,7’ye düştüğünü hatırlatan Öztürk, istihdam oranının ise Ocak ayında yüzde 46,3 iken Eylül ayında yüzde 47,4’e yükseldiğini söyledi. Yılsonu işsizlik oranının çift haneli ve yüzde 10-11 aralığında gerçekleşeceği tahmin edildiğini aktaran Öztürk, “Yılbaşında yüzde 12’leri bulan işsizlik oranı Milli İstihdam Seferberliği ile 9 ayda yüzde 10’lara kadar düşmüştür. 2018 yılında da devam edecek olan seferberliğin ikinci paketiyle de işsizlik oranının tek haneli rakamlara düşeceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.

SPEKÜLATİF DÖVİZ KURU HAMLELERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin resmi olmayan geçici dış ticaret verilerine atıfta bulunan Selçuk Öztürk, Türkiye’nin ihracatının 2017 yılında 2016’ya göre yüzde 10,4 artarak 156.7 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Bu rakamlarla Cumhuriyet Tarihi’nin en yüksek ikinci yıllık ihracat seviyesine ulaşıldığını anlatan Öztürk, “Dış ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 14 artarak 309 milyar dolardan, 353 milyar dolara çıkmıştır. Dış ticaret açığı ise bir önceki yıla göre aynı dönemde yüzde 33 artarak 50.4 milyar dolardan, 67.4 milyar dolara çıkmıştır. İhracatın ithalatı karşılama oranı da aynı dönemde 2016’da yüzde 72 iken 2017’de yüzde 68’e düşmüştür. İhracatın ithalatı karşılama oranı da aynı dönemde 2016’da yüzde 72 iken 2017’de yüzde 68’e düşmüştür. 2017 yılı ithalatının ise yüzde 11.5’lik artışla yaklaşık 220 milyar dolar olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Enflasyonda 2017 yılında beklentilerin üzerinde seyretmeye devam etmektedir. Kasım ayında yıllık bazda yüzde 12,8 artış ile son yılların en yüksek enflasyon rakamı görülmüştür. Geçen yılın aksine 2017’de yıllık olarak TÜFE yüzde 11,92 ile çift haneli rakamlara ulaşmıştır. Yılın başlarında TL’deki değer kaybının devam etmesinin yanında işlenmemiş gıda enflasyonunun hızlı bir şekilde yükselmesi, enflasyon görünümünü olumsuz etkilemiştir. Enflasyonun bugünkü değerine bakarak olumsuz bir kanıya kapılmak doğru olmaz. Yatırımlar sürmeli, geçici kur etkisi en kısa zamanda bertaraf edilmeli ve enflasyonu tek hanede tutmak için gerekli tedbirler alınmalıdır” sözlerini kullandı. Yükselen enflasyon, artan cari açık ve bütçe dengesi konularına vurgu yapan Selçuk Öztürk, Türkiye’nin hareket alanını genişletebilmesinin yolunun yapısal tarafta verimliliği ve üretkenliği artıracak, potansiyel büyüme hedefini yukarı itecek adımlar atmaktan geçtiğini anlattı. Atılacak doğru adımların Türkiye’yi 2018’de küresel ekonomik risklerden ve finansal piyasa oynaklığından koruyacağını belirten Selçuk Öztürk, “2018 yılını üretim odaklı, nitelikli büyüme açısından iyi değerlendirmeli ve söz konusu kırılganlıklarımızı hafifletmeye çalışmalıyız. Türkiye bugün sahip olduklarından daha fazlasını hak ediyor çünkü ülkemizin sahip olduğu potansiyelin büyüklüğüne inanıyoruz. Bu noktada spekülatif döviz kuru hamlelerine karşı dikkatli olmamız gerekmektedir. Dövizin anlık hareketlerine karşı sakin olmalıyız, gelişmeleri sükûnetle izlemeli ve sonrasında doğru adımlar atmalıyız. Sürekli olarak dile getirdiğimiz gibi iş yaptığımız para birimi hangisi ise o para birimi ile borçlanmaya devam etmeliyiz. Sonuç olarak bizler, ihracat ve yatırım pazarlarımızı çeşitlendirdikçe, dünya ticaret hacminden aldığımız payı artırdıkça ve dış ekonomik ilişkilerimizi geliştirdikçe ülkemizin ekonomik gelişimine katkımız katlanarak artacaktır” dedi.

1.8 MİLYAR DOLAR İHRACAT HEDEFİ

2017 yılı Konya ekonomisine değinen Başkan Öztürk, Konya’nın birçok parametrede Türkiye rakamlarından  daha fazla artış göstererek her zaman ülke ekonomisine pozitif katkı sağladığını ifade etti. Konya’nın son 10 yılda ihracat anlamında iyi bir ivme kazandığının ancak ivmenin şehir için yeterli olmadığını söyleyen Öztürk, “2017 yılında Konya, ihracatta Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmış ve en yüksek ihracat rakamına ulaşma başarısını göstermiştir. Bu başarıya katkı sağlayan tüm Konyalı tüccar ve sanayicilerimizi tebrik ediyorum. Konya’nın 2017 yılında ihracatı geçen yıla göre yüzde 17,4 artışla 1 milyar 564 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde ülkemizin ihracatı yüzde 10,4 oranında artış göstermişti. Konya ihracatı 2017 yılında da yüzde 17,4 ile Türkiye’nin ihracat artış oranının üzerinde bir performans göstermiştir. Konya’nın 2017 yılı ihracatı 1 milyar 564 milyon dolar olarak gerçekleşmişti ve 2018 yılı ihracat hedefimiz ise 1.8 milyar dolar olacak. En fazla ihracat yapan iller arasında Konya, 2017 yılında bir önceki yıla göre 2 basamak yükselerek 13. sıraya yerleşmiştir. Konya, Türkiye’de 2017 yılında en çok ihracat yapan 15 il içerisinde, 2016 yılına göre ihracatını en çok artıran 4. il konumundadır” şeklinde konuştu. Konya’nın Türkiye genelinde ihracatçı firma sayısı bakımından 6. Sırada olduğunu söyleyen Selçuk öztürk, Konya’nın 2017 yılında 188 ülkeye ihracat yaptığını söyledi. Konya’nın 1 milyon dolar ve üzeri ihracat yaptığı ülkeler arasında Küba, Uganda, Hong Kong, Slovakya ve Mozambik’in bulunduğunu belirten Öztürk, ihracat kaybının en fazla olduğu ülkelerin de Gine, Arnavutluk, Pakistan, Bangladeş ve Hırvatistan olduğunu ifade etti. Konya’nın 1 milyon dolar ve üzeri ihracat yaptığı  ve en fazla artış sağladığı sektörlerin deri ve deri ürünleri, çimento, cam, seramik, tekstil ve hammaddeleri, çelik ve meyve sebze olduğunu aktaran Öztürk, buna karşılık ihracat kaybının olduğu 3 sektöründe madencilik ürünleri, zeytin ve zeytin yağı ile su ürünleri ve hayvansal mamuller olduğunu açıkladı. 2017 yılında sağlanan yüksek ihracat performansının, Konya’nın ciddi anlamda küresel ekonomiye entegre olduğunu gösterdiğini ifade eden Öztürk, “Hedefimiz, 2018 yılında bu performansımızı daha da iyileştirerek, daha yüksek ihracat rakamlarına ulaşmak. 2017 yılında kazandığımız moral ve motivasyon, 2018  için en büyük avantajımızdır. 2018 yılında Konya’nın ihracatta yeni rekorlara imza atacağına inanıyoruz. Ancak bu noktada, imalata verdiğimiz önem kadar pazarlamaya, marka geliştirmeye ve inovasyona da önem vermemiz gerekmektedir. Her geçen yıl yeni pazarlar veya yeni müşterilerle pazar payımızı artırmak ve çeşitlendirmek zorundayız” diye konuşarak sözlerine son verdi. (Mustafa KARAKAYA)

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık