• 28 Temmuz 2017, Cuma 8:20
MustafaŞEN

Mustafa ŞEN

TEBLİĞİN ÖNEMİ

Bugün siz kıymetli okurlarımızla tebliğin önemi ile ilgili bildiklerimizi, okuduklarımızı paylaşacağım.

Allah kendi zatmdaki bu keyfiyeti kendini tanıyan, kendine iman eden, kendine ram olmuş olan insanlara da sirayet ettirmiş, onlara bu vasfını inikas ettirmekle adeta inayet etmiştir. İnsanlara insanlardan seçtiği peygamberler yollamış, "Ey rasül!, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun"(9) buyurmuş, başka bir ayette, "Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et"(10) buyurarak peygambere tebliği emrettiği gibi, " Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü men eden bir topluluk bulunsun"(ll) ayetiyle, müminlere de tebliği emretmiş, "Siz insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder kötülükten meneder ve Allah'a inanırsınız"(12) buyurarak tebliğ konusunda müminleri teşvik etmiştir. Peygamber efendimiz de bazı hadislerinde, ashabına toplumu uyarmanın önemini vurgulamıştır. Örnek olması açısından ikisini arz ederek iktifa edelim. "İsrailoğulları bir kısım günahlar işlemeye başlayınca alimleri onları bu işlerden men ettiler. Ancak onlar dinlemediler. Zamanla alimler de onlarla oturmaya, dayanışmaya ve beraber içmeye başladılar. Allah da bunun üzerine berikinin dalaletini öbürüne katarak,

biriyle diğerinin küfrünü artırdı..........

 Nefsim kudret elinde olan Zat'a yemin ederim, onları hak adına kötülükten men etmezseniz, siz de rızaya eremezsiniz"(13). "Nefsimi kudret elinde tutan Zat'a kasem olsun, ya marufu emreder, ve münkerden yasaklarsınız veya Allah'ın katından umumi bir bela göndermesi yakındır. O zaman yalvar yakar olursunuz da duanız kabul edilmez."(14)

Allah'a kurbiyyet kazanmakla Allah'taki esmaya ayna olan bir mümin de, Allah'ın insanları tebliğ ettiği gibi, peygamberin insanları tebliğ ettiği gibi insanları tebliğ etmektedir. Tebliğcinin konumu zaten bu olmalıdır. Allah'ın iradesine muvafık bir irade, peygamberin duygusuna paralel bir duygu taşımalıdır. Bu noktada tebliğci, seviye itibariyle değil ( zaten aynı seviyeyi tutturmak eşyanın tabiatına aykırıdır), fakat kategorik olarak, Allah ve peygamberle aynı konumda olmalıdır. Bunu dışında bir konum, bunun dışında bir amaç ( şöhret, para, nefsi tatmin, makam) tebliğcinin çalışmasını akim bırakacaktır.

Haftaya Perşembe günü görüşmek ümüdiyle  Allah’a emanet olunuz.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık