);*} DEMOKRASİ NÖBETLERİ SONA ERDİ?
  • 12 Ağustos 2016, Cuma 8:39
MuharremBalatekin

Muharrem Balatekin

DEMOKRASİ NÖBETLERİ SONA ERDİ?

15 Temmuz’dan bu tarafa devam eden demokrasi nöbetleri, 27’nci gün sonunda sona erdi…

15 Temmuz gecesi nöbet tutanlardan şu ana kadar 240 şehit, 2400 civarında gazimiz var.

Bir LİDER ve bir MİLLET gördük. O lider, Recep Tayyip ERDOĞAN, o millet ise Şanlı Türk halkıdır…

CHP ve MHP’ye LİDER bulun dediğimde eleştirildim. Yine iddia ediyorum, hem KILIÇDAROĞLU hem de BAHÇELİ Parti Genel Başkanıdır. Lider değildir. Bakmayın siz TRT’nin ve diğer TV’lerin liderler toplanıyor dediğine. Doğru yanıt LİDER (Recep Tayyip ERDOĞAN), Parti Genel Başkanlarını topluyor denmeliydi.

Konya’da DEMOKRASİ NÖBETLERİ görevi Büyükşehir ve üç merkez ilçe belediyelerine verildi. Tabii organizasyon olarak.

Konya nöbetin ilk günlerinde çok gürültülüydü. Olayın farkında olmayan yaratıklar vardı. TIRLAR, KAMYONLAR, ÇEKİCİLER küçük araçlarla birlikte sokaklarda gürültü çıkardılar. İnsanları inanılmaz rahatsız eden bu gürültülerin mazeretleri de hazırdı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) savaşlarda düşmanı sindirmek için develerin gürültü çıkarmasını, sesleri ile düşmanı rahatsız etmesini istemiş. Bu araç kornaları da onun içinmiş… Ama düşman yok, dostlar rahatsız oluyor.

Şehidimi, gazimi düşünmeden, teybin sesini sonuna kadar açıp, bön bön sağa sola bakanların da demokrasi nöbetlerine bu açıdan katkısı olmuştur.

Demokrasi nöbetleri ilerleyen günlerde kalite olarak düşük gözüktü. Konya’da Mevlana meydanında kimler konuşmadı ki… Ak Parti’den vekil aday adayı olup, seçilemeyenlerde kendilerine yer buldu. Televizyon spikerlerinden, habercisinden tutunda eline kağıt alıp okumaya çalışan hastane ortaklığı olan doktor ve babası vekil olup kendisi olamayan hocamızda meydanlardaydı… İsmini cismini bilmediğimiz bir sürü insan, Ak Parti il, ilçe yönetimleri endam eylediler.

Bu demokrasi mitinglerini kimileri kendileri için fırsata çevirmeye çalıştılar. PKK’lılar hariç bütün insanların, bütün halkın demokrasi ve cumhuriyeti korumak için meydanlarda olduğu bazen unutuldu. Bazen siyasi pis koku ağır bastı.

En çok yorulanlar ise şüphesiz başta Valimiz olmak üzere belediye başkanlarımızdı…

Bu arada o günlerce ULAŞIMIN bedava olmasını anlamadım ve bir türlü hazmedemedim. Efendim mitingler akşam saatlerinde olduğuna göre 20.00-06.00 arası ücretsiz olur anlarım ama bütün ulaşımın ücretsiz olmasını anlamak mümkün değil. Neyse İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş 20.00-06.00 arası bedava şekline dönünce bizimkiler de buna uydu. Ulaşımın bedavası inşallah KOSKİ’nin su zammı ile ödeştirilmez.

Sonuç: Bir millet uyandı. Fetullah Gülen’in bir ajan, hain ve terörist olduğu ortaya çıktı. ABD ve AB ülkelerine hizmet eden bu hainin peşinden gidenlerde bir o kadar hainlerdi. Bu örgüt kanımıza, iliklerimize girmişti de haberimiz olmamıştı. Dini bir yapı ve hizmet harekatı gibi görünen bu TERÖR örgütünün sonunda farkına vardık.

Akıllanmadık! Demokrasi nöbetlerinde, FETÖ düşmanı olan Cemaat ve Tarikatlarda meydanlardaydı. En büyük rakipleri FETÖ yoktu artık. Garip kıyafetleriyle meydanlara inan bu cemaat ve tarikatları da 40-50 yıl besleyip, demokrasi ve cumhuriyeti uçurmasını bekleyeceğiz herhalde! Efendim “Onlar” devlet yanlısı imiş falan, filan… Geçin bu ayakları. Halkı kutuplaştıran cemaat ve tarikat oluşumlarından süratle vazgeçilmeli. Yapılacak her şeyi DEVLET yapmalıdır. Yapamıyorsa ACİZ DEVLETTİR… Tekrar ediyorum. Cemaat ve tarikatların ağırlık olduğu ülkede, ne adaletten, ne haktan ne de birlik ve beraberlikten bahsedilebilir.

Ey 240 şehidim. Siz gerçek kahramanlarsınız. Ey 2400 gazim sizler sayesinde bu ülke ayakta kaldı. Rabbim sizlerden razı olsun. Biz milletçe minnet borçluyuz. Dedim ya siz gerçek kahramanlarsınız. Sizlerin kahramanlığından istifade edip, kahraman görüntüsü vermeye çalışan, menfaatlerini ortaya koyan, sahte kahramanları da iyi biliriz. Yaşasın Demokrasi, yaşasın Özgürlük, yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın benim yüce milletim ve devletim.

CUMHURBAŞKANIM ASKERİ LİSELER KONUSUNDA SİZE KATILMIYORUM.

Kuleli Askeri Lisesi mezunuyum (1971-1974). İnanılmaz güzellikler yaşadım. Ortaokulu bitirip, çocuk denilecek yaşta (15 yaşında) Askeri liseye girdim. Yoğun milli duyguyu, vatan millet sevgisini, uğuruna ölmesi gereken değerleri orada öğrendim. 19 Mayıs törenlerinde o zamanki adı Mithat Paşa olan stada çıktığımızda dolu tribünler önünde yaptığımız sportif ve askeri gösterileri unutamam. Çok şey anlatırım ama gerek yok. Ben askeri liseyi bizzat yaşayanlardanım. Harp okulu bize askeri lisenin devamı olarak gözüktü. Biz ruhumuzu askeri liseden, yoğun harp eğitimimizi harp okulundan aldık.

Askeri liseyi göstererek darbeciler buradan çıktı derseniz, bunların hepsi harp okullarına gittiler. O zaman oraları da kapatın. Unutulmamalı, ağaç yaş iken eğilir… Askeri liseler mutlaka faaliyetine devam etmeliler. Geçici süre ara verilebilir ama kapatılamaz.

Bakın bir örnekte İmam-Hatiplerden vereyim. İmam-Hatiplerin ortaokulları kapatılmıştı. Neden yeniden açtınız. Kapatmanın dini eğitim açısından ne denli yanlış olduğunu anladık. Aynı şey askeri liseler içinde geçerlidir. Yapmayın etmeyin yanlışa düşmeyin.

Sayın Cumhurbaşkanım Bankalara da safınızı belirleyin diyorsunuz. Haklısınız. Ama devlet olarak bu bankalara haddini hiç bildiremedik. Haberimiz yokken hesabımızdan kesilen ‘İşlem ücreti’ yıllık kredi aidatları olduğu sürece bu bankalara hiç bir şey olmaz. Banka bir Ağustos itibariyle YILLIK ÜYELİK bedeli altında benden 82,50 lira alıyor. Kredi kartı aidatı olmuş ‘Üyelik Bedeli’ bunlar gelirlerini hizmetten değil, vatandaşın direk cebinden yapıyorlar.

Cumhurbaşkanım! FETÖ’cü devlet memurlarının sayıları nereye varırsa varsın işlerine son verileceğini söylüyorsunuz. Yürekten katılıyorum. Haksız yere mevki makam elde edenler, ızdırap çektirdikleri işsiz gençlerimizi anlamalılar. Hakları yenilen gençlerimiz yaşları ne olursa olsun onların görevlerine getirilmeli ve adalet tecelli etmelidir.

KONYA’DA KAFE AÇILIŞI

Kendimizi mevcut ağır konulardan biraz uzaklaştıralım. Geçtiğimiz günlerde Arapoğlu makası mevkiinde restore edilen bir binada KAFE açıyor. Kafe dualarla, Kur’an tilavetiyle açılıyor. Açılışta gözüme çarpanlar Konya Ticaret Odası Başkanımız Selçuk Öztürk ve Bayan vekilimiz Leyla Şahin…

Nereyi nasıl açacağımız konusunda yanlış yapıyoruz galiba. KAFE nasıl bir yerdir. İnsanlara ne verir veya ne götürür. Bunları hesap etmek lazım. Her yeri Kur’an tilaveti ile açmamak lazım. Ya da bana öyle geliyor.

İmtihan sonuçları açıklandı… 27 gece devam eden Demokrasi Sınavını Türk milleti başarı ile verdi Umalım ki bu sınavı bir daha yaşamayalım. Bu konuda son sınav olsun.

NOT: 9 Ağustos Salı günkü ‘Konya Yoruldu’ başlıklı yazım sanırım bazı kimselerce yanlış anlaşıldı veya biz yanlış ifadeler kullandık. Öncelikle şunun bilinmesini isterim. Ben Konya’nın yerlisiyim ve Konya sevdalısıyım. Bir tek Allah korkum var. Ancak aksayan hususların giderilmesi, Konya’nın daha güzelleşmesi bizim tek dileğimiz. Önüne geçemediğimiz bir gürültü kirliliği var. Defalarca müracaatımız oldu. Bu konuda haddimizi aşmışta olabiliriz. Ama Konya benim her şeyim. Bunun bilinmesini ve yazdıklarımın buna göre değerlendirilmesini isterim.

Trafiği katleden, kul hakkına giren, yanlış uygulamaları yapanları, saatlerce trafiği kilitleyen trafik canavarlarını yazmayalım mı?

Yazılarımın yanlış yerlere çekilmeye çalışıldığını görmekteyim. Amacım kimseye hakaret etmek ve yargılamak değildir. Aksayan hususları yazmaya devam edeceğiz. Sevdamız Konya olunca kalemimiz bazen sivri oluyor. Sürçü-kalem ettikse affola. Okuyucularımın böyle bilmesini isterim. Allah’a emanet olun. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık