• 28 Ekim 2020, Çarşamba 8:58
Ali RızaTABAN

Ali Rıza TABAN

AYLAR SONRA HASAN ANGI

Geçen hafta galiba bugün olmalı. (Çarşamba)

Ak Parti İl Başkanı Hasan Angı’nın video konferans yöntemiyle yaptığı basın toplantısına katıldım.

Başkanı aylardır göremiyorduk.

Muhtemelen kendisini gören yüksek şans sahibi kimseler  olmalıydı ama biz görmemiştik.

Kendisi uzun bir süre basın toplantısı yapmadı.

Yazılı ya da sözlü açıklaması da olmadı.

Belediyelerin etkinliklerinde de göremedik.

Gerçi kısa bir süre karantina dönemi oldu. O ara mesajla ‘geçmiş olsun’ dileklerimi ilettim.

Aynı süreçte annesini kaybetti. Kendisini aradım başsağlığı  dileklerimi ilettim.

Aylar sonra video konferans yöntemiyle basın toplantısı yapacağını öğrenince doğrusunu isterseniz 40 yıllık tanıdığı olarak sevindim ve heyecanlandım.

Bıraktığı yerden siyasetteki önemli görevine “Merhaba arkadaşlar.Nerede kalmıştık?” diyeceğini falan düşündüm.

Dedim ki : Haa.. Şöyle Hasan bey sonunda çıkıyor meydana..

Kendisinin yokluğunda meydanı boş bulan ve çeşitli konular üzerine değerlendirme ve eleştirilen   yapan rakip partilerin il başkanlarına tutarlı ve inandırıcı cevaplar verecek.

Sonra sürprizleri patlatacak ve insanların bilgi açlığına son verecek.

 Mesela, yeni sözler söyleyecek geçmişin yanlışlarına takılmadan. Çünkü dünü konuşmanın fazla anlamı kalmadı artık. Her gün  temcit pilavı pişirmeye ne gerek var? Vallahi bu pilavdan “gına” geldi insanlar.

Dolu dolu geçen son 18 yılı anlatmak daha kıymetli olmaz mı?

Geleceğe her açıdan bakmak daha cazip değil mi? İnanın geçmiş insanları ilgilendirmiyor artık. İnsanlar bugüne yani yaşadığı ana ve geleceğe bakıyor..

Gelecekte ne, nasıl olacak?

Gelecekte çocuklarımızı nasıl bir Türkiye bekliyor?

Anlatmak ve bilmek lazım bunları..

Bilinsin ki umutsuzluk zincirleri kırılsın.

Türkiye mutlu küçük azınlıkların ve grupların ülkesi olmasın.

Gelecekte hayatın her alanında refah içinde eşit, adil ve gelişmiş bir Türkiye’nin olacağına dair çocukların, gençlerin umutları filizlensin.Bence bunları anlatmanın vakti çoktan geldi ve hatta geçmek üzere..

 “Altta kalanın canının ezildiği”ne inanan büyük bir kitle oluşmaya başladı. Bu büyük tehlikeyi bir şekilde bertaraf etmemiz gerekiyor.. Demem o ki, dünü çöplüğe atmak lazım gari.

Yeni ve farklı sözlerle umut ışıklarını yakmak lazım bu ülkede..Lakin günlük siyasetin bataklığından çıkamıyoruz.

Ak Parti il başkanı Hasan Angı’nın basın toplantısına bakalım.

Heyhat!

Değişen yani yeni bir şey yok.

Bir süre ortalıkta görünmeyen başkan konuşurken kendisini ağzımız açık bir vaziyette hayranlıkla dinleyeceğimizi umut etmiştim şahsen.

Bugüne kadar kaç kere söylenen sözleri tekrar etmeyeceğini falan düşünmüştüm.

Neticede konuşan bu ülkede devrim niteliğinde icraatlar yapan büyük bir partinin il başkanı..

Sonra her gün bir yenisiyle karşılaşılan sorunlar sarmalı var bu ülkede.

Mesela, pahalılık, işsizlik, enflasyon,sağlık,eğitim, güvenlik,yatırım, büyüme gibi.

Türkiye büyük ve dinamik bir ülke. Olacak böyle sorunlar. Dünyada hangi ülke benzer sorunlar yaşamıyor ki? Dolayısıyla sorunların olması değil olmaması anormal.Lakin üstüne üstüne giderek çözmek lazım sorunları gene de.

Hasan bey yaptığı iki dönem mililetvekilliğinden sonra, partisinin il başkanı oldu. STK’lar da uzun yıllar başarılı hizmetler yaptı. Dolayısıyla  bu şehirde ve bu ülkede yaşanan her türlü sorun ve sorunların reçetesini  bilir.. Gelvelakin suskun.. Öneriler yapmıyor ve konuşmuyor..

Neden acaba?

Sahi neden fikir beyan edemiyorsun başkan?

Senin tecrübene sahip bir insanın suskunluk ve “Suya sabuna dokunmamak” siyasi tarzı olmamalı.

Yineleyelim..

Siyasi tecrübe ve donanım sende.

İktidarın imkanları elinin altında.

Kullan kullanabildiğin kadar. Elini tutan mı var?

Hasan bey sen konumun ve kişisel özelliklerinle bu şehirde  bir numaralı il başkanı olabilirsin.

Lakin, lakin bizlerin ve kamuoyunun bilmediği bir çekingenlik ve suslukluk var sende.

Geçen yıl belediye başkan adayları belirlenirken ağzını açamadın ve sessizliğe gömüldün.

Belediye bürokrasisi aşağıdan yukarıya kadar yenilenirken ortadan kayboldun.

İlçe  kongreleri yapılırken de sesini  çıkarttığını duymadık. “Şöyle olsun.. Şu olsun.. Böyle  olsun..” demek bir yana, “Şöyle olursa, böyle olursa” dediğine şahitlik edeni de görmedik.

Şehrin üst düzey bürokrasisi yenilenirken, üniversitelerde rektör atamaları yapılırken de yoktun. “Vallahi hacı abi bu işleri yukarısı bilir..” dedin.. İyi de bu şehirde iktidar partisini sen temsil ediyorsun.

Başkan sahi ne oldu sana?

Siyasette geçmişteki savaşan Hasan Angı’yı göremiyor insanlar.

İşin doğrusu biz o Hasan Angı’yı çok sevmiştik..

Kamuoyu ve etkili çevreler başkanın tecrübesinin ve adının hakkını veremediğini ne yazık ki düşünüyor artık.

Başkanın geçen hafta video konferans yöntemiyle yaptığı basın toplantısını bilgisayarın başında pür dikkat izledim..Onun bize olduğunu hiç bir zaman göremedik ama bizim kendisine şahsen zaafımız var.Hizmet etmesini ve başarılı olmasını da istedik, isteriz.. Bu anlayıştan hareketle kendisi hakkında çok sayıda olumlu düşünceler içeren yazılar yazdık. Yazdık da bir teşekkür bile görmedik..

Neyse bu onun bileceği iş..

Bize gelince.. Şayet başkanın hizmet anlamında marifetleri  olursa biz bu köşede şehir ve ülkemiz adına kendisine  iltifat etmeye devam edeceğiz.

Hasan Angı beyin sözünü ettiğimiz bahse konu basın toplantısına dönecek olursak..

Bu bizim meslek hayatımızda gördüğümüz en kısa basın toplantısıydı..

Tam 10 dakika sürdü.

Yani koskoca iktidar partisinin il başkanı  yapılanları ve yapılacakları 10 dakikada anlattı..

Sonra bizim arkadaşların sorularını cevaplandırdı..

Başkan konuşurken  bende bir yerlerde “Metal” arayışına girdim. Siz anladınız ne demek istediğimi..Ama konduramadım her şeye rağmen kendisine.

En iyisi Hasan başkanın söylemediklerine değil, söylediklerine bakalım..

Vali beye teşekkür etti,

Belediye başkanlarına teşekkür etti,

Pandemi ile en ön saflarda mücadele eden doktorlara teşekkür etti,

Sağlık çalışanlarına teşekkür etti,

Şehirde kurumların özverili çalıştığını söyledi,

Konya’da partisinin her zaman en yüksek oyu aldığını söyledi,

Yeni kurulan partilerin değer bulmadığını ve Abdüllatif Şener, İdris Naim Şahin örneğini hatırlattı,

İl Kongresi takviminin netleşmediğini, ilçe kongrelerinin ise tamamlandığını söyledi,

Bol bol geçmiş iktidarlar döneminde yaşanan olumsuzlukları hatırlattı,

“Bizde görev istenmez, verilir. İl kongresinde adayım. Devam etmeyi  düşünüyorum” dedi..

Ne diyelim?

Demek ki böyleymiş.

Hepsi  bu kadarmış..

Bizden bir kaç  dost sözü..Hasan başkan ne olur elini taşın altına koy..

Ne olur adının ve sahip olduğun tecrübenin hakkını ver..

İnsanların haklı talepleri karşısında elindeki topu alıp sahanın dışına atma.

Kendine “Hasan bey iş yapmaz” dedirtme.

Kendine “Onun iş yapacağı insanlar belli” dedirtme..

Kendini hissettir ve şehre  ağırlığını koy.

İçindeki sevgiyi herkese göster.

Yalnız yakın dostların değil herkes sana inansın ve güvensin.

Herkese de yakın ol.

Bunları hatırlatmak haddimiz mi, değil... Ama gördüklerimizi ve bu şehirde konuşulanları yazmak bizim işimiz.

Ne yapalım?

İşimizi yapıyoruz .


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık