• 02 Ocak 2017, Pazartesi 7:59
NihatBAŞBUĞU

Nihat BAŞBUĞU

HOŞ GEL, EMİ? 2017!

Ülke olarak gündemin her gün değiştiği bir 2016 yılı yaşadık. Üç tarafı denizlerle dört tarafı düşmanlarla çevrili güzel ülkemiz büyük badirelerden geçti.

Son yıllarda büyük değişim ve gelişmelerin yaşandığı güzel Türkiyem, kendilerine göre sözüm ona yeni dünya düzeni dedikleri, aslında Haçlı zihniyetinin birçok oyunuyla karşılaştı. Besledikleri terör örgütleri, sahiplerinin isteği üzerine çocuk, yaşlı, kadın demeden birçok masum insanın canına kıydılar;  Mehmetçiği şehit ettiler.  Yine anaların yürekleri yandı, yine çocuklar yetim kaldı. Dünyadaki terör baronları adına haince, kalleşçe eylemler yaptılar. Adına özgürlük mücadelesi dedikleri eylemleriyle kazdıkları hendeklerin içine gömüldüler. Orada yaşayan halk da bu hainlerin gerçek yüzlerini görüp onlara karşı haykırmaya başlamıştır. “Biz sırtımızı örgüte dayıyoruz.” diyen hainler de gereken dersi almaya başladılar.

 Türk milleti tarih sahnesine çıkışından bugüne kadar çok ihanetle karşılaştı. Fakat 15 Temmuz, bir başkaydı. Yıllardan beri milletin dini duygularını sömürerek insanlardan himmet adı altında topladıkları yardımlarla palazlanıp, devletin en önemli kurumlarına yerleşen hainler 15 Temmuz gecesi sahiplerinin isteği üzerine kendi silahlarımızla milletimizin üzerine ateş edip, savaş uçaklarından bomba yağdırdılar. Yıllardan beri Mehmetçiğin elbisesini giyen hainler ekmeğini yediği milletin sofrasına tarihte görülmemiş ihaneti gerçekleştirdiler. Kibirle beslenen bu hainler bu hesaplarını yanlış yapmışlardı.  Vatansever askerleri hesap edememişlerdi, Türk milletini hesap edememişlerdi. Çok şehit verdik, fakat etrafta iştahla salyalarını akıtarak bekleyen düşmanlara bu vatanımızı teslim etmedik.

Tüm siyasi görüşlerimizi bir tarafa bırakıp artık bu ülkenin farklı olduğunu, büyük bir değişim geçirdiğini, büyük gelişmelerin olduğunu kabul etmemiz gerekir. Artık kendi savaş sanayini kurup kendi silahını üreten ve ihızla büyüyen bir Türkiye var. Yaşanan kötü günlerde tüm halkıyla kenetlenen bir Türkiye var. Oynanan kirli oyunlarla tüm halkıyla bir olup dik duran tek ülke, Türkiye’dir. Dolayısıyla bu birliğimizi, bu kardeşliğimizi bozmak için var güçleriyle uğraşanlar hüsrana uğrayınca yeni oyunlar deneyeceklerdir.

Yaşayacağımız 2017 yılı bizim için umut yılı olsun.  Dileriz ki tüm şer odaklarının planları ayaklarına dolansın, kazdıkları kuyuda helak olsunlar.

Türk halkı olarak hepimiz bu yaşanan kötü günlerden ders çıkarıp, adımlarımızı daha sağlam basmaya çalışacağız. Güzel ülkeme göz diken içimizdeki,  dışımızdaki hainlere fırsat vermemek için kardeşlik bağımızı kuvvetlendireceğiz. Kültürlerimiz, renklerimiz, inançlarımız, düşüncelerimiz farklı olsa da birlikte yaşamanın keyfini süreceğiz.

-Peki tüm bunları niçin yapacağız?

 -Bizim gidecek hiçbir ülkemiz yok…BİZLER İÇİN BİR TANE TÜRKİYE VAR…

Sağlam, dik duran, hakkını arayan bir nesle ihtiyacımız var. Deyim yerindeyse sağlıklı ailelere ihtiyacımız var. Anne babalar hızla değişen dünyanın olumsuz büyüsünden uzaklaşarak çocuklarına zaman ayırmalıdır. Anne babalar kendi sorumluluğunun bilincinde olan, vicdanlı çocuklar yetiştirmelidir. Aile içinde kendisine değer verildiğini hisseden çocuklar daha az yanlış yapar. Harcadığımız paralar bazen boşa gitse de biz anne babaların kendi çocuklarımıza gösterdiğimiz sevgi hiçbir zaman boşa gitmez.

Yeni yılda analar hep gülsün…

Çocuklar mutlu yaşasın…

Hepimiz bir olalım….

Ben umutluyum 2017’den…

 HOŞ GEL,  EMİ 2017!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık