• 10 Eylül 2015, Perşembe 0:00
HasanMERT

Hasan MERT

HACC İÇİN YOLCULUK-2

İnsanı yaratan, insana bazı vazifeler (farz) yüklemiştir. Bunun idrakinde olan mükellef (dini vecibeleri yerine getirme gücü ) olan bu vazifeleri ne zaman nasıl yerine getireceğini ilmihâl bilgisi olarak öğrenmelidir.(İbadetleri noksansız doğru bir şekilde yerine getirecek bilgiye ilmihâl bilgisi adını veriyoruz.) Bunlardan birisi de Hacc ibadetidir.

 

            Hac, bir hasret yolculuğudur. Aşığın maşukuna kavuşması, canın cananına vuslatıdır. Hasret ! Ama neye hasret..! Yıllardır özlemi çekilen Kâbe ye kavuşma, Beytullah’ta Beyt’in sahibine vuslattır.Hasretin neye,ve kime olduğunu bir kez daha derin derin tefekkür etmeli... Hac, bir aşk yoludur.Hac,insanı ebedi âleme doğru çeken sırlı bir mıknatıs gibidir.

 

Hac, zaman tünelinde bir yolculuktur. Âdem atamızdan beri bütün semavi din mensuplarının atası olan İbrahim (a.s.) ve diğerlerinin hayat izlerini orada görüp onu hatırlamaktır. Hacc’ın yeri ‘Kâbe ve civarı, Arafat’ tır. Harem ve Hill bölgesidir. İlmihâllerde detay bilgi mevcuttur. Zamanı,  arabî aylardan  ‘’Zilhicce’’ ayıdır. Hacca giden, Hacc ve Umre ibadetini yerine getirir.Tavaf var Sa’y var.Terimler ve anlamlarına değinmeyeceğiz.

 

 İlk Mabed, Kâ’beye yolculuk. Mukaddes yolculuk. Ne kutlu bir yolculuk. Yeryüzünün ilk mabedi, Âdem (a.s.)’ın inşa ettiği, Meleklerin Arş’ı tavaf ettiği o mukaddes mekân. İlk Beytullah’ı tavaf için gidecek kişi Mikat mahallerinde ihrama girecektir. Tavaf; Meleklerin tesbihatıyla  hâllenmek.Ne güzel bir hâl. Sa’y; Safa ile Merve arasında Hacer’in İsmâil’ine su aradığı bir vadide koşturması, arayış… Arafat’ta vakfe. Ne kutlu bir duruş.Kıyamda vakfe duası.Ne mübarek bir hâl.Allah isteyene nasib etsin. Bir müslümanın hayatında en değerli an. Hacılık payesine eriştiği vakit. Şeytanın kıskandığı,en çok kızdığı vakit.

 

            Kutsal topraklarda hac farizasının yerine getirilişi, Hac İdare Merkezinin kontrolünde kafile başkanı ve din görevlilerinin rehberliğinde usulüne uygun olarak yapılmaktadır.

Hacc yolculuğunda hacı adayının mebrur bir hacc yapabilmesi; bilmesi gerekenleri bilmesi.yapması gerekenleri ihlâs ve takva ölçüleri içerisinde yerine getirmesi ölçüsünde olacaktır.

Haccın, Türkiye’nin dışında yapılacak olması, hacı adayının belli bir takım kurallara da uyum sağlamasını gerektirecektir.

 

Kafiledeki hacıların iki önemli hususu gerçekleştirmeleri, başarılı olmalarının sebebidir. Bunlardan birincisi iklim şartlarına uyum sağlamasıdır. İkincisi ise, hacıların;

- Kafile başkanı ve din görevlileri ile,

- Kafiledeki hacılarla,

- Diğer kafile görevli ve hacıları ile,

- Hac İdare Merkezi Başkanlığı ile,uyum sağlamasıdır.

 

Hacc’ın bir ibadet seyahati olduğunu akıldan çıkarılmamalıdır. Her türlü sözde ve işlerde sakin olmasını bilmeli,yani sevap kazanma yolunda kalp kırarak, başkalarını inciterek günah işlememelidir., Hac seyahatinde tanışma, yardımlaşma, mihnete ve meşakkâte alışma, sabır, gibi sosyal ve ahlâkı bir takım huyların ortaya çıkması vardır. Bunun için herkes geçimli olmalı ve arkadaşlarına kendisini sevdirmelidir. Vatan görevi olan asker arkadaşlığının unutulmadığı gibi hacı arkadaşlığının da unutulmayacak şekilde kıymetli bir arkadaşlık olması gerekir.

 

Hacı, bir grup ve kafile içinde olduğunu, Mekke'de, Medine’de, Arafat'ta, Müzdelife'de,Mina’da ve ziyaret yerlerinde kendisinden başka arkadaşlarının ve diğer ülkelerden gelen din kardeşlerinin de bulunduğu nu unutmayarak beşeri münasebetlerinde, adaba ve görgü kurallarına riayet edilmesi gerekir.

 

Her namaz vaktinde bir milyona yakın insanın toplandığı Harameyn’de çok dikkatli olmak gerekiyor. Bu kadar sayıda insanın Harameyn'e gelirken-giderken, tavaf ve say yaparken, ziyaret yaparken kalabalığın yürüyüş seyrine bakmak ve ona göre davranmak lazımdır Böyle Tavaf ve Sa'y yaparken, Medine'de ziyaret yaparken telâşlı hareketlerden kaçınmalıdır.

 

Kişinin kendisi telâşlı olmadığı gibi, başkalarını da telâşlandıracak hareketlerden sakınmalıdır. Bu esnada kimseye eziyet etmemeye dikkat etmeli, insanları incitecek hâllerden uzak kalmalı, kul hakkına tecavüz etmemelidir.

 

Medine-i Münevvere’de Hz.Muhammed (s.a.v.)’i ziyaret edip,salavâtları arzetmek ne büyük şeref. Kendisine emanet edilen selâmları iletmek ne büyük bahtiyarlık.Ravza’da namaz kılıp o bahtiyarların arasına karışmak bambaşka bir duygu.

 Cennetü’l Bâki, Uhud, Yedi mescitler, Kuba mescidi vs. ziyaretleri…

Allah herkese böyle bir bahtiyarlığı nasip etsin.Amin.

                                                                                                                              


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

BİYOGRAFİLER

tümü
yukarı çık