• 01 Eylül 2015, Salı 0:00
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

KADROLARINIZI YENİLEYİN!

1 Kasım 2015 seçimlerinde özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi için haddimize düşmez ama, 7 Haziran 2015 seçimindeki vekil kadrosunu da yenilemesini öneririz. Nedenlerini açıklayacağım. Ancak üç döneme takılanların 1 Kasım 2015 için yeniden iştahlarının kabardığını görüyorum. Buna hemen değineyim. Sayın Bülent ARINÇ, Sayın Cemil ÇİÇEK, Sayın M.Ali ŞAHİN eğer aday olurlarsa partiye oy kaybettireceğini düşünüyorum. Sayın ARINÇ yaşlılığın verdiği rahatlıkla, dili ile çok sıkıntı yaratıyor ve tepki çekiyor. Sayın Cemil ÇİÇEK Meclis Başkanlığı döneminde Milletin değil, Milletvekillerinin başkanlığını yapmıştır. Emekli milletvekillerine yaptığı maaş artışını, ‘onların İTİBARI var’ demesi düşük maaş alanları itibarsızlaştırma görüntüsü çizmiştir. Bir emekli vekilin 12 bin lira civarında emekli aylığı aldığı söyleniyor. Doğruysa yazık benim vatandaşıma. Aynıca Sayın ÇİÇEK’in fiyasko dolu yeni Anayasa çalışmalarını da takip edenlerdenim. Sayın M.Ali ŞAHİN’in hapisteki milletvekillerinin, Anayasayı hülle yoluyla delip, nasıl çıkarılacağını anlatması hala kulaklarımızda. Hapiste olup, yemin etmemiş vekillere yani hiçbir hizmet vermeyen vekillere özlük haklarının verilmesi maaşlarının bağlanması bana göre Anayasal suçtur. Ama bunları sağolsun bu vekiller gerçekleştirdi. Şahsi fikrim bu üç vekile de Sayın ARINÇ, Sayın Cemil ÇİÇEK ve Sayın M. Ali ŞAHİN’e ben oy vermem. Ama Burhan KUZU’ya, Sayın Ali BABACAN’a ve benzerlerine seve seve oy verilir.

Gelelim asıl konuya. 7 Haziran 2015 seçimlerindeki vekil kadrosunu da değiştirin diyorum. Hatırla, gönülle vekillik yapılmaz. Bakın Konya’dan örnek vereyim. Önce hanımefendi vekillerden başlayalım. Sırf bayan vekilde olsun diye vekil yapılmaz. Doğal olarak Siyasetin ‘S’si ile uğraşmamış, ilgi alanı olmamış bu vekillerin vereceği pek bir ürün olmaz. Dikkatimi çekti; Konya’daki iki başörtülü vekil seçilince ilk açıklamaları ve bildikleri ‘Başörtüsü’ meselesine değindiler. Halbuki başörtüsü meselesi bu ülke için kapanmıştı. Bu ülke, bu şehir onlardan yapacakları, önerecekleri projeleri beklerdi. Toplum başörtüsü konusunda yeteri kadar gerilmiştir. Şükürler olsun verilen mücadele başarı ile sonuçlandı. Bundan sonra başörtüsünü gündeme getirmek bundan medet ummaya benzer. Konya’da bir Mehmet BABAOĞLU’nu, bir Mustafa BALOĞLU’nu ve Uğur KALELİ’yi mutlaka görmek isteriz. Bize hizmet üretecek kendini bu işe adamış vekiller lazım. Lütfen kimse alınmasın ama biz HIZLI TRENLE Ankara-Konya hattında mekik dokuyup, üretken olmayan, Konya’nın sorunlarıyla ilgilenmeyen, Konya’yı ve Konyalıyı bilmeyen vekil hele devşirme vekil hiç istemeyiz. Bu söylediklerim sadece Konya için değil tüm illerimiz için geçerlidir.

Toplumla sürekli iç içe olduğum ve her partiden arkadaşlarım dostlarım olduğunu düşünürsem bazı arkadaşların tepkisini çekebilirim ama bu seçimde ADALET VE KALKINMA PARTİSİ tek başına iktidar olmalıdır, mecburdur. Devletim ve milletim için bu zaruridir. Çok zor siyasi bir dönemeçten geçtiğimizi düşünürsek, Adalet ve Kalkınma Partisinden vekil seçiminde çok hassas davranmasını istemek en doğal hakkımızdır. Terörle çok etkin bir mücadele bizi beklemektedir. Yüce devletim meclisi ile güçlü olmak zorundadır. Ülkenin bölünmez bütünlüğü için TEHCİR dahil gündeme gelebilmelidir. Ülkenin bölünmesini isteyenler vatandaşlıktan çıkarılmalı ve sınır dışı edilmeli ve bu topraklara bir daha ayak basmamalıdır. Çok önemli kararlar alabilecek, yüreği güçlü, Allah korkusu yaşayan vekillere ihtiyacımız var. İşte bu dönemde bir Konyalı olarak Başbakanımız Ahmet DAVUTOĞLU’na büyük destek vermeliyiz. Bazı arkadaşlarımın; ‘Belediye hizmet ve uçuk projelerine tepki olarak bir daha bu partiye oy vermem’ dediklerini hatırladım ama onlara da bu seçimin bir YEREL değil GENEL seçim olduğunu hatırlatırım. Bize METRO sözünü Başbakanımız vermiştir. İnşallah bize TELEFERİK, HAVARAY gibi müjdeleri de Başbakanımızdan alırız.

Beni tanıyanlar bu yazım karşısında hayrete düşebilirler: ‘Nasıl bu kadar AKP lehine yazı yazabiliyorsun’ diyebilirler. Devletim, Milletim, Bayrağım, inancım için yapamayacağım şey yoktur. Kuru kuru düşmanlık yapanlar gelin bu sevdadan vazgeçin. Benim ülkemin güçlü bir HÜKÜMETE ihtiyacı var. Buna en yakın parti AKP’dir. Biz koalisyonları yaşadık biliriz. Kimse bana koalisyon nimetinden bahsetmesin. AKP’ye düşende kadrolarını çok güçlendirmeleri hatır gönülden uzak durmalıdır. İl ve İlçe yönetimleri içinde bu geçerlidir. Asalak tiplerin partiyle alakaları kesilmelidir. Arkadaşları tarafından sevilmeyenlerde yönetimlerden uzaklaştırılmalıdır.

Peki AKP için bunları söyledik. CHP ve MHP için bir şey söylemeyecek miyim? Her iki muhalefet partisinin de Genel Başkan ve Siyasi görüş sorunu var. Geçtiğimiz yıllarda söylemiştim. CHP ve MHP için: ‘Kendinize LİDER bulun’ diye. Parti başkanlarıyla ve bu siyesi düşünce ile bu iş olmaz. Kimse bana şu andaki CHP’nin Atatürk’ün partisi olduğunu iddia etmesin. Yine aynı şekilde şu andaki MHP’nin de Alparslan TÜRKEŞ’in partisi olduğunu söylemesin.

1 Kasım 2015 seçimlerinin ülkemiz için hayırlar getirmesini dileyip DUA edelim.

Esenkalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık