• 01 Aralık 2020, Salı 8:34
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

YAZIK ETTİNİZ BİZE…

Virüsle mücadele ettiğimiz günlerde BİZİ BİZE BIRAKMAYIN demiştim.

Maalesef geldiğimiz noktada, haklılığımız ortaya çıktı.

Neler yazdı bu kalem neler… Ne olur rakamları gerçek anlamda açıklayın dedik.

Tutturdunuz bir VAKA sayısı, hasta sayısı. Efendim biz VAKA sayısını açıklamayacağız. Sadece hasta sayısını açıklayacağız dediniz. Onu da küçülttünüz.

Küçük ve gerçeği yansıtmayan rakamlar, halkı kurallara uymada vurdumduymaz hale getirdi.

Çarşıda ki bir cahile nasıl anlatacağım? Adam bizde 1500 İngiltere’de, Almanya’da 40-50 bin diyor. Biz çok iyiyiz diyor. Hasta, vaka ayrımı bizi bu noktaya getirdi.

Vaka sayısının açıklandığı ilk gün Avrupa birinciliğine, dünya dördüncülüğüne ulaştık.

Bizi bize bırakıp, adeta devlet olarak aradan çekildiniz.

Maske, mesafe, temizlik hem de lütfenli. Vatandaşlarımız bu kurallara uysun. Uymazsa! İşte bu noktada devlet çok az şey yaptı.

İl bazında ki rakamları bizlere açıklamadınız. Türkiye genelini açıkladınız hasta sayısı olarak. İllerde hasta sayısı artınca, yok yüzde kırk artmış, yok iki katına çıkmış. Bizi HİÇ BİLİNMEYENLİ bir denklemle karşı karşıya bıraktınız.

ŞİMDİ NE OLACAK?

Tavsiye ederim muhalif kanallarını da izleyin. Sabah saatleri Samatya Devlet Hastanesi önü (İstanbul). Genci yaşlısı TEST yaptırmak için sıraya girmişler. Bir kadın dikkatimi çekti. Komşumun yardımıyla geldim diyor. Tabii toplu ulaşımı kullanarak. Televizyoncu soruyor, Özel Hastaneler testi 250 liraya yapıyor orada yaptırsaydınız diyor. Kadıncağız “Durumum Yok” diyor.

İki genç var, abi ve kız kardeşi onlarda sıra bekliyor. Onlarda toplu ulaşımla gelmişler. Gerekli sağlık kuruluşlarına telefonla ulaşmışlar ama nafile. Sosyal mesafe de hak getire.

Vallahi yazık ettiniz bize. Özel hastanelerden test için 250 lira ile kurtulamıyorsunuz. Yanında garnitürleri de var. Ve yüklü hesap geliyor. Dostlarımızdan öğreniyoruz.

Salı günü yayınlanacak bu yazımı Pazartesi öğle yazıyorum. Bugün önemli. Zira Cumhurbaşkanımız, kabine toplantısı yapacak. Yani yasaklar gelecek, gelmeli. Rivayete göre, her gün akşam 20:00 ile ertesi gün 07:00 ye kadar yasak olacağı, Cumartesi Pazar tam gün kapanma.

Geç kaldık beyler! Çok geç kaldık.

Anlamadığımız bir şeyde Milli Eğitim. Bakanımız okulları açık tutmak için elinden geleni yapıyor. Acaba niye? Eh okullarda özelleşmiş. Veliler paralarını bir versinler hele.

Bir resim. Bir sınıfın resmi. Öğrenciler aralıklarla oturmuş hepsi maskeli, öğretmenler de maskeli. İşte biz bu güzel şartlarda eğitim yapıyoruz, merak etmeyin mesajı veriliyor.

Geçen yazım da bir nebze bahsetmiştim. O öğrenci okula gelirken asansörü kullanıyor, servis ya da toplu taşıma aracını kullanıyor. Okula sınıfa aynı kapıdan girip teneffüste arkadaşlarıyla şakalaşıyor. Sonra aynı şartlarda evine dönüyor.

Öğrenci ve öğretmenler de kovid vakaları başlıyor. Özellikle özel okullar durumların gizliyorlar. Ve vakalar yayılıyor.

Ama Milli Eğitim Bakanımız çıkıp, çocuğunu okula gönderen ailelerde, göndermeyenlere oranla vaka sayıları daha az diyor.

Heyhaaaat diyorum. Bu veri nasıl elde edilmiş. Bu noktaya gelişimizde okulların rolü büyük.

TOPLU ULAŞIMA ÇÖZÜM BULUNAMADI…

Evet maalesef belediyelerimiz bu konuda sınıfta kaldı. Bulaşın en fazla olduğu yerler maalesef toplu ulaşımlar. Bir kişi hasta ise o kalabalıkta maskeli de olsanız, bulaş neredeyse kaçınılmaz.

Minibüslerin de hiç farkı yok. Doldur yolcuyu. Yakalanmazsan çok iyi. Zaten telefonla dolmuş şoförlerini kontrol konusunda uyarıyorlar birbirlerini. Kontrol noktasına gelmeden kalabalık yolcular, paraları iade edilerek indirilebiliyor.

İl ve ilçeleri idare edenlerin sorumlulukları büyük, sorumluluklarını yerine getirmezlerse Veballeri büyük. Kendi inisiyatiflerini kullanmayıp veya kullanamayıp üst makamlardan gelecek talimatı beklemekle bu virüs önlenmez.

Bakıyorum reklam panolarına belediyelerimizin bol bol reklamları var yaptıkları ve yapacakları işlerle. Hiçbirinde virüsle mücadele yok.

Tabi il ve ilçelerde ki atanmışlar da kusura bakmasınlar bu mücadelenin ve vebalin içindeler.

Mesele hastalık ve can meselesi. Çok daha dikkatli ve gayretli olmalıyız.

DİYANET NE ALEMDE?

Virüsle mücadelenin en zayıf halkalarından biride Diyanet ve vakıflar…

Siz hiç reklam panolarında maske takmamak, sosyal mesafe ve temizliğe uymamak KUL HAKKINA girer, diye bir şey okudunuz mu? Okumadınız, okuyamazsınız. Ama Kurban Bağışı, Zekat ve Fitreye talipliklerini bu panoda, şehrin her yerine yapıştırılan ilanlarda görebilirsiniz.

Sadece cami hoparlöründen yayınla bu mücadele olmaz. Sadece camiye gelen cemaati uyarmakla görevinizi yapmış olmazsınız.

Camilerin temizliğini ve dezenfektasyonunu başka kurumlardan beklememeli kendiniz yapmalısınız.

Kış geldi. Cemaat artık dışarıda namaz kılamayacak halde. Ne düşünürsünüz? Bu konulara daha sonra teferruatlı değineceğim.

BİZ NASIL KENDİMİZİ KORUYALIM?

Bizi virüsten koruyacak kişilere virüs bulaşıyor. Cumhurbaşkanımızın etrafında ki kişiler, bakanlar, belediye başkanları, yardımcıları, bürokratlar, Genel müdürler, müdürler, Valiler, yardımcıları virüs kapıyorlar.

Bir tek sağlıkçıların virüs kapmasını anlarım. Ama diğerlerine yaklaşımımız farklı. Ümitsizliğe düşüyorum. Bizleri virüsten koruyacak ve bu konuda her türlü imkana sahip olan, tedbirleri alabilecek kişilere virüs bulaşması…

Rabbim bizleri bu virüsten korusun diyorum. Yazık oluyor bizlere. Basit bir tedbirsizlik, can kayıplarına sebep oluyor. Ülke olarak bu konuda birbirimize destek olmalıyız. Esen kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık